
Siyasi tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, “Öcalan etrafında aşılmaz bir güvenlik çemberi oluşturmak” amacıyla 15 Eylül Perşembe günü süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine başlayacaklarını duyurdu. Kaya, Diyarbakır D Tipi, Siirt E Tipi, Gebze Kadın Tutukevi, Kandıra 1 Nolu F Tipi, Kırıklar F Tipi, Silivri ve Tarsus cezaevlerinde bulunan PKK’li ve PAJK’lı tutukluların, 15 Eylül günü 1. grup olarak süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine başlayacağını açıkladı.
Kaya, açlık grevine ilk etapta 5’er gruplar halinde 7 cezaevinde 35 PKK ve PAJK’lı tutuklunun katılacağını belirtti.
Kaya, diğer cezaevlerinin de önümüzdeki süreçlerde gruplar halinde eyleme dahil olacağını belirterek, hiçbir şekilde ve koşullarda çocuk cezaevleri ve çocuk koğuşlarının eyleme dahil olmayacağını belirtti.
Yaşam ve ölüm gerekçesidir
“15 Temmuz gecesi İmralı Adası’nda neyin yaşandığını bilmiyoruz. Darbeci güruhun Önderliğimizin canına kastetmek istediklerini bilmekle beraber, Önderliğimizin yaşayıp yaşamadığını dahi bilmemekteyiz. Bu konuda ne hükümet doyurucu bir açıklama yapabilmiş, ne de Önderliğimizin ailesi, avukatları ya da bir siyasi heyetle görüştürülmesine imkan sağlanmıştır. Bu durum kaygı ve çekincelerimizi daha da arttırmaktadır” diyen tutsaklar ekledi: “Önderliğimizin güvenlik ve sağlık durumu belirsizdir. Tüm maddi ve manevi değerlerimizin bileşkesi olan Önderliğimiz bizler için yaşam ve ölüm gerekçesidir. Cezaevinde bulunan PKK ve PAJK’lı tutsaklar olarak, açık ve net olarak belirtiyoruz: Önderliğimize ölümüne bağlıyız!
Güvenlik çemberi olacağız
Bizler cezaevinde bulunan evlatlarınız olarak Mazlumların, Hayrilerin, Kemallerin yoldaşları ve sürdürücüleriyiz. Nasıl ki 1999’da ‘Güneşimizi Karartamazsınız’ diyerek Önderlik etrafında ateş çemberi olduysak, bugün de Önderliğimizin etrafında aşılmaz bir güvenlik çemberi olmayı başaracağız. Cezaevindeki her bir yoldaşımız, Önderliğimizin fedaisidir. Tüm ailelerimizi, yurtsever tüm insanlarımızı; aydın, demokratik kamuoyunu, dışarıda başlayan ve bizlerin de dahil olduğu direniş sürecini sahiplenmeye, seferberlik ruhuyla serhildanları geliştirmeye, topyekun ayağa kalkmaya çağırıyoruz.”