13 kişinin hayatını kaybettiği Urfa E Tipi Cezaevi'nde yaşanan isyan sonucunda yine yangın çıktı. Yangının çocuk koğuşunda çıktığı açıklandı.
Alınan bilgiye göre önceki gün yerel saat 18.00 sularında cezaevi koşullarının iyileştirilmesi talebiyle çocuk koğuşunda başlayan isyanda yataklar ateşe verildi. İtfaiye yangına müdahale ederken, cezaevi içinden sloganlar yükseldi. Çok sayıda asker ve polisin müdahale ettiği isyanda, 14'ü çocuk 42 kişi yaralandı. Yangını gören yüzlerce kişi bir anda cezaevi önüne akın etti. Polis, ailelere gaz bombalarıyla saldırdı. 

Protestolar kente yayıldı

Cezaevi önünde açıklama yapan Urfa Valisi Celalettin Güvenç, her şeyin kontrol altında olduğunu, can kaybı olmadığını söyledi. Ancak Vali protestolarla karşılandı. Yakınları içerde olanlar Vali'ye tepki gösterince devlet güçlerinin tazyikli su ve gaz bombalı saldırısıyla karşılaştı. Aileler buradan zorla dağıtılırken, protestolar kente yayıldı. Bir çok mahallede çok sayıda kişi sokağa çıkarak devleti protesto etti, polisin müdahelesine ise taşlarla karşılık verildi. Olaylar geç saatlere kadar sürdü.

Vekiller cezaevindeydi

BDP Urfa Milletvekili İbrahim Binici, BDP Mersin milletvekili Ertuğrul Kürkçü ve Urfa Baro Başkanı İrfan Güven birlikte cezaevine girmeyi başardı. Çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Milletvekili ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu üyesi Ertuğrul Kürkçü, "Cezaevi İdaresi'nin anlatımlarına göre çocuk koğuşunda yataklar yakılmış. Cezaevi yönetimi de ölümler yaşanmaması gerekçesiyle iş makineleriyle iki koğuşun duvarları yıkıp müdahalede bulunduğunu aktardı. Yaralananlar ambulansla hastaneye kaldırıldı."
CHP Antep Milletvekili Meclis İnsan Hakları Komisyonu üyesi Mehmet Şeker, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'yla birlikte yangın çıktığı sırada cezaevinde olduklarını, 16 Haziran Cumartesi akşamı 13 kişinin hayatını kaybettiği yangınla ilgili incelemelerde bulunduklarını söyledi. Şeker, "Altı kişinin kalacağı 20 metrekarelik koğuşlarda 20 kişi kalıyor ve koğuşlar aşırı sıcak. 276 kapasiteli cezaevinde 1050 kişi kalıyor. İnsanlar tuvalet ihtiyaçlarını bile nöbetleşe karşılıyor. Günde birer saatten toplam dört saat su veriliyor. 1050 kişinin kaldığı cezaevinde sadece bir doktor var" diye konuştu. Veli Ağbaba ise cezaevinde kimsenin keyfinden isyan çıkartmadığını, isyanın olumsuz cezaevi koşulları nedeniyle çıktığını söyledi.

BDP Meclis'in araştırmasını istedi

BDP Milletvekili İbrahim Binici, 13 tutuklunun yaşamını yitirmesinin tüm yönleriyle aydınlatılması ve gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi. Binici, Meclis Başkanlığı'na dün sunduğu soru önergesinde de Adalet Bakanı'nından şu soruların yanıtlarını istedi: "Urfa Cezaevi'nin gerçek kapasitesi nedir? Olayın yaşandığı gün cezaevindeki mevcut tutuklu ve hükümlü sayısı kaçtır? Cezaevinde yangın alarm sistemi var mıdır? Varsa olay esnasında çalışmış mıdır? Çalıştıysa gereken müdahalede neden geç kalınmıştır? Cezaevinde kamera sistemi var mıdır? Varsa olay esnasında kayıt yapmış mıdır? Yangın başladığı esnada tutuklu ve hükümlüler kapılara vurup mazgallardan bağırdığı halde neden zamanında müdahale yapılmamıştır? Cezaevinde yaşanan yangının ardından bizzat sizinde dâhil olduğu inceleme sonucunda gerekli tedbirler alınmış mıdır? Alındıysa olaydan iki gün sonra aynı cezaevinde ikinci yangın hadisesi yaşanmasının sebebi nedir? Yürütülen adli ve idari soruşturmanın selameti açısından, cezaevin müdürü, müdür yardımcıları ve cezaevi savcısını açığa almayı düşünüyor musunuz? Şanlıurfa cezaevindeki yaşam koşulları ve hak ihlalleri konusunda siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin tespit ve raporları doğrultusunda Bakanlık olarak yaptığınız herhangi bir inceleme var mıdır? Varsa bu incelemenin sonuçları nedir?"

125 tutuklu ve hükümlü sevk edildi
Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nun Cezaevleri Alt Komisyonu üyeleri dün Urfa Cezaevi'ne giderek incelemelerde bulundu. Heyetin içinde BDP'li Ertuğrul Kürkçü de bulunuyor. Vekiller sabah erken saatlerde incelemelerine başlarken, cezavinden koğuşları zarar gören 14’ü çocuk toplam 42 tutuklu ve hükümlü, İzmir’e, 85 hükümlü ve tutuklu da çevredeki cezaevlerine sevk edildi. Adalet Bakanı Sadullah Ergin de sevki doğruladı. Ergin dün gazetecilere yaptığı açıklamada 127 tutuklu ve hükümlünün başka cezaevlerine sevk edildiğini söyledi.

Bakan'ın istifaya niyeti yok
Ergin, 13 kişinin ölümüne yol açan olayların iddia edildiği gibi vantilatör kavgasından çıkmadığını ve cezaevinde su sıkıntısı yaşanmadığını savunarak, hükümet olarak cezaevlerinin koşullarının düzeltilmesi için gerekli tüm çalışmaları yaptıklarını anlattı. Bakan Ergin, 'bu olay yurt dışında olsa bakan istifa ederdi' eleştirilerine yönelik olarak da şunları söyledi: "Türkiye’de cezaevleri sorunlar geçmişten gelen bir sorundur. Çalışmalarımızla önemli mesafeler kat ettik. Bakan’ın istifası çözüme katkı sağlayacaksa bir dakika durmam. Ama sorun geçmişten gelmektedir. Bu değerlendirme insafa sığmayan değerlendirmelerdir. Diyorlar ki 80’lerden beter durumda cezaevleri. Her şey çok iyi demiyoruz ama önemli yol kat ettik diyoruz."
Ergin, "farklı noktadaki cezaevlerinde çıkan yangınlar bir protesto mu" sorusuna da "Görünüşte öyle duruyor" yanıtını verdi.

İsyan yayıldı
Urfa'nın ardından Antep, Adana, Osmaniye ve Karaman cezaevlerinde de isyan sonucu yangın çıktı. Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 10, Antep’te 5, Osmaniye'de 24, Ceyhan’da ise 12 tutuklu hastanelere kaldırıldı. Her üç cezaevinde toplam 51 kişi hastanelere kaldırılırken, yangınlara müdahale edildi.
Adana Kürkçüler E Tipi Kapalı Cezaevi'nin çocuk koğuşunda baaşlayan yangına müdahale eden Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekiplerinin yangını kontrol altına aldığı bildirildi. 10 çocuk dumandan zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Mahkumların ıslıklı protestosu cezaevi dışından da duyuldu.
Adana  Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevi Savcısı Hüseyin Gül ise çocukların Urfa Cezaevi'nden esinlenerek yatakları ateşe verdiğini belirterek, en az 12 çocuğun dumandan etkilendiğini söyledi.
Antep Cezaevi'nin de çocuk koğuşunda başlayan yangının söndürüldüğü belirtildi. Beş kişi yaralandı. Ambulanslar yaralıları hastaneye taşırken, cezaevi önünde toplanan tutuklu yakınlarına polis müdahale etti.
Osmaniye T Tipi Cezaevi'nde saat 21.30 sıralarında yangın çıktı. 24 kişi dumandan etkilendi. Yaralılar cezaevine gelen ambulanslarla Osmaniye'deki hastanelere kaldırıldı.
Son dönemde Adana ve çevresindeki cezaevlerinde hak ihlallerine dair birçok haber çıkmıştı. Osmaniye cezaevinde 13 siyasi tutuklu, cezaevi koşullarında maruz kaldıkları kötü muamele nedeniyle açlık grevine girmişti. Adana Pozantı M Tipi Cezaevi'nde ise Kürt çocukların cinsel şiddetle karşı karşıya kaldığı ortaya çıkmıştı. Çocuklar daha sonra Ankara'daki Sincan Cezaevi'ne nakledilmişti.
Karaman Cezaevin'den de dün yangın haberi geldi. Cezaevine çok sayıda itfaiye aracı ve ambulans sevkedildi. Haber hazırlandığı sırada cezaevindeki durum hakkında henüz açıklama yapılmamıştı.

HABER MERKEZİ




Cenazeler toprağa verildi


Urfa Cezaevi'nde yanarak can veren 13 kişinin cenazesi toprağa verildi, ölenlerin en küçüğü 18, en büyüğü 34 yaşındaydı, üçü hükümlü, 10'u tutukluydu.
Urfa E Tipi Cezaevi'nde yanarak ölen 13 kişinin kimlikleri belirlendi. Cezaevinde ölenlerin en küçüğü 18, en büyüğü 34 yaşında.  C-15 koğuşunda çıkan yangında ölenlerin isimleri şöyle; Fuat Yıldız (30): Hükümlü. Sinan Özalp (22): Hükümlü. Suphi Köksal (30): Hükümlü. Yunus Eşkili (27): Tutuklu. Mehmet Emin Gerçek (24): Tutuklu. Hüseyin Kıskanç (19): Tutuklu. Mehmet Satış (18): Tutuklu. Şükrü Üldez (21): Tutuklu. İbrahim Halil Kaya (27): Tutuklu. Mustafa Kemal Kılıç (22): Tutuklu. Taner Şimşek (19): Tutuklu. İmam Bakır Tek (21): Tutuklu. Mehmet Arslantay (34): Tutuklu.
İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda yapılan DNA testi sonucunda cenazeler ailelere teslim edildi. Antep Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Peker, "Herkesin kimlikleri DNA yoluyla yüzde 100 belirlendi" dedi. Antep’e giden aileler cenazelerine aldı. 13 kişiden biri Muş'ta, 12'si de Urfa'da düzenlenen törenlerle toprağa verildi. Cenaze törenlerinde tutuklu ve hükümlü yakınları, cezaevi koşullarına isyan etti. Cenaze törenlerine devlet yetkililerinden kimse katılmadı.