
İşgalci Türk devleti, Şırnak merkez, Silopi ve Cizre ile Sur'da morglarda, sokak ortalarında ve evlerde rehin tuttuğu cenazeleri gasp için önce gün Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nde ani bir değişikliğe gitti. Söz konusu değişiklikle sokağa çıkma yasakları devam ettiği için defnedilemeyenlerin cenazeleri, 3 gün içinde morgdan alınmadığı taktirde, ailelerinin bilgisi ve rızası dışında, vali ve kaymakamlık tarafından kimsesizler mezarlığına gömülebilecek. Silopi'de 3 Kürt kadın siyasetçinin infazı ardından apar topar gündeme getirilen yönetmelik değişikliği jet hızla çok sayıda cenazenin bekletildiği Şırnak'ta uygulama konuldu.
Sağlık Bakanlığı, değişikliğin Resmi Gazete'de yayınlandığı gün Şırnak Belediyesi'ne gönderilen talimatla Şırnak Devlet Hastanesi'nde bulunan cenazelerin 3 gün içinde alınarak toprağa verilmesi istendi. Şırnak Devlet Hastanesi Başhekimliği de Şırnak Belediyesi'ne bir yazı göndererek cenazeleri almasını istedi. Belediye tarafından başhekimliği dün verilen cevapta, "Ailelerin cenalerini Cizre ve Silopi'de defnetmek istediği, defin işlemi gerçekleştirilemediği için belediyenin yapacak bir işlemi olmadığı" bildirildi.
Halkın kararına saygılıyız
Yönetmelik değişikliğine tepki gösteren Şırnak Belediye Eşbaşkanı Serhat Kadırhan, tüm cenazelerin kimliklerinin bilindiğinin, sahiplerinin olduğunun altını çizerek, bu koşullarda defnetmelerinin hukuk dışı olacağının altını çizdi. "Devlet suçunu gizleme telaşı içinde. Delilleri ortadan kaldırmaya çalışıyor. Bu tipik bir suçlu psikolojisidir. Devlet suçu işlemiş ve delilleri ortadan kaldırma gibi bir niyet içerisinde. Suçunu örtbas etmeye çalışıyor" diyen Kadırhan, "Cenaze sahibi aileler ile halkın kararlarına sonuna kadar saygı duyacağız" diye belirtti.
Danıştay'a taşındı
AKP iktidarının cenazelerine ve kendilerine yönelik zulmüne isyan eden mağdur aileleri, cenazelerin gaspının önünü açan yönetmeliğe itiraz etti. Üç gün içinde alınmayan cenazelerin belediyeler devre dışı bırakılarak valilikler kanalıyla defnedilmesine izin veren Adli Tıp Kurumu Yönetmeliği'ne ilişkin dün Danıştay'da dava açıldı. Cenazelerin sahipleri, yakınların gömülebilmesine izin verilebilmesi için Anayasa Mahkemesi'ne de bireysel başvuruda bulunmuştu.
Yakınını gömme kadim bir hak
Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatları yönetmeliğin ivedilikle yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle yakınları katledilen Nuray Özdoğan ve Sertaç Ekinci, yakınları katledilen Abdulkerim Pusat, Gülşen Olgun Yural, Hediye Zirek Pusat ve Rojin Yural adına Danıştay'a dava açtı. Dava dilekçesinde, Cizre'de 30 Aralık'ta Nur Mahallesi'nde yaralı bir kadına yardım etmek isterken kafasına isabet eden tek kurşunla öldürülen Cizre Devlet Hastanesi çalışanı SES yöneticisi Aziz Yural'ın yakınlarının sokağa çıkma yasağı sebebi ile cenazelerini teslim alamadıklarına dikkat çekilerek, “Bu durumda mülki idarenin veya belediyenin cenazeyi yakınları olmaksızın gömmesi telafi imkansız zararlara sebebiyet verecektir. Unutulmamalıdır ki yakınının gömme hakkı kanun düzenlemelerde dahi düzenlenmesine gerek olmayacak derecede doğal ve kadim bir haktır" denildi.
Asit kuyularından ölüm çukurlarına
Sur'da katledilen ve cenazeleri alınamayan 3 gencin ailesi ise evlatlarını öldüren ve cenazelerini de gasp etmek isteyen AKP iktidarına isyan ederek, "Çocuklarımız sahipsiz değil" dedi. Amed'in Sur ilçesinde 23 Aralık'ta katledilen İsa Oran ve Mesut Seviktek ile 30 Aralık'ta katledilen Ramazan Öğüt'ün aileleri, çocuklarının cenazelerini alabilmek için 8 gündür İHD Amed Şubesi'nde açlık grevinde. Yönetmeliğe tepki gösteren aileler, 90'lı yıllarda katledilenler asit kuyularına atıldığını hatırlatarak, devletin bugün de cenazeleri kimsenin bilmediği ölüm çukurlarına atmak istediğini söyledi.
Çocuklarımız sahipsiz değil
Ramazan Öğüt'ün babası Mithat Öğüt, "Bize savaşı ve zorbalığı dayatıyorlar. Devlet hem benim çocuğumu katledecek hem de benden izinsiz alıp bir çukura atacak. 18 gündür cenazeler yerde. Savaşın da bir kuralı vardır. Bir başka ülkeyle savaşıldığında bile ölüler ortadayken, ateşkes ilan edilir ve cenazeler toprağa verilir" diye konuştu.
"Cenazeler, 500 metre ötemizde karlar altında, tank, top altında bekletiliyor" diyerek isyan eden Baba Öğüt, "Bu bizim için büyük bir acıdır. Buna sessiz kalamayız. Ya var olacağız ya yok olacağız. Ama biz ortaya koyduğumuz direnişle var olacağız. Ne Çiller Kürtleri öldürerek bitirdi ne de Erdoğan bitirecek. Kimsenin çocuklarımızı alıp bizden habersiz toprağa vermesini istemiyoruz. Çocuklarımız sahipsiz değil" dedi.
Dirisinden de ölüsünden de korkuyor
İsa Oran'ın babası Mehmet Oran ise, "Çocuklarımızın cenazelerini almak için günlerdir direniyoruz. Devlet ise cenazelerimizi vermemek ve bizden izinsiz toprağa vermek için kanun çıkarıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Çocuklarımızın cenazelerini öyle de böylede alacağız. Devlet çocuklarımızın dirisinden korktuğu gibi ölüsünden de korkuyor. Onun için kirli hesaplar içindedir" diye belirtti.
HABER MERKEZİ
Cenazeler için Şırnak'a
Silopi, Cizre ve Sur'da yaşamını yitirenlerin cenazelerine yönelik saygısızlık ve gömme hakkının engellenmesine karşı Özgür Kadın Kongresi (Kongreya Jinen Azad-KJA), "Cenazelerimiz gömülmüyor, insanlık ölüyor, ölüm ablukası kaldırılsın" şiarıyla 11 Ocak'ta Şırnak'a yürüyecek.
Davutoğlu yanıt ver
HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, Şırnak'ta günlerdir kar altında bekletilen iki gencin cenazesini Başbakan Ahmet Davutoğlu'na sordu. İrmez, Davutoğlu'ndan şu sorulara yanıt istedi:
* Kolluk güçlerinin ve mülki amirliklerin Şırnak merkezde günlerdir sokakta bekletilen iki cenazenin alınmasına izin vermemelerinin gerekçesi nedir?
* Ülkenin Başbakanı olarak sokak ortasında bekletilen, işkenceden geçirtilen cenazeler konusundaki insani tavrınız ne olacaktır?
* Vahşet boyutundaki bu uygulamaları hayata geçiren kolluk güçleri bu pervasızlığı kimden ya da kimlerden güç alarak yapmaktadır?
* Cenazelere uygulanan insanlık dışı muamelenin, medyaya da yansıyan ve Genelkurmay'da planlandığı iddia edilen 'Çökertme Planı' ile ilgisi nedir?
* Daha önce cenazelere işkence uyguladığı iddiası ile hakkında soruşturma açılan kaç kolluk gücü mensubu vardır?
* Şırnak'ta günlerdir cenazelerin vuruldukları yerden alınmasını engelleyen idari amirler hakkında herhangi bir soruşturma başlatılacak mıdır? Başlatılmayacaksa gerekçesi nedir?