- Roger Waters: “Çok öfkeliyim, öfkeden deliye dönüyorum. O terörist değil, şarkı yazarı. Hapisten çıkıp müziğine döneceği gün için can atıyorum.”
Şirnex’in Dêrgûl ilçesinde yaşayan sanatçı Nûdem Durak, Kürtçe müzik yaptığı için 22 Nisan 2015 tarihinde gözaltına alınarak tutuklandı. Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "örgüt üyesi olmak" gerekçesiyle 10 yıl hapis cezası verilen Nûdem Durak, aynı suçlamayla Kahramanmaraş 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde de yargılandı.
Toplam 19 yıl 6 ay hapis cezası verilen Nûdem Durak tutukluluğunun ardından sağlık sorunları yaşamaya başladı. Zehirli guatr ve kemik erimesi hastalıklarıyla mücadele eden Durak için uluslararası birçok kampanya düzenlendi. 2022 yılında Youtube üzerinden dünyaca ünlü sanatçılarla dayanışma ve çağrı videosu çekilerek Durak’ın sağlık durumu ve serbest bırakılması gerektiği dünya kamuoyuna taşındı. Bu kampanya sırasında dünyaca ünlü müzik grubu Pink Floyd da, sanal medya hesaplarında Nûdem Durak’ın durumuna dikkat çekerek, yetkililere çağrıda bulundu.
Pink Floyd’un kurucularından Roger Waters, Nûdem Durak'ın durumu ve müziği ile ilgili Mezopotamya Ajansı’na konuştu.
Nûdem özellikle hedef alındı
Nûdem Durak’ın tutuklandığında çok küçük olduğunu ve yaşından dolayı adil yargılanamayacağını belirten Waters, “Özellikle o hedef alınmamıştı, her türden insanı tutuklayıp hapse atıyorlardı. Türkiye'deki tek siyasi mahkum o değil. Daha pek çok kişi var. Bizim, ya da en azından benim ona odaklanmamın nedeni, bunun çok çarpıcı ve açık bir adalet garabeti olması. Her şey bir yana, o reşit bile değildi. O dönemde onu yargılamaya kesinlikle hakları yoktu. Dahası, hiçbir kanıtın, hiçbir savunmanın olmadığı, kimsenin hiçbir şeyi dinlemediği bir toplu davada 50 veya 60 kişiyle birlikte yargılandı. Hukuk yoktu, sadece son derece ağır ve faşizan yaptırımların keyfi dayatılması vardı. Şu an sizinle konuşmak istememin nedeni şunu sormak: Umut etmeye cesaret edebilir miyim? Arkadaşım Nudem'in, meslektaşlarının ve diğerlerinin hiçbir gerçekliğe dayanmayan bu korkunç, uydurma suçlamalardan kurtulup özgür kalacaklarını umut edebilir miyim” ifadelerini kullandı.
Onun için savaşacağım
Nûdem Durak’ın bir “terörist” değil, şarkı yazarı olduğunu vurgulayan Waters, “Çok öfkeliyim. Arkadaşıma böyle davranıldığı için öfkeden deliye dönüyorum. O 19 yıllık cezanın tamamını yatsa bile bu öfkem ve hüsranım geçmeyecek. Türkiye'ye uçup hapishanenin önünde elimde bir pankartla dikilmenin bir işe yarayacağını bilsem, yarın orada olurdum. Ama konu güzel şarkılar yazan genç kadınlar olduğunda, umurlarında bile olmuyor. Aslında çözüm, Nûdem’in yaşadığı çıkmazdan çok daha kapsamlı yaklaşım gerektiriyor. Onun durumu, dünyanın her yerindeki gençlerin yaşadığı zorlukları temsil ediyor ve Türkiye buna karşı bir duruş sergilemeli. Peki bunu nasıl yapabiliriz? Sesi olan herkes ayağa kalkmalı, bu koroya katılmalı ve hep bir ağızdan uyum içinde olabildiğince yüksek sesle şarkı söylemeli” diye belirtti.
Batı medeniyetinin parçası olmaktan utanıyorum
Nûdem Durak’a seslenen Waters, “Onu hiç unutmadığımı söylemek istiyorum. Her gün onu düşünüyorum. Onu seviyorum. Ve o hapishane kapılarından çıkıp hayatına, yani yazmaya ve müziğini yapmaya devam edeceği gün için can atıyorum. Ona bu şekilde muamele eden Batı medeniyetinin bir parçası olmaktan utanıyorum. Derin bir utanç duyuyorum. Ama onlarla savaşıyorum. Nûdem'e de söylüyorum; onun adına ve inandığım tüm iyi insanlar adına her gün elimden geldiğince sert bir şekilde onlarla savaşıyorum. Ancak bu çok, çok zor bir savaş. Sizinle konuşmak bu yüzden iyi geldi. Kendi kendime hep 'Ne yapabilirim' diye soruyorum. Benim de bu sorunun cevaplarına ihtiyacım var. Bu neden mi önemli? Çünkü Nûdem'e olan sevgim ve desteğim, insan ırkının ruhu için verilen varoluşsal bir savaşın parçası. Bu, özgürlüğe inanan tüm aktivistlerin dünyanın dört bir yanında verdiği bir savaş. Ve onlar artık güçlü, çok güçlü bir ses halinde bir araya gelmeye başlıyorlar” diye konuştu.
YAREN EREN/MA