Peki ne olacak? Her ne kadar Maduro 2013 ile 2019 arasında başkan seçilse bile her şeyin o tarihe kadar sona erdiği manasına gelmiyor, ama daha seçimden çok önce söylediğimiz gibi, bu Madura’ya en az 2 yıllık bir avantaj sağlayacaktır. Yani önümüzdeki 2 yıl Venezüela’nın ve Latin Amerika’nın yeni bir kader süreci olarak gelişecek. Bu süreç, seçim sırasında Maduro’nun ifade ettiği gibi bir yanda “Sosyalist, Chavist, Bolivarcı, anti emperyalizm öte yanda burjuvazinin talanı ve karanlığı“. Ancak bunu Maduro da söylese kendisinin de asıl olarak bu çizginin neresinde duracağını yine bu süreç belirleyecek.
Dünyada Venezüela seçim yorumları da çok ilginç. Hemen bütün yorumlar tabi ki doğal olarak Chavez ile karşılaştırırken bir önceki seçim dönemi kendi yorumlarını unutmuş durumdalar. Bir önceki seçimlerde Chavez’in zaferini Chavez ile muhalefet arasındaki oy oranının kapandığı şeklinde yorumlayanlar şimdi ise Chavez’in kazandığı seçimi yüzde 60’lara kadar vardırıp Maduro’nun ne kadar az bir farkla kazandığına vurgu yapıyorlar. Son seçimde nasıl kaybettiğini(!)anlattıkları Chavez ve onun ezici zaferine ulaşamayan Maduro öyküsüne dönüştü her şey.
Aslında sayılara baktığımızda şöyle bir durum ortaya çıkıyor. Maduro bu seçimlerde yüzde 50.66 oranında, 7.505.338 oy aldı. Buna karşı Capriles yüzde 49.07 oranında, 7.270.403 oy aldı. Yüzde 78.71 oranında bir katılım ve yüzde 0.26 oranında 38.756 beyaz oy yani geçersiz ya da protesto oyları vardı. Aralarında yüzde 1.59 oranınında yani 234.935 oy farkı var. 24 eyaletin 16 sında Maduro, 8’inde Capriles kazandı. Chavez’in kazandığı son seçimde ise durum şöyleydi; Yüzde 55.07 oranında 8.191.132 oy ile Chavez, yüzde 44.31 oy oranında 6.591.304 oy alan Capriles’e karşı 21 eyaleti kazanmıştı. Bu durumda Maduro liderliğindeki Chavist blok 685.784 oy kaybetti, Capriles 679.099 oy kazandı. Bu seçimlerde katılım oranında 80.48 idi.
Sevmediğim bir şey yaparak sayılar üzerinden seçim yorumladım. Maduro liderliğine karşı çıkan Chavist bloktan yaklaşık 500.000 kişi oy kullanmaya gitmedi ya da beyaz oy kullandı. Bu bloktan daha küçük bir kesimse Capriles için oy kullandı. Capriles’in oy sayısının artması bu kesimden gelen oylarla değil bir önceki seçimde Chavez karşısında nasıl olsa kazanamayacak diyen bir kesimin, muhalefetin aktif bir propagandası ile oy kullanmaya gitmesi ile oldu. Her ne kadar Chavist blokun kaybı ile Capriles’in kazandığı oy oranı yakınsa bile nedeni doğrudan oyların sağa kayması değil yukarıda açıkladığım durum. Burada vurgulanması gereken bir başka şey ise bu kayıbı açıklamak için sadece son seçimlerle karşılaştırılmaması gerektiğidir.
Bütün seçimlere ve referandumlarda kullanılan Chavist oy sayılarına bakarsanız aslında Maduro liderliğinin çok oy kaybının olmadığını anlarsınız. Ayrıca yine benzer bir şekilde liderliğin değil ama politik aktörlerin değiştiği PSUV kuruluş aşamasında da böyle bir düşüş söz konusuydu. (Bu arada yazmadan geçemeyeceğim bütün kamuoyu şirketlerinin 10-20 puan şaşırdığı bu seçimde, sadece yüzde 1.5 oranında oy sapmasıyla tahmin etmemiz bir gün para kazanma niyetimiz olduğunda kamuyou araştırma şirketi kurabileceğimizi gösteriyor!)
Maduro kazandı. Kazanma oranının düşük olması bir şeyi değiştirmiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande da sadece yüzde 3.28 fark ile seçildi. Hiç kimse de meşruiyetini tartışmadı. İşi zor olduğu doğru ama mesela artık kamulaştırmaları daha güç gerçekleştireceğine dair Reuters ajansı yorumlarına, temennilerine karşı tam aksini düşünüyorum Maduro esas olarak sol ve halkçı politikalardan uzaklaşırsa kaybedecektir. Bu süreci de belirleyen sadece Venezüela değil bütün Latin Amerika’daki direnişler olacak. Garip ama süreç son tahilde Venezüela sağcı öğrencileriyle, neoliberalizme karşı direnen Şili öğrenci hareketi ve demokrasileri ile geçecek gibi görünüyor.
Bu dünya egemenleri ise top sahibi şımarık çocuk durumundalar. Onların karikatür demokrasilerinde bile, her şeye rağmen kazansanız yine de mızıkacak bir şey buluyorlar. Alın topunuzu, kağıt katlama sanatı demokrasinizi alp gidin yeter bu kadar mızıkladığınız.
* Sayılar için – Rebelion- Salim Lamrani- http://www.rebelion.org/noticia.php?id=166841
Chavez ve Maduro
Maduro kazandı. Her ne kadar aradaki oy oranı düşse de net bir şekilde kazandı. Bakmayın siz sağın seçimlerde hile olduğu iddialarına. Onlar da biliyorlar aslında böyle olmadığını. Uluslararası gözlemciler, içlerinde Avrupa Birliği, Güney Amerika Birliğinin gözlemcileri olmak üzere, seçimin şeffaf ve adil geçtiğini açıkladılar. Seçim sonuçlarına itiraz etmenin manası, daha çok onu değiştirmek değil zaten. Futbol maçlarındaki gibi gerekli gereksiz hakeme itiraz etmek o anki kararı değiştirmek için değil, bir sonraki pozisyon için avantaj sağlamaktır. Böyle yapıyor şu anda Venezüela muhalefeti. İkili bir taktik izleyeceklere benziyor. Bir yandan bu meşru(!) olmayan seçimin yenilenmesini talep etmek öte yandan Chavist blok içerisinde zaten var olan ayrılıkları parçalanmaya taşımak.