Türk cezaevlerindeki binlerce tutsak 12 Eylül 2012'de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a uygulanan tecridin sona ermesi talebiyle süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlamış, grev Öcalan'ın çağrısı üzerine 68 gün sonra 18 Kasım günü sona ermişti. Kürt sorunun çözümünde Öcalan'ın esas muhatap olduğunu ortaya çıkaran bu eylem ardından başlayan barış görüşmelerinde birinci aşama tamamlansa da AKP Hükümeti ikinci aşama için üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmiyor. Cezaevlerindeki tutsaklar yazılı bir açıklama yaparak, hükümeti uyardı. PKK ve PAJK'lı tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, "Réber Apo'nun sağlığından endişe duyuyoruz. Kısa sürede bağımsız bir doktorlar heyetinin İmralı'ya gidip Önderliğimizi tedavi etmesini bekliyoruz. Önderliğimizin sağlık sorunlarına çözüm bulunmazsa, tüm zindanlardaki tutsaklar olarak ölüm orucu dahil, her türlü eyleme hazır olduğumuzu belirtiyoruz" diye belirtti.

Hükümet politikalarının eleştirildiği açıklamada, "Sömürgeci Türk rejimi Önderliğimiz ve hareketimizin attığı tüm adımlara karşı, hasta arkadaşlarımızı bırakma dahil hiçbir adım atmayarak, Serêkaniyê'de görüldüğü gibi zalimliğini, sömürgeci zihniyetini devam ettirmekte ve uluslararası bir komplonun Rojava'da hayata geçirilmesinde öncü ve aktif rol oynamaktadır" denildi.
Katliamlara karşı sözde demokrasi havarilerinin tek bir açıklaması dahi olmadığına dikkat çeken Kaya, "Kürtlerin Ortadoğu'da statü kazanmak ve en doğal kimlik haklarını, onurunu, namusunu korumak için direndiğinde, El-Kaide çetelerini sözde terör listelerine alanlar, her ne hikmetse iş Kürtlere geldiğinde bu çeteci gruplara her türlü desteği vermektedirler" diye belirtti.

Barzani'ye çağrı

"Ulusal birliğin sağlanması için, tarihimizde ilk defa birliği yakaladığımız böylesi bir dönemde üzücü olan Kürdistan Hükümeti'nin de emperyalist ve sömürgecilerin saflarında yer alması, çeteleri desteklemesi ve sınır kapılarını kapatarak halkımızın, çocuklarımızın ölümüne, katledilmesine ortak olmasıdır" diyen tutsaklar şu çağrıyı yaptı: "Sayın Barzani unutmamalı ki Güney halkımıza karşı katliam yapıldığında, Kürdistan'ın üç parçasındaki halkımız seferlik ruhuyla sahip çıkmış ve Arap sömürgecilerin politikasını boşa çıkarmıştır ki Sayın Barzani bunun sonucunda bugün o mevkide bulunuyor. Sayın Barzani kendi halkının katili olarak tarihe geçmek istemiyorsa sınır kapılarını açma bir yana, her türlü desteği sunmalıdır."

'Çetelere cehenneme çevirelim'

Rojava'da yaşanan katliama işaret edilerek, bir bayrama daha acılarla girildiği kaydedilen açıklamada, "Sömürgeciler ve onların destekledikleri zındık çeteler bu saatten sonra Kürt halkına karşı geliştirdikleri katliam, işkence ve ablukalarla geri adım attırmayı hayal ediyorlarsa yanılıyorlar. Rojava'da ki halkımızın direnişi, bunu dosta da düşmana da fazlasıyla göstermiştir" denildi. Açıklamada şunlar belirtildi: "Rojava'daki halkımız canını dişine takarak, her gün genç evlatlarını şehit vererek, her türlü açlığa, yoksulluğa, imkansızlığa rağmen destanlar yaratarak, onurundan, kimliğinden taviz vermeyerek direnmektedir. Gerçek Müslümanları ve düşüncesi ne olursa tüm halkımızı Rojava'daki direnişe sahip çıkmaya ve desteklemeye çağırıyoruz. Tüm halkımızı, Rojava'daki halkımızın kahramanca direnişine, seferberlik ruhuyla serhıldana çağırıyoruz. Türkiye ve Kürdistan'ı çetelere cehenneme çevirelim. Tüm gençlerimizi, yaratıcı davranarak çetelerin Rojava'ya geçişini engellemeye, bunun için her türlü eylemliliği gerçekleştirmeye çağırıyoruz."

AMED