
Amed’in Yenişehir İlçesi’nde 10 Şubat 2013 tarihinde düzenlenen 15 Şubat protestosuna müdahale sırasında, 19 yaşındaki Şahin Öner polisler tarafından zırhlı araçlarla ezilerek yaralandı. Yaralı olduğu halde karakola götürülen Öner, yarım saat sonra hastaneye götürülürken yolda yaşamını yitirdi. Olay ardından Valilik, Öner’in elindeki bombanın patlaması sonucu öldüğünü açıklasa da, Öner’i karakoldan alan sağlık ekiplerinin tuttuğu ambulans kayıt formunda “Ön Tanı” olarak Araç Dışı Trafik Kazası (ADTK) ve Künt travma (doku ezilmeleri, kırıklar, kırık uçlarına bağlı çevre doku yaralanmaları...) ibarelerine yer verildi.
Adli Tıp cinayeti kabul etti
Adli Tıp Kurumu’nun olaydan bir yıl sonra hazırladığı raporda “Maktulün ölümünün zırhlı polis aracının çarpması ve sürüklemesi ile meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği, bu itibarla da taksirle ölüme sebep olma suçunun işlendiği anlaşılmıştır” denilse de, Öner’in yaşamını yitirmesiyle ilgili şu ana kadar hiçbir polis cezalandırılmadı.
Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ve hala soruşturma aşamasında olan davanın avukatlarından İHD Hukuk Komisyonu üyesi Rahşan Bataray, polislerce katledilen diğer dava dosyalarında olduğu gibi Öner davasında da cezasızlık politikasının sürdüğüne dikkat çekti.
Sadece araç sürücüsü suçlanıyor
Olaya ilişkin çok somut deliller bulunmasına rağmen Cumhuriyet Savcısı’nın görevsizlik kararı vererek dosyayı Başsavcılığa gönderdiğini belirten Bataray, “Görüntüler, otopsi raporları ve diğer bulgular olayın patlama olmadığı, aslında tam da görgü tanıklarının beyanlarıyla Öner’in polislerin zırhlı aracıyla çok kasıtlı bir şekilde ezilerek ve sürüklenerek yaşamını yitirdiğini gösteriyordu. ATK’nin raporunda da çok net bir şekilde Öner’in araç çarpması ve sürüklemesi sonucu yaşamını yitirdiğine yer veriliyor. Bu rapordan sonra savcılık soruşturmayı şüpheli yönüne çevirdi. Ama çok eksik sadece araç sürücüsünü şüpheli olarak gösterdi ve buna dayanılarak bir görevsizlik kararı verildi” dedi.
Taksirle değil bilinçli öldürme
Soruşturmada olayın sadece “taksirle adam öldürme” olarak değerlendirildiğini dile getiren Bataray, Öner’in katledilmesinin klasik bir trafik kazasıymış gibi nitelendirildiğini ve soruşturma halen bunun üzerinden yürütüldüğünü belirterek, “ATK ısrarla burada ‘klasik bir trafik kazası olmadığı için kusur tespit edilemeyeceği’ni belirtmesine rağmen savcılık tekrardan ATK’den bu konuda rapor düzenlemesini istedi. Uzun süredir bu raporun gelmesini bekliyoruz. Şimdiye kadarki gidişat en azından sorumluların tespit edilip yargılanacağı yönünde bir umut vermiyor, cezasızlık politikası devam ediyor maalesef” dedi. Bataray, Kürdistan’da devam eden cezasızlık politikasının Meclis’teki “iç güvenlik paketi” ile daha da artacağına dikkat çekti.
Acı ikiye katlandı
Öner’in babası Mehmet Şahin Öner de geride kalan iki yılın kendileri için acıdan ibaret olduğunu, sorumluların halen cezalandırılmamış olmasının ise bu acıyı ikiye katladığını ifade etti. Baba Öner, olayın peşini bırakmayacaklarını söyledi.