Başbakan Angela Merkel’in mültecilerin Avrupa'ya gelişini önlemek için Türk devletiyle yakınlaşması, Almanya’daki muhalefet partileri tarafından eleştiriliyor. Muhalefetteki Sol Parti milletvekili Sevim Dağdelen, gazetemize yaptığı açıklamada Merkel’in mültecileri Avrupa'dan uzak tutmak için  Erdoğan’ın önünde diz çöktüğünü söyledi. 


Mülteci pazarlığı çok çirkin

Dağdelen, mültecileri topraklarında tutsun diye Türk hükümetine 3 milyar Euro verilmesini de "son derece çirkin" olarak nitelendirerek, "Bu aynı zamanda Merkel ile AB'nin politikasının da tasfiyesidir" dedi. 

Türk hükümetinin Kürtlere yönelik politikasına tepki gösteren Sevim Dağdelen, Merkel’i de bu politikayı kınamadığı için eleştirdi. Dağdelen Merkel'in sessizliğini ise Türk ile Alman hükümetleri arasındaki çıkar ilişkisine bağladı. 

AKP Hükümeti'ni kınamak yerine Ankara'ya Alman silahlarının satılmaya devam edildiğini, ekonomik, istihbarat, askeri ve güvenlik alanlarında işbirliğinin sürdürüldüğünü belirten Dağdelen, böylelikle Türkiye’deki insan hakları ihlallerinin, ablukaların ve katliamların desteklendiğini vurguladı. 


Ziyaret muhalefete darbedir

Milletvekili Dağdelen "Merkel'in böylesi bir dönemde Türk devletiyle yakınlaşması sadece Kürtlere karşı değil; tüm demokratik muhalefete atılmış bir sille ve darbedir" diye de ekledi.


Yeni göç dalgası uyarısı

Suriyeli mültecilerin gelişini engellemek için AKP'nin Kürtlere yaptıklarına sessiz kalan Merkel'in politikalarının yeni bir göç dalgasına neden olacağı uyarısında bulunan Dağdelen, "Şu anda 200 bin insan Kürt illerinden göç etmek zorunda kaldı. Bu insanlar nereye gidecekler? Kürtler diye İstanbul'da, metropollerde yaşatmıyorlar; linç ediyorlar. Böyle olunca elbette insanlar Avrupa'ya gelmeye çalışacaktır" dedi.


Cizre'deki durum çok vahim

Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen, Cizre'de yapılan katliamı esefle kınadıklarını belirterek, "Çok vahim bir durumla karşı karşıyayız. Son derece üzgünüm. Bu zulme karşı Kürt halkıyla dayanışma içinde olacağız" dedi. 


AKP katliamı örtbas etmeye çalışıyor

Dağdelen 'terörist' diyerek sivil insanları öldüren Türk devletinin şimde de bölgeye kimseyi almayarak, muhalif basın ile siyasetçilere yasak koyarak ve yandaş medya aracılığıyla katliamın üzerini örtmeye çalıştığına dikkat çekti. 


Her platformda teşhir sözü 

Cenazelere eziyet eden, ölüm üzerinden propaganda yapan ve ölen insanların yanına silah koyarak dezenformasyon yapan bir devletle karşı karşıya olduklarına dikkat çeken Dağdelen, "Fakat bu böyle gitmez" diyerek konuyu Federal Parlamento'ya (Bundestag) taşıyacaklarını söyledi. 

Bununla da yetinmeyeceklerini vurgulayan Dağdelen, "Daha da yoğunlaşacağız. Önümüzdeki günlerde Kürdistan'da yaşanan zulmü Meclis Dışilişkiler Komisyonu'nda da gündeme getireceğiz. Avrupa Birliği komisyonlarında da tüm bunları gündeme getirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. 


Kürt illerinde inceleme talebi

Abluka altındaki Kürt illerinde inceleme yapmak istediklerini HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'a ilettikleri bilgisini de paylaşan Dağdelen, Sol Parti'nin her zaman Kürt halkının yanında olacağını söyledi. 


Alman kamuoyu olanlardan rahatsız

Muhalif siyasetçi, Merkel hükümetinin yakın işbirliğine rağmen Erdoğan ile güdümündeki AKP hükümetinin politikalarının Alman kamuoyunda desteklenmediğine de dikkat çekti. 

"Hiçbir zulüm rejimi sonsuza dek sürmemiştir" diyen Dağdelen Avrupa'da mücadelenin yükseltilmesi çağrısı yaptı: "Kürtler Avrupa'daki demokratik eylemlerle zulme ve baskıya karşı tepkilerini göstermeye devam etmeliler. Daha geniş cepheler oluşturarak Alman halkı ve diğer Avrupa halklarını da katarak mücadeleye devam etmeliyiz."


Kürtler çaresiz değil

Muhalif siyasetçi Kürtlerin artık bölgede önemli bir aktör konumunda olduğuna da dikkat çekerek, "Demirtaş'ın Rusya ziyareti ve başka gelişmeler, Kürtlerin bölgede daha geniş birlikteliklere gideceklerini gösteriyor. Tablo iç açıcı değil ama Rojava'da verilen mücadele de ortada. Kürtler DAİŞ'e karşı son derece başarılı bir mücadele yürütüyor ve ortaklıklar geliştiriyor" dedi. 



YEKO ARDIL/BERLİN