Amed’de bulunan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, gazetecilere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in hazırladığı metni imzalamayacaklarını bildiren Demirtaş, gerekçelerini şöyle açıkladı: “Parlamentodaki bütün grupları temsil eden başkanı olan birinin böylesi bir metni imzaya açması çok sakıncalıdır. Naçizane tavsiyem; kendi kişisel görüşleri olarak o mutabakat metninin kalmasıdır. Aksi taktirde metin, Türkiye’de bir kamplaşmanın önünü açmış olacak. Hükümet sözcüsü her ne kadar metne tepki gösteriyor gibi olsa da bence bu iç ve dış politikada sıkışmış olan AKP politikaları kurtarma metnidir. AKP’ye destek oluşturma ve etrafında güç toplama mutabakatıdır. Yoksa öyle milli ve ulusal bir mutabakat vurgusuyla hazırlanmış metin gibi düşünmüyorum. AKP’nin düştüğü çukurdan Meclis Başkanı eliyle kurtarılması girişimidir. Meclis Başkanı bu girişimi ile STK ve halkı AKP’nin etrafında set haline getirmeye çalışıyor. O metninde 30 yıldır söylenen ve yapılmayan bir öneri yok. Bütün güvenlik konsept ve bakış açıyla hazırlanmış metindir. Metinde yeni olan tek bir cümle, Kürt sorunu, eğitim hakkı, kimliği yok. Tümüyle terörle mücadele konsepti üzerine hazırlanmış bir metindir. Şimdi bu metinle Türkiye’de terörle mücadelede güçlü bir irade ortaya çıkaracağız derse Türkiye ikiye ayrılmış olur. Biz böyle bir metni imzalamayız. Türkiye’de demokrasiden ve özgürlüklerden yana olan hiç kimse bu metni imzalamaz. Meclis başkanı kendi eliyle Türkiye’de kamplaşma yaratır. Kendisi bilir. Niyeti buysa kendi taktirleridir. BDP böyle bir girişimin destekçisi olmaz.”

Dokunulmazlığımız zaten yok
Demirtaş, BDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunun ise Meclis’in taktirinde olduğunu söyledi ve ekledi: “Bir kez daha Türkiye’yi derin siyasi krizlere sokmak istiyorlarsa böyle hesapları varsa onları da kendileri bilir. BDP’li vekiller dokunulmazlığın arkasına sığınan vekiller değil. Dokunulmazlığımız kalkacak diye korkacak ve tedirgin olacak değiliz.  Zaten BDP’lilerin dokunulmazlıkları fiili olarak ihlal ediliyor. Yargılamalarımız devam ediyor. Polis, savcı, yargının dokunmadığı BDP’li vekil yoktur” diye konuştu.

Başdanışman fal bakıyor
Başbakan Erdoğan’ın danışmanı Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan’ın BDP’nin yeni anayasa hazırlığı konusunda ‘Maraza çıkaracağı’ yönündeki açıklamaları üzerine Demirtaş, “Danışmanlar eskiden somut verilere dayanarak konuşur, analiz yapar, tarihten çıkarılan derslerle geleceğe dair perspektifler sunarlardı. Ama şimdi, danışmanlar aslında fal bakıyorlar. Her halde kahve içip baktıkları faldan BDP’nin ne yapmak istediği kendince analiz etmeye çalışıyorlar. Böylesine danışmanlarla Türkiye’nin yönetilmesi trajik bir durumdur. Bu kadar sığ ve burnunun ucunu daha göremeyen analizler bizi ürkütüyor. Başbakan bunlara inanarak güvenerek politika üretiyorsa Türkiye’nin geleceği çok karanlık görünüyor. Yeni ve özgürlükçü anayasa konusunda masada en samimi duruşu sergileyen BDP’dir. AKP bir şekilde masadan kaçmaya çalışmak istiyor. Bunu bir şekilde diğer partilere yüklemek için fırsat kolluyor. Bu ucuz hesaplar tutmaz” dedi.

Sonunda müzakere olacak
Operasyonlar ve çatışmalar konusuna da değinen Selahattin Demirtaş, yaklaşık 1.5 aydan bu yana Şemdinli ve Çukurca arasındaki 400 kilometrekarelik bölgenin karadan HPG’nin denetiminde olduğunu söyledi. Demirtaş, ordunun sadece havadan karakollara lojistik destek sağladığını belirterek, şunları söyledi: “Askeri açıdan PKK’nin bitirilemeyeceğini Şemdinli’de 40 gündür süren savaş ve acı gerçek bir kez daha ortaya koydu. Oradan çıkarılması gereken sonuç şudur. Kürt sorunu tank- topla haledilecek sorun değil. PKK askeri olarak bitirilse de Kürt sorunu ortadan kalkmayacaktır. Doğru sonuçlar çıkarılırsa bu aşamada ciddi radikal değişikliklerle hükümet müzakereleri gündemine alırsa hep birlikte ölümleri ve akan kanı durdurabiliriz. BDP olarak daha güçlü bir şekilde destek vermeye hazırız. 50 yıl daha savaşılsa gelinecek nokta müzakere masasıdır. Bize göre durum bu kadar açık iken bu savışı iki tarafın uzatmaması lazımdır. İki tarafından savaşı artık bir seçenek olmaktan çıkarıp yeni bir müzakere süreci başlatması lazımdır. Şemdinli bunu yakıcı bir şekilde göstermiştir.”

Zana sustu, çünkü...
Başbakan Erdoğan ile görüşen Amed Milletvekili Leyla Zana’nın BDP ile PKK tarafından susturulduğuna yönelik iddialara ilişkin de Demirtaş, şöyle konuştu: “Leyla Zana’yı ne biz konuşturduk ne de biz susturduk. Kendi iradesi ile konuştu. Susuyorsa da kendi kişisel tavrıdır. Partimizin kendisine yönelik ne bir baskısı, ne de bir susturma girişimi olmuştur. Tam tersine konuşmaları engelleyen devletin kendisidir. Leyla hanım girişimlerinin devamını getirmediyse, getiremediyse AKP’nin çirkin yüzünü, oyuna, hileye dayalı yüzünü belki daha net gördüğü içindir. Kendisi iyi niyetle bir çaba ortaya koydu. Bu iyi niyetli çabasını hem kendisine karşı hem bize karşı bir parçalama girişimi olarak kullandılar. Sanıyorum Leyla hanım da bundan ciddi derecede rahatsız oldu.”

AMED