
Cizre’de katledilenlerden biri de 10 Şubat günü telefonla bağlandığı canlı yayında, “20 arkadaşımızı benzin dökerek yaktılar” diyerek gerçeğe çığlık olan henüz 24 yaşındaki HDP Milas eski İlçe Eşbaşkanı Derya Koç’tu. Koç’un 17 yaşından itibaren aktif olarak içinde yer aldığı siyasi çalışmalar, yaşamını özgürlük çizgisiyle buluşturmada en önemli rolü oynadı. Kürdistan’daki baskılar nedeniyle ailesiyle birlikte 21 yıl önce Milas’a göç eden Koç, Türkiye kentlerinde hem bir Kürt, hem de bir kadın olarak zorlu bir mücadelenin örgütleyicisi oldu.
Milas ilçe yönetimine girmek için ilk önerisini yaptığında henüz 17 yaşında olan Koç, ilk günden itibaren katıldığı her çalışmada sorumlulukla duygusuyla başarılı bir sonuç ortaya çıkarmaya çabaladı.
İki yıl Milas’ta HDP ilçe yöneticiliği yaptıktan sonra Kürdistan’daki öz yönetim ilanı çalışmalarına katılmak isteyen Koç, 2015 yılının Ağustos ayında geldiği Kürdistan’da kalarak, inşa çalışmalarına katıldı. 28 Kasım’da Sur’daki Dört Ayaklı Minare önünde yapılan suikast sonucu Amed Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesinin ardından ise Amed’de kalma kararı aldı.
Cizre’ye gidişi
“Her zaman mücadelenin en ön saflarında yer aldı. Newroz’larda, etkinliklerde, yürüyüşlerde” diyen baba Kemal Koç, kızının Cizre’ye gidişinin nedenini ise şu sözlerle anlattı: “Tahir Elçi’nin vefatını duyduk. O olaydan sonra Diyarbakır’da kaldı. Öz yönetimleri destekliyordu. Sivil halka destek için orada kalmak istedi. Daha sonra Cizre’ye geçmiş. Sokağa çıkma yasağı da gelince oradan çıkamadı.”
En son 7 Şubat’ta
Cizre’de yasak ilan edilmeden önce ilçeye geçen kızı ile bu süre içinde telefonla görüştüklerini belirten baba Koç, kızıyla en son 7 Şubat’ta iletişim kurduklarını ve moralinin iyi olduğunu söyledi. Kızının bulunduğu mahalleyi ise saldırılara dair ‘tedbir alınması’ için başvuruda bulundukları Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ret cevabından öğrendiklerini paylaşan Koç, “Ayın 12’sinde Derya’nın hangi mahallede olduğunu öğrendik. Ölü olarak ele geçirildiği söylendi. Sözde üzerinden çıkarıldığı söylenen silahlar bir TIR’ı dolduracak kadar çoktu. Ama yalan söylediler, Derya savaşçı değildi” dedi.