Patnos L Tipi Cezaevi’nde kalan tutsaklar, 12 kişilik özel bir ekibin, cezaevi girişinde çıplak arama, darp ve işkence için görevlendirildiğini duyurdu.
Patnos L Tipi Cezaevi’nde kalan tutsaklar, maruz kaldıkları hak ihlalleri aktararak, can güvenliklerinin olmadığını söyledi.
Tutsaklar, yaşadıklarını bir mektupla paylaştı. kendilerine saldırtmak için Patnos’ta özel bir ekibin görevlendirildiğini belirten tutsaklar, şunları söyledi: “Babası özel harekatçı olan Ünal Gündoğdu isimli gardiyan; özellikle siyasi tutsakların bulunduğu bloklarda görevlendirilen gardiyan kapı mazgallarını açarak; siyasi kimliğimize, halkımızın değerlerine saldırıp tehdit, küfür ve hakaretlerde bulunarak provokasyon çıkarmanın peşindedir. Yine bunun gibi pratikleri sergileyen soy ismini öğrenemediğimiz Ercan isimli gardiyan da aynı amaçla provokasyon çıkarmanın peşindedir.
Yine bu iki provokatörün de içinde yer aldığı 12 kişilik bir ekip gerek aramalarda ve koridorlardaki provokatif tutumları gerekse de cezaevi girişinde çıplak arama, darp ve işkence için oluşturulan bir ekiptir. İçerisinde bu 2 kişinin de yer aldığı bu işkenceci ekibin duyurulmasını ve tutsakların can güvenliğinin bulunmadığını kamuoyuna duyurulmasını istiyoruz.”
Köpeklerle baskın yapılıyor
Asker ve gardiyanların 2 Ekim akşamı arama adı altında odalarına köpekleriyle baskın yaptığını belirten tutsaklar, “Köpekleri, odanın her yerinde ve yatakların üzerinde gezdirerek tüm eşyalarımızı dağıttılar. Yaptıkları gece baskınının nedenini sorduğumuzda, “genel talimattır” diyerek geçiştirdiler” dedi.
AĞRI
Tutuklu gazetecinin mektubuna el konuldu
Gazeteci İdris Sayılğan’ın tutuklu bulunduğu Trabzon E Tipi Cezaevi’ndeki hak ihlallerine dair yazdığı mektuba, cezaevi yönetimi tarafından “Sakıncalı” bulunarak el konuldu.
İki yıldır tutuklu olan gazeteci İdris Sayılğan, her gün yeni ihlallerle karşı karşıya kaldıklarını telefon görüşmesinde ailesine anlattı. Gazeteci Sayılğan, “Gazeteci olduğum için ve cezaevindeki hak ihlallerine dikkat çekmek için bir mektup kaleme aldım. Mektubun içeriğinde ise haber diliyle yazılmış cezaevi sorunlarıydı. Cezaevi Mektup Okuma Komisyonu, mektubumu okuduktan sonra ‘Sakıncalı’ olarak kabul etti ve mektubun basına ulaşmasına engel oldu” dedi.
OHAL uygulamalarıyla tutuklu ve hükümlülerin ellerinden alınan haklarının geri verilmediği ve üstüne OHAL sürecinde olan haklarının şu an ellerinden alınmak istendiğini ifade eden Sayılğan, şunları söyledi: “OHAL’den sonra bir şey değişmedi. Sosyal haklarımızın hiçbiri geri verilmedi. Aylardır devam eden haftada bir olan spor hakkımız şu an ayda bir kez veriliyor. Hobi faaliyetleri şu an tamamen yasaklanmış durumda. İstediğimiz gazeteler verilmiyor. Dergi ve kitaplarımıza sınırlama getiriliyor. Revir dilekçelerimiz ya işleme konulmuyor ya da çok geç revire çıkartılıyoruz.”
TRABZON
Kanalizasyon suyu içiriliyor
Van’da bulunan siyasi tutsaklara verilen içme suyuna kanalizasyon suyunun karışması nedeniyle birçok hastalık ortaya çıktı.
Van’daki cezaevlerinde hemen hemen her gün tutsaklar işkenceye uğruyor, darp ediliyor. Tutsakların aileleriyle açık, kapalı ve telefon görüşü engelleniyor. Yüzlerce tutsak tek kişilik hücrelerde tutularak tecrit koşullarına maruz kalıyor.
Van F-Tipi, T-Tipi, Özel Güvenlik ve diğer cezaevlerinde kalan yüzlerce tutsakta, ayladır içtikleri kirli su nedeniyle hastalıklar ortaya çıktı. Tutsaklarda deri dökülmesi, karın ağrısı, ishal, baş dönmesi, bulantı gibi belirtiler baş gösterdi. Hastalıklara rağmen cezaevi yönetimi tutsakları hastaneye göndermiyor.
Aileleri aracılığıyla haber gönderen tutsaklar, Van’daki cezaevlerinde koşulların gün gittikçe ağırlaştığını söyledi. Tutsak aileleri, ANF’ye şunları aktardı: “Çocuklarımızla cezaevlerinde yaptığımız görüşmede cezaevi yönetiminin kendilerine, kanalizasyon suyu içirdiğini söyledi. Tutsakları revire ve hastaneye bile kaldırmamışlar. Hala yüzlerce tutsak kirli su nedeniyle hasta durumda.”
Tutsaklar açlık grevinde
Tarsus Cezaevin’de kalan Cengiz Temel’in amcası Davut Temel, yeğeninin cezaevi hakkında aktardıklarını paylaştı. Yeğeni ile en son 2 Ekim’de açık görüş yaptığını söyleyen amca Temel, yeğeninin kendisine psikolojik ve fiziki şiddete maruz kaldıklarını söylediğini aktardı.
Amca Temel, yeğeninin bu baskılara ve şiddete maruz kalmalarının gerekçesinin cezaevi idaresinin ayakta sayım almaya çalışmasından kaynaklandığını aktardığını belirtti. Amca Temel, şöyle devam etti: “Cengiz, bana siyasi bir hükümlü olduğu için ayakta sayım vermenin kimliğine aykırı olduğunu söyledi. Ayakta sayım vermedikleri için de işkenceye maruz kalıyorlar. Bu baskılara karşı 3 tane arkadaşları 19 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevindeler. Açlık grevinde olanları tek tek ayrı koğuşlara vermişler. Yeğenim Cengiz, içinde bulunduğumuz ayın 5’inden itibaren 30 kişilik mevcutlarıyla hem arkadaşlarına destek olmak hem de ayakta sayımı protesto etmek amacıyla süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine başlayacaklarını da söyledi. Açlık grevine başlamalarından sonra cezaevi idaresinin onlara saldırmalarının yüksek bir ihtimal olduğunu söyledi. Kendilerini süngerli oda denilen odalara atacaklarını söyledi. Bu yüzden de dışarıdaki kamuoyunun kendilerine destek olmalarını istedi.”