Kürtler de, üzülürler, acı çekerler, yas tutarlar. Ve uzun yıllar hatta yüzyıllar boyunca en çok bunu yaptılar. Yani acı çektiler, ağladılar ve ölülerinin yasını tuttular. Ama Kürtler kadim tarihlerinin, geniş ve bereketli topraklarının kabarttığı sömürgeci iştahlara, bu doyumsuz iştahların yarattığı vahşet ve zulme karşı direnmenin geleneğini, geleneğin acılardan yaşam sevinçleri doğuran, şairin dediği gibi "acıyı bal eyleyen" rengini yaratmasını da bildiler. Yani Kürtler sürekli ağlayan, boynu bükük, yardım dilenen, kurtarıcı bekleyen, kaderine razı bir halk değildir. Hele şimdi hiç öyle değildir. Yüzyılda bir rastlanabilecek güçlü bir felsefi ve ideolojik önderlikle, muhteşem bir örgütlülükle bütün dünya halklarının umut ve gıpta ile baktığı bir direnişin ve mücadelenin halkıdır Kürtler. Karşısında en büyük ideolojik mücadeleyi verdikleri emperyalist blokun öncü gücü abd’nin bile "cesur savaşçılar. Onur savaşı veriyorlar" demek durumunda kaldığı bir mücadelenin sahibi olan bir halk ve mücadele gerçekliğine ulaşmış halktır.
Ve Kürtler de sevinirler, mutlu olurlar. Sevinç ve mutluluklarını dile getiren şeyler yaparlar. Mesela dans ederler. Kürtlerin dilindeki adıyla "govend"e dururlar. Türklerin dilindeki adıyla halay çekerler. Dünyanın bütün halkları dans ederler. Acılarını, sevinçlerini, umutlarını anlatmak için bedenlerinin ritmini görsel bir şölene dönüştürürler. İnsan akli ve hissi yetilerini birleştirebildiği ilk noktada ilişki kurduğu, tanımak için değdiği, eyleme geçirdiği fakında olunarak yapılan hareketin ve hazzın merkezi haline getirdiği şey, bedeni ve bedeninin ritmidir. Ve dans ederek bütünleşmeyi yaşar doğasıyla. Kendini, doğayı yeniden yaratmanın, onlarla yeniden ve başka şeyleri keşfederek ilişkilenmenin eylemine dönüştürür dansı. Dans ederek ağlar, dans ederek sevinir, dans ederek şükreder, dans ederek bağlılığını ve sevgisini, öfkesini ve itirazını dillendirir.
Kürtler de öyle yapıyor. Dans ediyor. Yani adına govend dediği bir dans çeşidiyle içinde bulunduğu yaşam gerçekliğini yaşanmışlıklarıyla, geleneğiyle birleştirerek yorumluyor. Govendi mevcut yaşam gerçekliği içinde bir direniş, bir itiraz eylemine, işkence ve katliamlara maruz kaldığında bir acıyla baş etme yoluna ve başardığında bir eğlenme kültürüne dönüştürüyorlar. Ama en çok direniş ve itiraz eylemi olarak kullanıyorlar ve bunu çok etkili de kullanıyorlar olmalılar ki "Türk Hukuk Sistemi"ne "ideolojik halay" diye bir suç türü armağan ettiler. Ve bugünlerde Kürtler yeniden halay çektikleri için suçlanıyorlar. Bu kez "bağımsız yargı" tarafından değil bizzat "bağımsız cumhurbaşkanı" tarafından. Kürtler ne için halay çekiyorlar bugünlerde. Sevindikleri için.
Peki neye seviniyor Kürtler? Bütün dünyanın gözü önünde insanların kafasını kesen, kadınları kızları köle pazarlarında seks kölesi olarak satan, insanlığın tarih boyunca yarattığı tüm değerleri yerle bir eden ve elinde muazzam insan gücü ve silah gücü bulunan bir güce karşı ideolojik ve felsefi önderliklerinden aldıkları doğrultu ve insani değerler motivasyonuyla ellerindeki mütevazi silahlar ve az sayıdaki insan gücüyle verdikleri büyük mücadelede ruhları ve bedenleriyle yarattıkları Özyurtlarını bu çetelerden temizledikleri için seviniyorlar. Yani zafere ulaştıkları için, yani insanlık kazandığı, vahşet ve zulüm kaybettiği için seviniyorlar. Bu sevinçlerini de dünyanın dört biryanında, Kürtlerin yaşadığı her yerde halay çekerek dile getiriyorlar. Yani diyor ki cumhurbaşkanı "bizim planlamamıza göre IŞİD sevinecekti ama Kürtler seviniyor. Bu böyle olmaz."
Bir de cumhurbaşkanı Kürtlerin govendine yani halayına çiftetelli diyor. Kürtlerin çiftetelliye benzeyen hiçbir oyunları yoktur. Kürtler ekseriyetle el ele ya da omuz omuza tutuşarak oynarlar. Bu el ele, omuz omuza tutuşma Kobanê’de verilen büyük mücadelede olduğu gibi Kürtlerin yaşamlarını sürdürme ve mücadele gerçekliklerinin doğurduğu sosyolojik özelliktir. Peki cumhurbaşkanı buna neden çiftetelli diyor? Bilmediğinden mi? Hayır. Sevineceklerse bunları böyle omuz omuza dayanışmayı içeren halay yöntemiyle değil de tek başına bireysel oynama esasına dayalı bir dansla yapsınlar istiyor. Yoksa maazallah bunlar böyle el ele omuz omuza halay çekmeye devam ederlerse hele bu halaya Türkiye ve Ortadoğu’daki diğer halkları da katarlarsa Kobanê’yi IŞİD’den temizledikleri gibi Türkiye ve AKP’nin oligarşik düzeninden temizleyebilirler diye düşünüyor olmalı.