Yeni eğitim ve öğretim yılı, yeni müfredat ve yeni sorunlu politikalarla başladı. Bu eğitim politikaları eğitimi nerelere sürükleyecek? Erdoğan dindar ve kindar neslini oluşturmanın adımlarını atmaya başladı.
19 milyon öğrenci 2016-2017 öğretim yılının ilk dersini 15 Temmuz darbe girişimini dinleyerek başladı. Milli Eğitim Bakanlığı talimatıyla tüm okullarda "15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma” temalı törenler düzenlenirken, öğrencilere broşür ve iki video gösterildi. O minicik çocuklara Erdoğan mesajının yanı sıra, broşürde zaman tüneli biçiminde 15 Temmuz gecesi neler yaşandığı saat saat aktarılırken, sokağa çıkan insanların ve hayatını kaybedenlerin fotoğrafları yer alıyor. Videolarda ise Erdoğan’ın okuduğu İstiklal Marşı eşliğinde darbe girişimi gecesi yaşananlarla beraber darbeci askerlerin insanlara ateş açması, Meclis’in bombalanması ve Yenikapı’da düzenlenen miting görüntüleri yer alıyor.
Bakanlık uygulanmak üzere her okula da birer örnek program taslağı gönderiyor. Buna göre, darbe girişimde hayatını kaybedenler için Fatiha okunması, okul giriş ve koridorlarında darbe girişimi anlatan fotoğrafların asılması isteniyor.
Ve okul müdürlerine verilen örnek konuşma; "Milletimiz o gece ayağa kalkarak sokağa çıktı ve sinsi duvarları, surları yıktı geçti. İnanan, savunan bir halkın önünde hangi güç durabilir ki? Ankaralı bir köylü, Erzurumlu bir delikanlı, torunlarının büyümesini bekleyen dedeler, hayata annesinin eteğine sımsıkı sarılarak tutunmaya çalışan çocuklar hepsi sokaklarda, meydanlarda gücü zulme alet edenlerin karşısına bir bayrak gibi dikildi. Bir Temmuz akşamında yüreklerinin tam ortasına dayanan namlulara imanıyla karşı çıktı. Kimimiz şehrin herhangi bir yerinde bir namlunun ucunda gençliğini bıraktı, kimimiz arkasında gözü yaşlı ama mağrur bir eş, bir baba ve bir çocuk… Kimimiz hayatının her dakikasına birlikte geçirdiği kardeşiyle birlikte şehadet şerbetini içti.”
5-6 yaşındaki çocuklar ilk defa ailelerinden kopup, yeni bir ortamla karşılaşıyorlar. Onun stresini, korkusunu yaşarken, annelerinin eteğine yapışmış ağlaşırken bu metin okunuyor. Okula mı başlıyor bu çocuklar, yoksa muharebeye mi belli değil…
Yine Çanakkale’de Barbaros Hayrettin Paşa ilkokulunda düzenlenen törende, mizansen yapılıyor. Asker kıyafeti giydirilen çocuklar ellerinde tahta tüfeklerle demokrasi nöbeti tutup, nöbet değişimi yapıyorlar. Çocuklar boş kaldıklarında ise silahları birbirine doğrultuyorlar.
İlkokullarda bunlar yaşanırken, İstanbul’da liseliler, "15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma” etkinlikleri kapsamında kendilerine zorla mektup yazdırılmasına karşı çıktı. Disipline gönderilmekle tehdit edilen liseliler, "Okullarımızda AKP propagandasına izin vermeyeceğiz” dedi. Yeni eğitim öğretim yılının ilk haftasının okullarda "15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma” etkinlikleriyle geçirilmesi kararı alınırken, liseliler okullarında "demokrasi” etkinlikleri altında Saray propagandası yapılmasına tepki gösterdi. İdare, öğrencileri yok yazmakla ve disipline göndermekle tehdit etti.
Sen misin itiraz eden?
Demokrasi bugünkü iktidara göre sadece biat etmek, biat etmediğin sürece demokrasi düşmanı oluyorsun ve sonuçlarına katlanacaksın. Yine Erdoğan’ın yaklaşık 6 yıl önce söylediği "taraf olmayan bertaraf olur” sözlerini unutmamak gerek.
Parasız eğitimi, bilim insanı yetiştirmeyi savunan binlerce öğretmen ve akademisyenler de açığa alındı. Bugünkü iktidar bilim insanı, araştıran, sorgulayan insanlar istemiyor, aksine dindar bir nesil istiyor. Erdoğan boşuna mı, "Dindar nesil yetiştireceğiz” deyip duruyor. Erdoğan boşuna mı, "bizim imam hatiplerde projelerimiz var. Doçentler, profesörler çıksın, ben imam hatiplerde yöneticilik yapmaya varım desin. İşte reform budur” diyor. İmam hatipler ne işe yarıyor? Boşuna mı, Anadolu lisesi, Fen lisesi gibi okullar İmam Hatip liselerine dönüştürülüyor.
İmam hatip liselerinin sayısı her yıl artıyor, gittiği liselerin İmam hatibe dönüştürülmesine tepki gösteren öğrenciler tehdit ediliyor, kaymakamlar devreye giriyor ve bu tepkinin demokrasiye aykırı olduğunu söylüyor.
Üniversitelerin içi tamamen boşaltılıyor. Ağaç yaş iken eğilir diyerek ilkokullardan başladılar dindar ve kindar nesil yetiştirmeye. Gelecek büyük bir tehlike altında, sesimizi çıkarmadığımız sürece yarın bu çocuklar IŞİD’in elinde birer piyon olacaklar. Nitekim de oluyor. Gazetelerin 3. sayfalarına düşen haberlerde 15-16 yaşındaki özellikle kız çocukları ailelerine mektup bırakarak, "ben şehit olmaya gidiyorum, beni aramayın” diyerek mektuplar bırakıyor.
Velhasıl tehlike büyük…