
Şırnak'ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015 ve 2 Mart 2016 arasında ilan edilen sokağa çıkma yasağı üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen hala birçok kişinin cenazesi bulunamadı. Yaralı halde mahsur kaldıkları evlerin bodrum katında ambulans beklerken yakılarak öldürülen 130 kişiden 16 kişinin cenazelerine şuana kadar ulaşılamadı. Adlı Tıp Kurumuna (ATK) avukatları aracılığıyla birçok defa kan ve DNA örneği veren ailelere herhangi bir dönüş yapılmadı. 2 yıldır girişimlerini sürdüren aileler, gözyaşı dökecek bir mezar taşlarının olmasını istiyor.
Aileler, cenazelerin inşaatı süren Toplu Konut İdaresi (TOKİ) sahasında olduğunu belirtirken, alanda şimdiye kadar 3 cenaze bulundu. İnşaatın durdurulması için yapılan tüm hukuki başvurular reddediliyor. Yasak esnasında 2 çocuğunu kaybeden Hezne Aslan, 2 yıl geçmesine rağmen halen cenazesi bulunamayan bir çocuğu için gözyaşı döküyor. Oğlu Sait’in cenazesini bulduğunu fakat kızı Hacer’in cenazesinin bulunamadığını aktaran Aslan, iki defa kan örneği verdiğini söyledi. Kızının birinci bodrumda katledildiğini kaydeden Aslan, “Kızım bazı geceler rüyalarıma giriyor. Bir an önce cenazelerin akıbeti açıklanmalı” dedi.
7 çocuğuyla eşini bekliyor
Cenazesi hala bulunamayan Osman Gökhan'ın eşi Taybet Gökhan da çocuklarının babaları için bir mezar taşı istediğini dile getirdi. Eşinin en son birinci bodrumda adının çıktığını kaydeden Gökhan, "2 yıldır her gün o anları tekrar yaşıyorum. 7 çocuğum ile birlikte her sabah bir umutla eşimin dönmesini bekliyorum" dedi. Birçok cenazenin molozlar arasında kaybolduğunu hatırlatan Gökhan, 2 ay önce eşinin annesinin yaşamını yitirdiğini ifade ederek, “Kayınvalidem ölmeden önce de kan örneği verdi. Oğlum verdi. Ama hala bulunamadı" diye konuştu.
Sokağa çıkma yasağı sırasında katledildiği bilinen, ancak cenazeleri hala bulunamayan 16 kişinin isimleri şöyle: Feride Yıldız, Sakine Durmiş, Mardin Çelebi, Hacer Aslan, Osman Gökhan, Hüseyin Dervişi, Servet Aslan, Serdar Pişkin, İdris Susin, Ali Aslan, Cemal Pürlek, Emrah Aşkan, Osman Esmeray, Ruken Alpaslan, Mustafa Keçanlu ve Emrah Aşkın.
Sur'daki cenaze 23 aydır bulunmuyor
Sur'daki çatışmalarda şehit düşen Hakan Arslan’ın cenazesinde 23 aydır yok. Oğlunun cenazesi için 16 kez Amed’e gelen Ali Rıza Arslan, “Sur’a gidip oğlumun cenazesini çıkartayım. Bir avuç toprağı olsun. İçim rahat etsin” dedi.
Amed’in Sur ilçesinde 28 Kasım 2015'te ilan edilen ve halen devam eden “sokağa çıkma yasağı” ardından çıkan çatışmalarda 22 Ocak 2016’da şehit düşen ve yasak nedeniyle Sur’da defnedilen Hakan Arslan’ın cenazesinden 691 gündür haber yok. Erzurum’un Karayazı ilçesine bağlı Çavuşköy’de oturan Arslan’ın ailesi çocuklarının cenazesine almak için 16 defa geldikleri Amed’de her seferinde elleri boş döndü. Çocuklarının cenazesinin çıkarılması için Diyarbakır Valiliği ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptıkları başvurudan sonuç alamayan Arslan Ailesi, avukatları aracılığıyla Sur’dan çıkan ve tutuklanan kişilerle cezaevinde yaptıkları görüşme sonucunda cenazenin yasaklı Hasırlı Mahallesi’ndeki Hasırlı Camisi yanına defnedildiğini öğrenmişti. Bunun üzerine cenazenin defnedildiği yerin tespit edilip çıkarılması için tekrar başvuruda bulunan ailenin talebi, savcılık tarafından cenazenin defnedildiği belirtilen yerde daha önce yapılan arama ve kazı çalışmalarında herhangi bir cenazeye rastlanmadığı gerekçesiyle reddedildi.
İçişleri Bakanlığı reddetti
Bunun üzerine Baba Ali Rıza Arslan’ın, cenazenin çıkarılması için İçişleri Bakanlığı’na yaptığı başvuru da aynı gerekçeyle reddedildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, cenazeleri Sur’da defnedilen Rozerin Çukur ve Ramazan Öğüt için de aynı cevabı vermişti. Ailelerinin ısrarlı talepleri sonucunda daha önce kazı yapılan alanda yeniden kazı yapılmış ve cenazelere ulaşılmıştı. Ancak Arslan Ailesi’nin talebi aradan geçen 2 yıla rağmen kabul edilmiş değil.
En az 26 cenaze çıkarıldı
HDP milletvekillerinin cenazenin bulunmamasına ilişkin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun yanıtlaması istemiyle Meclis'e verdiği soru önergesi üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen cevap verilmiyor. Çatışmaların ardından iş makineleriyle tamamı yıkılan ilçede Arslan’ın cenazesinin de bulunduğu alanda “Sur sevgi ile yükseliyor” sloganıyla başlatılan inşaat çalışmaları ise aralıksız şekilde devam ediyor. Arslan’ın defnedildiği yer belli olmasına rağmen her seferinde yaptıkları başvurulara olumsuz yanıt alan aile, belirtilen alanda çocuklarının cenazesini çıkarmaları için kendilerine izin verilmesini istiyor.
Tüm çabalarına rağmen sonuç alamayan baba Arslan, “Oğlumun cenazesine bekliyorum. Devlet oğlumun cenazesinin Sur’da olduğunu biliyor. Bugüne kadar 16 sefer Diyarbakır’a geldim. Çaldığım her kapıdan eli boş döndüm. Ben ne yapmışım? Sadece yüreği yanan bir babayım. Her gün acı içindeyim. Orada doğru düzgün bir çalışma yapmadan ‘cenaze yok’ diyorlar. Benim oğlumun cenazesinin Sur’da olduğunu kesin biliyorum. Oğlumun cenazesini çıkartmıyorlarsa bari bana izin versinler kendi imkân ve çabalarımla Sur’a gidip oğlumun cenazesini bulup çıkartayım” dedi.
Her gün acıları katlanıyor
Oğlunun cenazesinin bulunması için devlet ve hükümet yetkililerine çağrıda bulunan Arslan, şunları söyledi: “Ben bir babayım. Bir baba olarak 23 aydır acı içerisindeyim. Cenazeyi bulamadığımız her gün acımız katlanıyor. Annesi de öyle. Televizyonda cenazeyle ilgili bir haber gördüğümüzde kendimizi tutamıyoruz. Oğlumun bir parçası bile kalmışsa versinler bileyim ki bir mezarı var. Bir avuç toprağının üstüne gideyim, acım biraz da olsa diner.”
26 cenaze çıkarıldı
2015 ile 2016 arasında ilan edilen “sokağa çıkma yasakları” sonrası binlerce evin yıkıldığı Şırnak merkez ve Cizre ilçesi, Mardin’in Nusaybin ve Hakkari’nin Gever ilçelerinde, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapılan konutların inşası sürüyor. Konutların yapıldığı alanlarda şimdiye kadar en az 26 cenaze çıkarıldı. Ortaya çıkan bu tablo, resmi kurumların "cenaze yok" açıklamasını güvenilmez kılıyor.
MA/ŞIRNAK