Sosyal eşitsizliklerin payı var
Prof. Dr. Adnan Gümüş ise, cinsel istismarın genel olarak istismarın bir şekli, hem de istismarın en ağır formlarından biri olduğunu ve pek çok türünün tarih boyunca "hak" olarak görüldüğüne işaret etti. Gümüş, "İslam kültürü içinde cariye edinme; miras, savaş veya satın alma yollarıyla cevaz karşılanmaktadır. Hz. Muhammed'in de Hz. Ali'nin de cariyeleri vardır. Günümüzde cinsel istismar azalmamış hatta formları daha da çeşitlenerek sürmektedir. Cinsel istismarın bu kadar kolay olmasında patriarkal değerlerin, erkek egemen bakışın, egemenlik ilişkilerinin, ast-üst ilişkilerinin, toplumdaki eşitsizliklerin büyük payı bulunmaktadır. Cinsel istismarın biopsişik bazı sebepleri de olmakla birlikte istisnalar dışında erkekten kadına, büyükten küçüğe, üstten alta, egemenden tebaya doğru açık bir yönü bulunmaktadır. Tersi durumlar az rastlanır vakalardandır" dedi.
Kültürel ve kurumsal desteği var
Bireysel istismar ile kurumsal istismar arasında da olay açısından değil, ancak derece açısından büyük farklar olduğunu kaydeden Gümüş, kültürel ve kurumsal destek olmaksızın, koruma kollama olmaksızın yaygın cinsel istismarın sürdürülmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Bu durumun en iyi örneğinin ise "insan ticareti" olduğunu belirten Gümüş, şunları söyledi: t"Türkiye'de de çeşitli pavyonlarda pek çok kadın ruhsatlı ruhsatsız çalıştırılmakta, pek çok evde bakıcılık ile birlikte farklı davranışlara da maruz kalmaktadır. Polis ve diğer ilgili kurumlar çoğu kez bunları görmezden gelmekte, üzerine yeterince gitmemekte, bir kısım mensubu bu tür ticarete gayrimeşru ortaklık yapmakta, insan kaçakçılığında rol almaktadır. Kurumsal ve değerlere ilişkin sorunların aşılması uzun yıllar gerektirmektedir. Cinsel istismara okul, askerlik, işyeri, otobüs, dolmuş, taksi, ev; bilumum insanın olduğu neredeyse her yerde rastlanmaktadır. Belki en yaygını evlilik çatısı altında gerçekleşmekte, hiç kimsenin 'mahremiyet' altında müdahalesi istenmemektedir. Ne suç, ne mahrem… Çok zor bir konudur. Mücadelesi kurumsal ve yasal açıkları kapatmakla başlayıp kafaların, kafalardaki ve pratikteki egemenlik ilişkilerinin aşılmasından başlayacaktır. Fiziki şartlar ve koruma önlemlerinden daha fazla da değerler sisteminin dönüştürülmesi gerekmektedir. Makro ve ütopik çözümü ise eşitlik, özgürlük ve dayanışmadan geçmektedir. Hem patriarkal değerlerin, hem de eşitlik ve özgürlük sorunun birlikte aşılmasından geçmektedir" dedi.
HAMDULLAH KESEN/DİHA/ADANA
Sêrt'te cinsel istismara karşı yürüyüş
Kürdistan illerinde faaliyet yürüten kadın kurumları ve birçok sivil toplum kuruluşu, son dönemde yaşanan cinsel istismar, taciz ve tecavüz olaylarını protesto etmek amacıyla Sêrt’te yürüyüş düzenledi. Berfin Kadın Merkezi önünde başlayıp İHD Siirt Şubesi önüne kadar yapılan yürüyüş boyunca "Jin jiyan azadî", "Kadına uzanan eller kırılsın", "Fuhuşa dur de", "Bijî yekîtiya jinan" sloganları atıldı.
Yürüyüşün ardından kadın kurumları ve bölge STK'leri adına açıklama yapan İHD Siirt Şube Başkanı Vetha Aydın, kadına karşı şiddet, katliam, taciz, tecavüz ve cinsel istismarın her geçen gün arttığını ifade etti. Kadınların bedenlerinin kendilerine ait olduğunu ifade eden Aydın, kadına yapılan ve yapılacak yönelimlerin cezalandırılması için mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.
Aydın'ın ardından konuşan Batman Petrol-İş Şube Başkanı Mustafa Tekin de, Sêrt'te yaşanan son cinsel istismar olayının Kürt halkını derinden üzdüğünü; ancak Kürt erkekleri olarak eril zihniyeti aşana kadar özgürlük mücadelesi veren Kürt kadınlarının yanında olacaklarını söyledi.
DİHA/SÊRT