Öz yönetim direnişleri sırasında Türk devlet güçleri tarafından büyük bir yıkıma uğrayan Cizre’de halk, kendi imkanlarıyla yaralarını sarmaya çalışıyor. HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın öncülük ettiği, Avrupa’da Heyva Sor a Kurdistanê, Türkiye ve Kürdistan’da ise Rojava ile Dayanışma Derneği’nin yürüttüğü Kardeş Aile Kampanyası çerçevesinde binlerce insan Kardeş Aile edinerek buradaki insanlarla dayanışma içerisine girdi. 

Kampanya çerçevesinde Cizre’de yaşayan Mehmet Emin Kazanhan ailesini kendisine Kardeş Aile seçen Karakoçanlı İlhami Akter de Avrupa’dan Cizre’nin yarasını saranlardan biri… 

İlhami Akter kardeş edindiği Kazanhan ailesinin misafiri olmak için gittiği Cizre’deki izlenimlerini gazetemize anlattı. Akter, Avrupa’daki Kürtlerin daha fazla bu kampanyaya sahip çıkması ve bu etkinliğin uzun vadeli olması gerektiğini söyledi. 


‘Yardımcı olmak bir namus borcudur’

Akter, Kardeş Aile Kampanyası’na nasıl katıldığını şu şekilde anlatıyor: “Hamburg’da Kardeş Aile Kampanyası çerçevesinde düzenlen toplantıya katıldım. Sayın vekil Faysal Sarıyıldız’ın anlattığı Cizre izlenimlerinden etkilenerek ben de bir Kardeş Aile edinmeye karar verdim. Anlatılanlar karşısında bir çok insan gözyaşlarına hakim olamamıştı. Bizler burada çok rahat bir şekilde yaşamımızı sürdürürken Kürdistan’da öz yönetim direnişlerinin olduğu bölgelerde insanlar can pazarındaydı. Evleri devlet güçleri tarafından yerle bir edilen binlerce insanımız çok mağdur bir durumda yaşarken bizlerin burada varlık içinde yaşamaları bir anlam ifade etmiyordu. Bizler de aynı durumu yaşayabilirdik. Böylesi bir durumda doğal olarak kendi insanımdan ancak yardım isteyebilirdim. Anlatılanlar o kadar iç yakıcıydı ki, adeta kendi insanlığımızdan utanır hale geldim. Bu duygularla ben de bir Kardeş Aile edinmeye karar verdim. İnsan ve vicdan sahibi olmak bunu gerektiriyordu. Sonuçta bu insanlar hepimiz için mağdur olmuşlardı. Bu insanlara yardımcı olmayı bir namus borcu olarak ele almak gerekiyor.”


‘Cizre adeta yerle bir edilmiş durumda’ 

Kampanya çerçevesinde Kardeş Aile edindiği Kazanhan ailesi ile tanışmak için Cizre’ye gittiğini belirten İlhami Akter, Cizre’de gördüğü acı ve trajedinin yanı sıra misafirperverliği de asla unutulmayacağını belirtti. 

Akter’in “Cizre’ye ilk kez gidiyordum. Cizre’yi hep direnişin, aşkın ve sevdaların kenti olarak duydum. Amed’ten yola çıktıktan sonra Cizre’ye kadar 30 arama noktasından geçirildik. Buna tepki gösterince de devletin kolluk göçleri tarafından tehdit ve hakaretlere maruz kaldım. Cizre’de adım başı polis kaynıyor. 5 metrede bir polis kontrol noktalarında aramalara tabi tutuluyorsun. Ne için geldiğimi sorguladılar. Cizre adeta polis ablukasına alınmış. Saray’ın polisleri bölge insanını zaten terörist gözüyle baktıkları için buraya gelen herkese aynı muameleye tabii tutuyorlar. Bu ruh haliyle Kazanhan ailesi ile tanıştım. Benim bir gün bile tahammül etmediğim bu olaylara Cizre insanı yıllardır yaşıyordu. Kazanhan ailesi büyük bir misafirperverlik ve memnuniyetle beni kabul ettiler. Beni kendilerinden biriymiş gibi bağrına bastılar. Bir çok insandan görmediğim sevgi ve ilgiyi bu insanlardan gördüm. Bunca yıkıma rağmen insanlar sevgi ve erdemlerinden bir şey kaybetmemişler. Daha önce buralara gitmediğim için hayıflandım. Keşke bu insanları daha önce tanımış olsaydım” dedi. 


Dünün zenginleri, bugünün yoksulları 

Cizre’de yaşanan vahşet ile beraber bölge insanının yaşamının altüst olduğunu belirten Akter varlıklı bir çok insanın bugünse çok zor şartlar altında yaşamını sürdürdüğüne dikkat çekerek şöyle devam etti: “İş güç sahibi bir çok insan yaşanan savaş ile birlikte ellerinden ne varsa yitirmiş. Bölgede, ticaret, hayvancılık ve tarımcılık durmuş vaziyette. Devlet bu insanları bilinçli bir şekilde açlığa mahkum ederek kendisine el açtırmaya zorluyor. Yıkılan evlerini onarmak isteyen bir çok insan, devlet güçleri tarafından engelleniyor. Cizre’de bir belirsizlik var. Ama çok ilginçtir ki AKP Hükümetine yakın olanlar ve korucu ailelerinin evleri sapa sağlam ortada duruyor. Yurtsever olarak bilinen insanların evleri hedef gözetilerek ve bilinçli bir şekilde yerle bir edilmiş. Devletin kolluk güçleri büyük bir nefret ve kinle saldırmışlar. Cizre’de yaşayan insanlardan duyduğum kadarıyla 700’den fazla insan yaşamını yitirmiş. Bir çok cenaze paramparça olduğu için tanınmaz bir halde kimsesizler mezarlığına defnedilmiş durumda. Kazanhan ailesinin bir çocuğu da 2015’te Cizre merkezinde polisler tarafından gerçekleştirilen infazla katledilmiş. Her aileden mutlaka kayıplar var. Savaş adeta bölgenin demografik yapısını değiştirmiş durumda. Cizre insanı kesinlikle bu zulmü haketmediğini düşünüyorum. “


Devlete aman dilenmek yok 

Türk devletinin bu yıkımlarına ve katliamlarına rağmen, Cizre halkının diz çökmediğini gördüğünü belirten Akter, kentte akşamları sokağa çıkma yasaklarının olduğunu söyledi. Akter 

“Evet belki orada çok büyük zulüm oldu, büyük tahribatlar yaşandı. Ancak bu insanlar diz çökmedi. Korku sadece bölge insanına özgü bir durum değil, polisler daha fazla korkuyor. Bundan dolayı da elleri her an tetikteydi. Cizre’de devlet güçlerinin saldırısında bir çok tarihi eser de nasibini almış. 

Sevdaların ve güzeliklerin başkenti Cizre adeta tanınmaz bir halde. Ama bölge insanı her şeye rağmen devlete aman dilemiyor” şeklinde izlenimini anlattı. 


Sarıyıldız’a şükran duyuyorlar

Devamla “Bu şehir ne yıkımlar gördü belki tarihinde” diyen İlhami Akter, HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın öncülüğünde başlayan Kardeş Aile Kampanyası ile çok sayıda ailenin mağduriyetinin giderildiğini söyledi.  

Akter devamla şu ifadeleri kullandı: “İnsanlar Sarıyıldız’a şükran duygularını sunuyor. Yapılanlar yeterli mi derseniz tabii ki değil. Bu kampanyanın uzun vadeli yürütülmesi gerekiyor. Avrupa’da başlatılan bu kampanya ile bölge insanında ‘Demek ki halen bizi düşünen kardeşlerimiz var’ şeklinde bir düşünce gelişiyor. Bu kampanya maddi katkının yanı sıra manevi olarak da bölge insanına güç veriyor. Bu insanların yaşadıklarıyla empati kurmamız gerekiyor. Kardeşlerimiz bunca mağduriyetle başetmeye çalışırken bizler ne kadar rahat olabiliriz. İmkanı olan herkesin mutlaka bir Kardeş Aile edinmesi gerekir. Varlık böylesi günler içindir. Bizler bugün yardım etmezsek yarın bu insanların yüzüne nasıl bakabiliriz. Cizre insanı oldukça gururlu bir halk. Açlıktan ölse de düşmanına el açmayacak kadar onurlu. Bizler de burada yapacağımız yardımlarla onların yükünü hafifletebiliriz.”

Akter, Avrupa’daki Kürtlere mutlaka Cizre ve öz yönetim direnişlerinin verildiği alanlara gidip olanları kendi gözleriyle görmelerini tavsiye ediyor. 

Akter, son olarak şu vurgulamada bulundu: “Geldikten sonra da hep oradaki insanları düşünüyorum. Keşke onlar için elimden daha fazlası gelse. İlk fırsatta tekrar gidip bu insanları göreceğim. Hani derler ya anlatmakla görmek bir olmaz. Ben gidip göreceğimi gördüm. Kendisine gerçekten vicdan sahibiyim, yurtseverim ve her şeyden önce insanım diyen herkesi bu kampanyaya daha güçlü bir destek sunmasını istiyorum.”


M. ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG