
Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani bağımsızlık vurgusundan kaçınıyor; ancak Irak’ın Sünni, Şii ve Kürt bölgeleri olmak üzere üç ayrı parçaya ayrılması olasılığı, IŞİD’in ele geçirdiği yerlerin sayısı arttıkça daha da güçleniyor.
IŞİD işgaliyse, hız kesmeden devam ediyor. Son olarak Ürdün sınırındaki Terbil Sınır Kapısı da IŞİD tarafından ele geçirildi. Böylece sınırlara dayanan IŞİD, ülkede Sünnilerden aldığı destekle işgal alanlarını genişletti. Bu durum sürerken, Irak’a gelen ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani, son gelişmeleri konuştu.
Basına yansıyan bilgilere göre, ABD Irak’ın konumunun değişmemesi için gerekli yardımları yapacağı açıklamasını yaparken, Barzani ise Irak’ın artık eski Irak olmadığını ve artık Kürtlerin kendi kararlarını vermesi gerektiğini söyledi.
Kerry’nin çağrılarının karşılığı yok
Dün İngiliz Independent gazetesinden Patrick Cockburn da, Jonn Kerry’nin “birlik” çağrısının Kürtlerde bir karşılık bulmadığını yazdı. Cockburn’e göre, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin “birlik” çağrısı karşılık bulmuyor ve Irak’taki bölünme, Kürtlere kendi yönettikleri bir ülke için avantaj sağlıyor. Cockburn’e göre Kürtler, kendi kaderini tayin mücadelesini bu ortamda kazanabilir.
Gazeteci, sahadaki gelişmelerin Kerry’nin yeni bir Irak hükümeti önerisini geride bıraktığını, söz konusu hükümetin kurulması halinde bile Bağdat’ın kuzey ve batısında fazla etkisinin kalmadığını söylüyor.
Yapılan değerlendirmelerde, Nuri El Maliki’nin İran’ın da desteğiyle Sünni-Şii çatışmasını yürüttüğü yorumu yapılıyor. ABD’nin ise son IŞİD saldırısına kadar Maliki Hükümeti’ni desteklediği ancak Kerry’nin “yeni bir hükümet” açıklamasının hükümete eleştiri olarak okunabileceği belirtiliyor.
Maliki’nin İran’ın da desteğiyle Sünni haklarını ihlal ettiği, bu durumun IŞİD’in halkın desteğini almasında etkili olduğu yorumları da yapılıyor.
Maliki’den sert açıklama
ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin açıklamalarına, Maliki’den anında sert yanıt geldi. Irak Başbakanı, bu girişim ve çağrıları “Irak Anayasası’na ve sürece darbe” olarak niteledi.
Haftalık ulusa sesleniş konuşmasında Maliki, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin de dile getirdiği “ulusal birlik hükümeti” çağrılarının anayasa ve siyasi sürece karşı bir “darbe” olduğunu söyledi. Irak Başbakanı, “Ulusal birlik hükümeti çağrıları, anayasaya darbedir ve demokratik süreci sona erdirme teşebbüsüdür” dedi. Maliki, “Anayasaya karşı çıkanlardan bazıları IŞİD’le ittifak kurdu ve Ninova vilayetine yönelik saldırılarına kılıf buldu. Bazı ortaklar ise siyaseti, Silahlı Kuvvetler’i zayıflatmak için kullandı” diye konuştu.
Maliki, kendisinin içinde olmadığı ulusal birlik hükümeti arayışını bu şekilde bir değerlendirirken, konuşmasının devamında bir hafta sonra düzenlenecek olan meclis oturumuna katılacaklarını ve yeni bir hükümetin kurulması sürecinin de başlayacağını söyledi.
Kimse IŞİD’le komşu olmak istemiyor
Irak’ta bölünmenin iyi bir çözüm yolu olacağı, Kürt, Sünni ve Şiilerin ayrı devletler halinde yeni bir yapılanmaya gitmesi gerektiğini düşünenlerin önündeki en büyük sorun ise IŞİD ile komşuluğun getireceği riskler. IŞİD’e güçleneceği bir zemin sunan bu “çözüm yolunun” da, ABD’nin “zorla birlik” formülü gibi sakıncalı yönleri bulunuyor.
Bölgede hiçbir ülkenin IŞİD’in komşusu olarak yaşama riskini göze almak istememesi gerçeğinden yola çıkan analistlere göre, bu ihtimal IŞİD’in meşruluğunu kabul etmek anlamına da geleceğinden uzak bir ihtimal. Zira bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde, IŞİD’in meşruiyeti de kabul edilmiş olacak ve örgüt daha da büyüyecek. Daha da yayılmak amacında olan örgütün bölgenin ortasında kuracağı bir şeriat devletininse, makul bir siyasi çözüm olmayacağı ve kimseye fayda sağlamayacağı bir başka gerçek.
IŞİD’in uyguladığı sert şiddet yönteminden uluslararası kamuoyunda daha az tepki çekecek yöntemlere evrileceği, devlet olmanın getireceği sorumlulukla kabuk değiştireceği biçiminde iyimser düşünenler de yok değil.
“Bölünme mi, tüm etnik ve dini yapıları kapsayan bir ulusal birlik hükümeti mi?” ikileminde başka sorular da var?
* ABD, IŞİD’i sadece diplomatik temaslarla mı tehlike olmaktan çıkaracak?
* Gelişimi, ABD, AB, Körfez ülkeleri ve Türkiye gibi güçlerden bağımsız olmayan IŞİD’e uluslararası güçler nereye kadar müsaade edecek?
* Sünni halka ulusal birlik hükümetinde daha fazla temsiliyet verilmesi IŞİD’i geriletebilecek mi?
* Daha önemlisi de, şu ana kadar mezhep farklılıklarını önemli bir çelişki olarak azdıran ve Irak’ın bugünkü bölünmesine neden olanlar, bir çözüm geliştirebilir mi?
Yeni bir hükümet çözüm mü?
Kerry ve Barzani görüşmesinin ardından yeni kurulacak hükümet üzerine Türkiye ile görüşmelere başlandı. Hewlêr’deki temaslardan sonra Kerry, Ankara’da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüştü.
Kerry, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, “Türkiye çok önemli bir ortak. Suriye ve son olarak da Irak’ta yaşananlara baktığımızda birlikte karşı koymamız gereken çok sayıda sorun var” dedi. Uzun süredir Kıbrıs sorununu görüştüklerini ve görüşmede bu konuyu da ele alacaklarını ifade eden Kerry, önümüzdeki dönemde Kıbrıs’a gideceğini kaydetti. Kerry, “Konuşulacak çok konu var” dedi.
Davutoğlu da Türkiye’ye komşu bölgelerde çok zorlu bir dönemden geçildiğini belirterek, “Stratejik müttefikler olarak daha sık danışmalarda bulunma, birlikte hareket etme zamanı. Tüm alanlardaki işbirliği sürecek” dedi. Kerry, temasları ile Ankara’nın Irak’ta kurulması düşünülen yeni hükümete desteğini aradı.
Öte yandan Reuters’e göre bir ABD Dışişleri yetkilisi, Kerry’nin Hewlêr ziyaretinin, “Kürtlerin yeni hükümetin oluşturulması sürecinde rol almalarını teşvik etmesi ve Irak’ta Kürtlerin de çıkarlarını gözeten güçlü bir cumhurbaşkanının belirlenmesi” konusunda önemli olduğunu belirtti.
Türkiye bu işin neresinde?
Öte yandan Irak’ta yaşanan durum için ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ile görüşen Başbakan Erdoğan’ın da Irak’ta acilen bir ulusal birlik hükümetinin kurulması yönünde görüş bildirdiği öğrenildi. Görüşmede, hükümetin Sünni nüfusuna yeniden siyasi temsil imkanı sağlaması da dahil olmak üzere, “tüm Irak vatandaşlarını kucaklaması” gerektiği vurgulanıyor.
Türkmenler Kerkük’te Kürtlere sığındı
Bu arada Kerkük’ün güneyinde bulunan Şii Türkmen köylerini hedef alan IŞİD bağlantılı çeteler, bölgede sivilleri hedef almaya devam ederken; köylerini terk eden Türkmenler, Peşmergelerin kontrolünde olan Kerkük kent merkezine sığındı.
HABER MERKEZİ