Tüm dünyada olduğu gibi Çin'de de kadınları aşağılayan atasözleri oldukça yaygın. Bunlardan biri de "evli kız çocuğu dökülmüş su gibidir." Bu sözden de anlaşılabileceği gibi Çin'de geleneksel olarak erkek çocukların tercih edilebilirliği, yasalarda toplumsal cinsiyet eşitliğinin devlet politikası olmasına rağmen hala geçerliliğini koruyor.

Özellikle kırsal kesimde bu ayrım kadınlar açısından daha da yakıcı oluyor. Evlenen bir kız çocuğu artık çocukluğunu yaşadığı köyün bir ferdi olarak kabul edilmediği gibi herhangi bir yerin adı ile de tanımlanmıyor. Yerel yönetimin ona ait toprakları satması halinde de, bu kadınlar her hangi bir pay alamıyorlar.
Evli kadınlar hiçbir tazminat alamıyor. Kadınlar durumun düzeltilmesi ve köylerinde kayıt altına alınmaları için Pekin'e kadar gitmelerine karşın herhangi bir yanıt alamıyor. Dava etmeye kalktıklarında ise yerel mahkemeler davayı kabul etmiyor. Şehirde de kaydı olmayan binlerce kadın kayıtsız ve ortak ekonomiden hakları olan payı alamadan hayatlarını sürdürmeye çalışıyor.
Eğer kadınlar boşansa ya da eşleri ölse de, kadının yine hiçbir yerde kaydı olmuyor. Kırsal Kesim Kadınları Kültürel Gelişme Merkezi tarafından çıkarılan rapora göre, Pekin'de çalışan temizlikçi kadınların yüzde 30'a yakını boşanmış. Güncel uygulamaya göre, bu kadınlar artık eşlerinin toprakları ile bütün ilişkileri kesildiği gibi doğdukları yerdeki toprak haklarına da kavuşamıyorlar. Dolayısı ile yaşamak için şehirlere akın ediyorlar.
Çin'de bir erkek evlendiğinde köyünden eşinin köyüne geçse bile, kendi köyündeki toprak hakkı saklı kalıyor.

 HABER MERKEZİ