Şırnak Barosu İnsan Hakları komisyonu ile birlikte akşam Nihat Kazanhan’ın öldürüldüğü yere gidiyoruz. Emniyet, ''Olay yeri inceleme'' ekibi ile birlikte akrep tipi 5 zırhlı araçla orada.
***
Emniyet olay yeri inceleme ekibi öğlen saatlerinde yine Şırnak Barosu avukatlarının gözetiminde olay yerinde inceleme yapmış. Yer toprak ve üzerine yağmur yağmış olduğundan, ayrıca cinayetin üzerinden 4 gün geçmesi nedeniyle gün içinde kan izine rastlamıyorlar. Ancak karanlıkta izi bulabilirler. Bu nedenle "karanlığın basması ile tekrar geleceğiz" diyerek ayrılıyorlar. Olay yerinden ayrılırken hiçbir önlem almıyorlar. Tek bir ekip bırakmıyorlar.
***
Nihat’ın öldürüldüğü yer çevre yolunun yanı. Vızır vızır araçlar geçiyor. Hemen yanında birkaç evin ışıkları ve Akrep tipi polis araçlarının farları yanıyor. Önce kan izini bulamıyorlar. Zırhlı araç farları ve birkaç evin ışığı söndürülüyor. Aramaya devam ediyorlar. Bu sırada olay yeri inceleme ekibindeki bir polise, "Neden ilk gün gelip inceleme yapmadınız. Cinayete ilişkin birçok iz ve kanıt yok olmuştur. İlk anda müdahale etmeniz gerekmiyor mu?" diyorum.  Polis "Güvenliğimizi sağlayamadık, o nedenle gelemedik" diyor.
Olay yeri inceleme ekibinden başka bir polis araya giriyor: "Nihat Kazanhan’ın nerede vurulduğunu bilmiyorduk o nedenle gelemedik" diyor. Bütün dünyanın yazdığı, Cizre’deki herkesin bildiği bir cinayetten ve cinayetin işlendiği yerden ekip haberdar olamamış, o nedenle gelememiş!
Ancak 4 gün sonra, yani 18 Ocak günü cinayetten haberleri olmuş ve olay yerini tespit edebilmişler.
Olayın olduğu yer Yafes Mahallesi ve Cizre Devlet Hastanesi'nin arka tarafına düşüyor. Boş bir arazi, etrafı açık ve çevre yolunun hemen yanı. Nihat’ın vurulduğu yer jandarma karakolunun 100 metre yakınında. Biri ''güvenliğimizi sağlayamadık o nedenle gelemedik'' diğeri ise ''olay yerini bilmiyorduk'' diyor.
Akıllara ziyan bir durum…
17 Ocak günü aynı mahallede akşam saatlerinde Nazım Ölmez evinin önünde silahlı saldırıya uğradı. Emniyet olay inceleme ekibi anında cinayetin olduğu alana intikal etti ve incelemelerini yaptı. Nazım Ölmez’in vurulduğu yer mahalle arası ve yakınında jandarma karakolu da yok. Sonradan öğrendik ki ''olay yeri inceleme'' ekibinin böyle hızlı davranmasının nedeni adli bir vaka olması. Şırnak Valisi, Nazım Ölmez’in vurulduğu silahlı saldırıya ilişkin "cinayet adli bir vaka" açıklaması yaptı. Demek ki polis isteyince haberi de oluyor, olay yerine anında müdahale de edebiliyor.
***
Ercan Demir 30 Aralık 2014’te Cizre’ye Emniyet Müdürü olarak atandı. Demir, Dink cinayeti dosyasında sanıktı ve yurt dışına çıkış yasağı vardı. Demir’in Emniyet Müdürü olduğu Cizre’de önce Ümit Kurt öldürüldü sonra Nihat Kazanhan vuruldu. Her iki cinayetin tanıkları "polis öldürdü" dediler. Cinayetin tanıkları konuşunca ve katiller gizlenemeyince bu sefer Dink soruşturması kapsamında Ercan Demir hakkında tutuklama kararı çıkartıldı. Erdoğan kameraların karşısına geçti ve ''Karanlık eller devrede. Cizre’de cemaatin tezgahı ve provokasyonu var. Tek tek ortaya çıkartacağız'' diyerek çokça yaptığı gibi pisliği cemaate attı.
Cizre’de 27 Aralık’ta başlayan olaylarda 4 kişi hayatını kaybetmişken ve şehir gerginken neden Ercan Demir İlçe Emniyet Müdürü olarak atandı? 
Soru yanıtını bulursa yaşananlar aydınlanır.
Ercan Demir hakkında tutuklama kararı çıkınca alelacele Ankara’ya uçtu. Orada hükümet ve MİT yetkilileri ile görüşmeler yaptı. Ondan sonra gitti teslim oldu. Kiminle görüştü, görüşmede ne konuştu bunun açığa çıkması lazım!
***
Nihat’ın, Ümit’in ve Cizre’deki cinayetlerin failleri Ankara’nın bol ışıklı koridorlarında kayıp mı oluyor?