Almanya ile Kürdistan arasında bir köprü

Dosya Haberleri —

22 Haziran 2021 Salı - 08:55

  • Almanya’da Kürt halkı ve özgürlük mücadelesi için kamuoyu çalışmaları yapan Civaka Azad, “Dış İlişkiler Konferansı” gerçekleştirdi. Farklı hareketlerden 70 kişinin katıldığı konferansta “halk diplomasisinin” nasıl yürütüleceğine dair önemli kararlar alındı. Sol Partili Cansu Özdemir, amaçlarını bir cümle ile özetledi: “Almanya ile Kürdistan arasında bir köprü kurmak.”

REWŞAN DENİZ

FRANKFURT

 

Almanya’da Kürt halkı ve özgürlük mücadelesi için kamuoyu çalışması yapan Civaka Azad, Dış İlişkiler Konferansı gerçekleştirdi.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Civaka Azad üyeleri, iki günlük kongre sürecini aktardı. İlk gün konferansın konuşmacıları hakkında bilgilendirme yapılırken, ikinci günde dört ayrı grup halinde atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Atölye ve oturumlarda basın ve kamuoyu çalışmaları, diplomasi ve lobi çalışmaları, kriminalizasyona karşı mücadele ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı çalışmalar ile ilgili planlamalar çıkarıldı.

Yaklaşık 70 kişinin katıldığı konferansta, Frankfurt’taki Saalbau salonunda gerçekleştirildi. Gazeteci Ferda Çetin, Hamburg Parlamentosu Sol Parti Grup Eşbaşkanı Cansu Özdemir, yazar Peter Schaber, Kürt siyasetçi Mehmet Demir ve avukat Mahmut Şakar gibi isimlerinin de katılarak konuşmalar yaptığı kongrede ilk olarak gazeteci Ferda Çetin bir konuşma gerçekleştirerek savaşın veçhelerini anlattı.

 

Halk diplomasisi ile ana akımla mücadele

Konferansın açılış konuşmasını yapan ve ayrıca konferansın moderasyonunu üstlenen Civaka Azad üyeleri, ilk cümlelerini “Biz kimiz” sorusuna yanıt vermek amacı ile kurdu. Civaka Azad’ın çalışmaları ve Kürt Özgürlük Hareketi içindeki rolüne ilişkin aktarımlar yapan üyeler, “Civaka Azad, Kürt toplumunun sesidir” dedi.

Civaka Azad’ın Kürt Özgürlük Hareketi içerisinde hem basın hem de diplomasi çalışmaları yaptığını vurgulayan üyeler, diplomasi yaklaşımlarının ise devletlerinkinden farklı olduğunu belirtti. Bu farklılığı “halk diplomasisi” kavramsallaştırması ile anlattıklarını söyleyen üyeler, bununla “iki karakterli bir diplomasiyi” işaret ettiklerini belirtti. Bu “iki karakter”den biri “toplumların barış ve dayanışma içinde bir arada yaşamı, yani demokratik toplumun inşası” olarak açıklanırken, diğer karakterin ise “barışı inşa etme mücadelesini koruma ve savunmaya yarayacak diplomasi çalışmaları” olduğu belirtildi.

Diplomasi çalışmaları ile parlamento ve siyasal gündeme etki etme amacının güdüldüğünü de belirten üyeler, kamuoyunda yaygınlaşan tartışmaların birçoğunun anaakım tarafından yönetildiğine dikkat çekti ve ekledi: “Anaakım medya, kamuoyunun çıkarının hangi tartışmada olduğunu ‘yukarıdan’ kararlaştırıyor. Biz, bu kararın ‘aşağıdan’, yani temelden verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Sessizliğe de, tek taraflı yayıncılığa da tepki gösteriyoruz. Bu, önemli bir tutum.”

 

Barışta ısrar eden silah gönderiyor

Civaka Azad’ın sunumu ardından konuşma yapmak üzere mikrofonu alan gazeteci Ferda Çetin, Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarını ve savaş sonrası oluşan sistemleri değerlendirdi. Çin, İngiltere, Fransa, Almanya ve Rusya gibi ülkelerin bir yandan dünya barışını savunur görünürken, diğer yandan en fazla silah ihracatını gerçekleştirdiğine dikkat çeken Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Günümüzde savaş, karmaşık bir hale geldi. Birbiriyle çatışan güçler, hem birbirleriyle doğrudan savaşmıyorlar hem de birbirleriyle anlaşıyorlar. Örneğin Türkiye ile Rusya, Suriye topraklarında birlikte hareket ediyor ama Libya’da karşıt güçleri destekliyor. Yani birbirine karşı savaşan güçler, öte yandan sürekli b ir açık kapı bırakıyor. Burada Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın paradigması olan ‘Demokratik Konfederalizm’ ortaya çıkıyor. Bu, toplumların ihtiyaçlarına göre biçim alan, ortaya çıkan bir sistemi ifade ediyor. İktidar paylaşımı üzerinden bir yeri tanzim eden sistemin karşısında duran bu paradigma, tam da bu yüzden hedef haline geliyor.”

 

‘Terör’ yeniden tartışılmalı

İslamcı çete örgütlerinin karakterine de değinen gazeteci Çetin, “Bu Selefist örgütlerin felsefesi, bütün insanlık Müslüman olana kadar savaşmaya devam etmektir. Bunu İslam’ın gereği olarak gösterip savaşlarını meşrulaştırmaya çalışıyorlar” dedi. Bu çete örgütlerinin karşısında durduğunu söyleyen ABD’nin aynı anda PKK’nin başındaki üç kişi için ise para ödülü koyduğunu hatırlatan Çetin, “Üçüncü Dünya Savaşı’nı çok kan dökmeden, çok para harcamadan sürdürmeye çalışıyorlar” dedi.

“Terör” kavramının yeniden masaya yatırılması ve tartışılmasının önemli olduğunu da vurgulayan Çetin, Avrupa’nın siyasi çizgisine dair ise şunu söyledi: “Bir yandan mülteciler gelmesin diye para veriyorlar, diğer yandan ise Türkiye’nin Suriye ve Rojava’dak işgalini para vererek meşrulaştırıyorlar.”

 

Schaber: Farklı hareketlerle dayanışma halinde olunmalı

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın felsefesine giriş mahiyetinde bir kitabı geçtiğimiz aylarda yayınlanan yazar Peter Schaber de konferansın konuşmacılarından biriydi. Almanya’nın iç ve dış politikasına dair bir sunum yapmak üzere söz alan Schaber, Kürt Özgürlük Hareketi’ne yönelik kriminalizasyon politikasına dikkat çekti.

Kürt Özgürlük Hareketi’nin Almanya’da mücadelesini antifaşist, ekolojist, feminist ve sol hareketler ile birleştirebileceğine vurgu yapan Schaber, “Örneğin ekoloji hareketleri ‘Fridays for Future’ ve ‘Ende Gelaende’ ya da antifaşist hareketlerden ‘Migrantifa’ gibi hareketlere Kürt Özgürlük Hareketi de kendini katabilir” dedi.

Schaber’e göre, “Kürt Özgürlük Hareketi’nin Alman sol hareketler içinde ortak hareket edebileceği alanlar olsa dahi aynı duruşta olup birlik olabileceği bir hareket” ise “ne yazık ki mevcut değil.”

 

Özgürlük Hareketi, Almanya’daki antifaşist harekete dahil olabilir

Konferansın devamında Civaka Azad’ın hedefleri üzerine konuşuldu. Katılanlar ile karşılıklı bir tartışma ile halkla ilişkiler ve basın çalışmalarında ne tür sorun ve eksikliklerin ortaya çıktığı üzerine konuşmalar gerçekleştirildi. Özellikle dil sorununa değinen katılımcılar, Almanca, Kürtçe ve Türkçe dillerinin birçok kişi tarafından farklı düzeyde biliniyor olmasının genellikle ortak çalışma ve eylemlerde zorluk teşkil ettiğine dikkat çekti.

Konferansta sunum yapan isimlerden biri de Av. Mahmut Şakar’dı. Şakar, PKK’ye yönelik faaliyet yasağının yürürlüğe girdiği 1993 yılından ve PKK’nin “terör listesi”ne alındığı 2002 yılından bu yana hukuk mücadelesinin Avrupa’da dilendiği ölçüde kurumsallaşmadığını belirtti. PKK’nin 2014’te Adalet Divanı’na yaptığı başvuruyla ilgili verilen karara atıflarla Şakar, PKK’ye yönelik kriminalizasyonun hukuki açmazlarına dikkat çekti. PKK yasağı ile ilgili hukuki çalışmalar yürüten AZADÎ Hukuk Bürosu’nu da hatırlatan Şakar, bu tür çalışmaların daha etkili yürütülmesi hedefini ortaya koydu.

 

Basın çalışmaları nasıl yapılır?

Konferans, ikinci gününde atölye çalışmaları ile devam etti. Atölyeler öncesi bir konuşma yapan ekoloji hareketi Ende Gelaende’den Sina, basın çalışmalarına ilişkin bir sunum yaptı. Basının kim tarafından, hangi amaçla kullanıldığına dair bir tartışma yürüten Sina, “Demokratik Konfederalizmin basın alanında nasıl uygulanabileceğine” dair konuştu. “Haber değeri” kavramını da tartışmaya açan ve neyin, kime göre haber değeri taşıdığı sorusunu soran Sina, basın açıklamalarında kullanılan dili de değerlendirdi. Sunumda sosyal medyanın demokrasi mücadelesinin amaçları doğrultusunda ne denli ve nasıl kullanılabileceği tartışmasına da yer verildi.

 

Özdemir: Parlamento ile  sınırlı kalmamak önemli

Hamburg Parlamentosu Sol Parti Grup Eşbaşkanı Cansu Özdemir ise konuşmasının başında yaptıkları diplomasi çalışmalarına ilişkin bilgi vererek Almanya’da Kürt kimliğinin daha görünür kılınmasının önemine değindi. Baskı ve kriminalizasyon politikaları karşısında mücadele etmenin önemli olduğunu vurgulayan Özdemir, “Almanya ve Kürdistan arasında bir köprü oluşturmalıyız” dedi.

Parlamentodaki çalışmaları sırasında farklı parti gruplarından pek çok insanla bir araya geldiklerine de dikkat çeken Özdemir, şunları söyledi: “Çok büyük etki edeceğini düşünmesek de bizim sürekli söylediklerimizi farklı kesimlerin söylemesi, bazen kamuoyunda çok etkili olabiliyor. Bunun yanı sıra parlamento dışı ilişkilere de önem veriyoruz. Kadın kurumları, vakıflar gibi farklı örgütlerin yanı sıra eğitim alanında da görüşmeler yapıyor, ortak hareket ettiğimiz çalışmalar örgütlüyoruz.”

Konferansta Şehit Andok Cotkar'ın (Konstantin) babası Thomas da bir konuşma yaptı.

 

 

Yeni dönem kararları

 

Civaka Azad’ın Dış İlişkiler Konferansı’nda kurulan dört atölyede “basın ve kamuoyu çalışmaları”, “diplomasi ve lobi çalışmaları”, “baskılara karşı mücadele” ve “Öcalan’ın özgürlüğü için kampanya” başlıklarında tartışmalar yürütüldü, kararlar alındı. Atölyelerin aldığı kararlar şöyle:

 

 

Basın ve kamuoyu çalışmaları

* “Online atölye” hazırlığı yapılacak. Bu atölye kapsamında basın açıklamaları nasıl hazırlanır, video ve fotoğraf montajı nasıl yapılır gibi konularda eğitimler verilecek.

* Basın kurumları ve yerel muhabirlerle ilişkiler geliştirilecek.

 

Diplomasi ve lobi çalışmaları

* Diplomasi çalışmalarının nasıl yürütülmesi gerektiğine ilişkin de bir atölye ve eğitim çalışması düzenlenecek.

* Dayanışma içinde olunan kişi, kurum, kuruluş, parti ve hareketlerle ilişki artırılacak; talepler, mümkün olduğunca geniş kesimlerle birlikte dile getirilecek.

* Yerellerde yapılan etkinliklerde Civaka Azad, daha aktif ve etkili rol oynayacak.

 

Baskılara karşı mücadele

* Eyaletlerde çıkarılan “Polis Yasalarına” ve toplanma hürriyetini kısıtlayan yasal düzenlemelere karşı kurulan ittifak ve inisiyatiflerde Civaka Azad, aktif katılım sergileyecek.

* Baskılar (cezalar, yasaklar vs.) daha etkili ve düzenli biçimde kayıt altına alınacak.

* Hukuki duruma ilişkin seminerler ve atölyeler hazırlanacak.

* Farklı mahkemelerde süren davalar takip edilecek.

* PKK yasağının teşhiri ve kaldırılması talebini yaygınlaştırmak amacı ile yapılan çalışmalar güçlendirilecek.

 

Öcalan’ın özgürlüğü için kampanya

* “Die Zeit ist reif” ve “Dem dema azadiyê” sloganıyla yürütülen kampanya kapsamında yapılan çalışmaların sürekli gündemde tutulması sağlanacak.

* Kampanya materyalleri çeşitlendirilecek.

* Kampanyanın kamuoyuna ulaştırılması için basın çalışmaları yapılacak, mesela ‘podcast’ hazırlanacak.

* Öcalan’ın savunmaları, seminer gibi etkinlikler üzerinden üniversitelere taşınacak.

 

 

 

Almancada ‘birinci ağızdan’ Kürdistan

 

Civaka Azad (Kürt Kamuoyu Çalışmaları Merkezi), Kürdistan’da ve Kürt Özgürlük Hareketi’ne ilişkin hem güncel gelişmeleri hem de temel metinleri Almancada ulaşılabilir hale getiriyor; ayrıca Kürdistan konulu etkinlikler için uygun konuşmacılar bulmakta da kurumlara yardımcı oluyor. Kurum ile ilgili daha fazla bilgi almak için “civaka-azad.org” internet sitesi takip edilebilir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.