Çocuklar güvende değil

Kadın Haberleri —

Mukaddes Alataş

Mukaddes Alataş

  • Türk Milli Eğitim Bakanlığında cemaat ve tarikatlara zemin hazırlandığını söyleyen Önce Çocuklar Derneği Yöneticisi Mukaddes Alataş, çocukların güvende olmadığı uyarısında bulunarak, bundan tüm toplumun sorumlu olduğunun altını çizdi.  

İsmailağa Cemaati’ne bağlı olan Uzlet İlim Yayma Derneği Başkanı Alperen Sade'nin zihinsel engelli çocuğa tecavüz edip intihara sürüklemesi olayı, kadın ve çocukların içinde olduğu tehlikeyi gözler önüne seriyor. JİNNEWS'ten Rojda Aydın'a konuşan Önce Çocuklar Derneği'nden Mukaddes Alataş, çocukların taciz ve tecavüz tehlikesi ile yüz yüze olduğunu söyledi.

Önce Çocuklar Derneği, 2017’den bu yana Amed merkezli çalışma yürütüyor. Çocuk hakları sözleşmesi çerçevesinde çocukların psiko-sosyal, kültürel-sanatsal gelişimi ve dilsel, zihinsel ve fiziksel gelişimine yönelik çalışmalar yapan ve bu doğrultudaki kişi ve kuruluşlara destek veren Önce Çocuklar Derneği, Kürt dilinin ve kültürünün korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için yürütülen çalışmalara da katkı sunuyor. Dernek, ayrıca çocuk kanalı Zarok TV ile de ortak projelerde yer alıyor. 

Çocuklar güvende değil

Çocukların taciz ve tecavüz tehlikesiyle yüz yüze bulunduğunu; otoritenin gücünü çocukların istismar edilmesine sarf ettiğini ifade eden Alataş, “Bu yüzden çocukların güvenli alanlarda korunması gerekiyor. Güvenli bir sisteme ihtiyaç var. Şahsi ve toplumsal olarak bu sorunlar yaşanıyor. Kişiler çocuklara tecavüzü kendilerine reva görüyor.  Yine toplum faktörü de var. Toplum faktörünün risk olmasından devlet sorumludur. Devletin sorumluluğunu yerine getirmesi gerekiyor. Sosyal medya üzerinden verilen mesajlar ve eğitimdeki olumsuzlukların tamamı toplumsal risklerin faktörüdür. Toplumsal faktör bizi ilgilendiriyor. Çocuklara dönük cinsel istismar en fazla toplumsal alanda yaşanıyor. Bu sorun sistematik olarak devam ediyor ise bizlerin daha güçlü tepkiler vermemiz gerekiyor” dedi. 

Devlet tarikatları örgütlüyor

Devletin tarikat ve cemaatlerin önünü açtığını, hatta bizzat örgütlediğini kaydeden Alataş, şöyle devam etti: "Bu mekanizma Milli Eğitim Bakanlığı, devletin diğer eğitim kurumları, sivil toplum örgütleri tarafından yürütüldü ve buralarda cemaatler örgütlendi. Bunun alt metninde ideoloji yatıyor. Bu ideolojiyle değişim ve dönüşüm yarattılar ve toplumsal örgütlenmeye gittiler. Bu da öncelikle çocuklar ile başladı. Daha sonra teker teker cemaatler kuruldu. Elde edilen verilere göre; 21 yılda köylerde bulunan 20 bin okul kapatıldı. 250’ye yakın da yatılı okul kapatıldı. 2002’den bu yana köyde kalanlar mecbur kaldıkları için çocuklarını şehirdeki okullara göndermek zorunda kaldı. Fakat kız çocukları güvenlikten kaynaklı okula gönderilmedi. Bu yüzden de çocuklarını cemaatlerin açtığı kurslara gönderdiler. Cemaatlerde de çeşitli perspektifleri fakat ortak bir kararları istedikleri sisteme ulaşmak. Bundan dolayı her alanda çocukları dinci sisteme göre değiştirip dönüştürdüler. Son 50 yılda bu durum daha da arttı.”

.

Çocuklar intihara sürükleniyor

Eğitim sisteminde yer alan eğitmenlere çocukların kendilerini taciz ve tecavüzden nasıl koruyacakları üzerinden pedagojik eğitim verilmesi gerektiğini söyleyen Alataş, bu eğitimin cemaatlerde verilmediğinin altını çizdi. Alataş, “Çocukları kendi sistemlerine göre eğitiyorlar. Toplum onları ideolojilerine bırakılmış durumda. Çocuklara dönük taciz ve tecavüz de bu yüzden arttı. Bu bizler özelde de toplum açısından büyük bir tehlike. Taciz ve tecavüzün teşhiri yeterli değil. Bizlerin inancına müdahale ediliyor. Çocuklar için de bunlar büyük bir tehlike barındırıyor. Cemaat ve tarikatlarda yaşananlar çocuklar ailelerine anlattıklarında ortaya çıkıyor. Bu olaylar sistematik yaşanıyor. Çocukların hakları ayaklar altına alınıyor. Bu yerlere gönderilen çocuklar ileride büyük sorunlar yaşayacak. Hem fiziki hem de psikolojik olarak çocuklar etkileniyor. Bu yerlerde çok sayıda intihara sürüklenen çocuk var” şeklinde konuştu.

Bakanlık onları güçlendiriyor

Milli Eğitim Bakanlığının cemaat ve tarikatlara zemin hazırlayıp daha da güçlendirdiğini; bütçe ayırdığını kaydeden Alataş, şunları dile getirdi: "Üniversite öğrencilerini tarikat yurtlarına mecbur bırakıyorlar. Devlet içi çatışmadan sonra çocuklar ve gençleri diğer cemaatlere yönlendiriyorlar. 9 Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Görevlisi Esergül Balcı’nın 2018’de yaptığı bir araştırmaya göre İstanbul’da 445 tekke bulunuyor. Buralarda 2 milyon 600 kişi ilişkili. Basında sadece birkaç cemaatin adı geçiyor. Tecavüz olayları bu cemaatlerin isimlerini ortaya çıkarıyor fakat buralar ile ilgili daha detaylı araştırmaların yapılması gerekiyor. Devlet buralara yüklü miktarda yardımda bulunuyor.”

Çocuklar için güvenli toplum

Tecavüz faillerinin “çocuğun rızası vardı” ifadelerine de dikkat çeken Alataş, bu ifadeler ile kendilerini suçtan aklamaya çalıştıklarını dile getirdi. Mukaddes, aile, toplum, iktidar ve devletin çocukların psikolojisinden sorumlu olduğunun altını çizerek, “Çocuklar için atılacak her adımda bizlerin sorumluluğu var. Her alanda çocukları korumalı ve onlar için güvenli bir toplum yaratmalıyız. Bunu ihmal edenlere karşı sesimizi daha gür bir şekilde çıkarmalıyız” dedi. 

AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.