- Enerji üretimin yanında enerji dağıtım hatların kimin kontrolünde olması da çok kritik bir noktadır. Ürettiğiniz enerjiyi dağıtım hatlardan kaynaklı tüketicilere çok pahalıya ulaştırırsanız, ciddi sıkıntılar ortaya çıkarır. Dağıtım hatları tekellerin elindeyse (ve bu tekeller enerji üretimine de sahip ise), bunun böyle olma ihtimali daha da yüksektir.
- Elektrik ve ısı enerji üretimini genel olarak temel ve pik elektriğe ayırmak lazım. Gün (örneğin sabah saat 6 ile 9 arası geceye göre daha fazla tüketilir), hafta ve yıl içinde tüketimde ciddi farklılık ortaya çıkabiliyor. Bugünkü çağda kömür ve nükleer santraller temel tüketimi karşılarken, hidroelektrik santraller daha çok pik zamanlar için işletilir.
- Elektrik enerjisi, ısı enerjisi gibi depolanamadığı için büyük bir sorun. Elektrik enerjisi üretildikten ve hatlara aktarıldıktan sonra hemen tüketilmesi gerekir. Depolanma ihtimali çok sınırlı olduğu için pik santralli amaçlı santraller az kapasiteli (günün, haftanın belli zaman dilimlerinde) çalışıyorlar.
Mevcut enerji politikasının eleştirisinden ortaya çıkan ilk sonuç, fosil enerji unsurların ‘yenilenebilir’ enerji türleriyle değiştirilmesidir. Bu konuda çoğu kesim prensipte herkes hemfikir. Ancak eleştirel ve duyarlı kesimler iklim değişikliğini sınırlı tutmak için bunun 20-30 yıl içinde gerçekleşmesini talep ederken, hükümet ve sermaye kesimleri buna 40-60 yıl daha ihtiyaç olduğunu söylerler. Yenilenebilir enerji konusunda önemli bir tartışma noktası, neoliberal ve sağ kesimlerin hidroenerjiyi maalesef ‘yenilenebilir’ olarak görmesi. Hidroenerjinin neden olduğu yıkıcı sosyal ve ekolojik etkilerle birlikte iklim üzerinde de olumsuz etkilerin olduğunu dikkate alarak asla yenilenebilinir olamayacağını vurgulamak lazım.
İkinci çıkarılması gereken sonuç, enerji tüketiminde radikal düşüşe gidilmesidir. Bu düşüş sanayi ülkelerde yüzde 80’ı aşması lazım, TC gibi gelişen devletlerde bile yarı yarıyı bulması gerekir. Bunun nedeni şu: yenilenebilir enerji türlerinin fosil enerji türlerin yerini alsalar bile yaygın kullanılması da büyük ekolojik yıkıma neden oluyor (bu boyutu 16 Kasım 2012 tarihli yazıda ele aldık). Bu ekolojik yıkım özellikle güneyli ve yoksul ülkelerde gerçekleşiyor ve enerji unsurlara erişim amaçlı savaşlar da söz konusu oluyor. Enerji tüketiminde radikal düşüş böylece barışa da hizmet ediyor.
Üçünçü çok önemli gereklilik, mümkün oldukça enerjinin yerelde üretilmesidir. Her yerleşim yeri veya bölge kendi ihtiyacını karşılacak kadar enerjiyi üretirse, ayrıyeten yukarıda bahsettiğimiz enerji tüketiminde radikal düşüş ile ekonomik ve dolayısıyla siyasi anlamada ciddi bağımsızlığa ulaşacak ve dünya pazarındaki enerji fiyatı değişikliklerden etkilenmeyecektir. Her bölgeye detaylı bakılırsa genelde enerji ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye sahip olduğu görülecektir; bu hedefe ulaşmada büyük kentler çok daha da zorlanacağı ortada. Her bölge kendi enerjisini üretirse büyük enerji ulaşım hatlara ihtiyaç olmayacağı için de doğa üzerindeki olumsuz etkiler azaltılacaktır (bkz. 16.11.2012). Enerjinin üretilmesi yerelde tüketilmesi politikası ayrıyeten hem elektrik yoğunluklu sanayilerin enerji üretimin olduğu yere kurulması anlamını da taşıyor – ki bu sanayilerin bölgeler düzeyinde daha adaletli dağıtımını beraberinde getirebilecektir - hem de enerji lobisinin dağıtılmasıyla genelde demokrasiyi güçlendirecektir.
Dördüncü gereklilik, enerji üretim ve dağıtımın kamusal olması ve demokratik kontrole tabi tutulmasıdır. Enerji üretimin şirketlerin elinde olması durumunda – enerji ihtiyacın bölgesel düzeyde üretilmesi durumunda bile -, enerji politikasında istediğiniz hedeflere ulaşamasınız. Şirketlerin çıkarı, tüketimin çok olması, birim fiyatın arttırılması ve gerekli onarım faaliyetlerin mümkün oldukça geç yapılmasıdır. Eğer enerji üretimi ve dağıtımı kamusal olursa, yani yerel yönetime ait ise, şeffaflık ve demokratik kamuoyu kontrolü geliştirilirse, yukarda belirtilen hedeflere ulaşmak çok daha kolay olur. Aynı zamanda olası özelleştirme ve ticarileşme durumlarının da önüne geçilmiş olur.
Beşinci önemli olan nokta enerji kullanımında etkinlik geliştirmektedir. Daha iyi teknik ve araçlarla (tasaruf sağlayan ampül, hat) sanayi ülkelerde yüzde 20’ye varan tasarruf mümkün olduğu değişik araştırmalar ortaya koyuyor.
Ç(ım)a enerji? (3)
Geçen iki yazımızda enerjiyi elektrik ve ısı boyutuyla ele aldık. Çıkaracağımız sonuçlarına geçmeden önce bir üç önemli boyuta daha değinmek lazım.