Kuzey Kürdistan’daki 16 ilin valisine Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla genelge gönderildi. Genelgede, gerekirse 5 bin kayıp göze alınarak Kuzey Kürdistan’daki gerilla varlığının bitirilmesi, Kürtlüğüne sahip çıkan kim varsa rehin alınması, malına mülküne el konulması talimatı veriliyor. HDP Milletvekili Aycan İrmez, dün konuyu bir soru önergesiyle Başbakan Binali Yıldırım’a sorarak, hükümetten açıklama istedi.

Eylül 2014’te Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nca hazırlanarak Genelkurmay Başkanlığı’na sunulan ve Genelkurmay Strateji Plan Dairesi, Strateji Şube Müdürlüğü’nce yürütüleceği belirtilen ‘Çöktürme Planı’ devreye konulmuştu. Erdoğan liderliğinde bu planı uygulamaya başlayan Türk devleti, 7 Haziran seçimlerini kabul etmeyip darbe sürecine geçti, Kürtlere karşı yeniden savaş başlatılıp kentler yakılıp yıkıldı, siyasi soykırım operasyonları, rehin almalar, tüm Kürt kurumlaşmasının tasfiyesi, belediyelerin gasp edilmesi aşama aşamaya hayata geçirildi ve devam ediyor. AKP yönetimindeki Türk devleti, bütün vahşetine rağmen istediği sonucu almamakla birlikte Rojava düşmanlığında da başarılı olamadı. Bir süredir, Kürt kentlerindeki yıkımın benzerini kırsal alanları lokalize ederek köylerde uygulamaya başlayan Türk devleti, ablukaya aldığı köylerde terör estirirken aynı anda gerillaya da imha operasyonları yapıyor. Dün itibariyle başta Amed, Serhat, Dersim ve Garzan olmak üzere Kuzey Kürdistan’ın bir çok yerinde büyük askeri güç ve savaş uçaklarının yanı sıra konvansiyonel silahlarla operasyonlar sürüyordu.

 Planın parçası genelge

‘Çöktürme Planı’nın bir parçası olarak Kürt coğrafyasını bütünüyle terörize etmeyi, tama bir sömürgeci güç gösterisiyle zulüm yağdırmayı öngören bir genelgenin gönderildiği ortaya çıktı. IPMNews’ten Yavuz Özcan’ın haberine göre; Türk İçişleri Bakanlığı 16 Nisan Pazar günü yapılacak olan Anayasa değişikliği referandumu öncesi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler’in imzası ile Amed, Dersim, Bingöl, Elazığ, Erzurum, Ağrı, Şırnak, Muş, Bitlis, Siirt, Hakkari, Van, Mardin, Urfa, Adıyaman ve Maraş illerine yollanan genelgede, operasyonlara ilişkin önemli talimatları içeriyor. PKK’ye yardım ve yataklık eden kim varsa gözaltına alınarak, mal ve mülklerine el konulması ile Bolu, Isparta ve Kayseri’den gönderilmiş olan özel komando birliklerine korucu ve özel timlerin katılacağı ifade ediliyor. Genelgede, yürütülecek operasyonlarla ilgili kullanılan “5 bin güvenlik gücümüzü feda etmek gerekirse edeceğiz ve terörü söküp atacağız” ifadesi dikkat çekiyor. Genelgede şunlar yer alıyor:

Yetki operasyon yapan birlikte

* 16 ilde terör örgütü PKK ve yandaşlarına yönelik olarak başlatılacak askeri operasyonlara, dışardan yollanan operasyon birimlerine yerel birimler her türlü kolaylığı sağlayacak, belirlenen yerleşim birimlerinde giriş ve çıkışlar kapatılarak terör örgütüyle olan tüm bağlantılar kontrol altına alınacak, bu sürenin operasyon yapan birliklerin tasarrufunda olacaktır.

Tamamen imha edilecek

* Önceden belirlenen hedefler ayırım yapılmaksızın imha edilecek, lojistik destek sağlayan, haber taşıyan, kuryelik yapan ve operasyon güçlerine yardımda isteksiz davranan unsurlar gözetim altına alınacak, operasyon bölgesinde psikolojik üstünlük sağlanmak için bütün imkanlar kullanılacak ve operasyon bölgelerinde terör örgütünün bir daha yerleşmemesi için bütün tedbirler alınacak.

Özel bir ‘özen’ iması

* Güvenlik güçlerine yardım etmede tereddüt gösterenler daha önce haklarında bilgi sahibi olunanlar, çocukları, yakınları terör örgütü içinde olanlar, terör örgütünün taşeronu olan mevcut partinin destekçileri arasında bulunanlara özel bir özen gösterilmesi.

3 hilal için çığ oluşturulacak

* Diyarbakır ve Tunceli illerimizde ve Elazığ ve Bingöl illerimizin kesiştiği alanlarda dahil olmak üzere terör örgütünün hiç bir ferdi bir başka alana geçemeyecek ve kaçamayacak şekilde 3 hilal operasyonunun gerektiği şekilde ifa edilmesine, Mart ayı itibarıyla dağlarda bulunan tonlarca karın hava unsurlarıyla atılacak ses bombalarıyla düşmesi sağlanarak boğaz ve kaçış noktalarının kapatılmasına azami özen gösterilmesine.

Kuşatma, abluka ve ambargo

* Yol kontrol uygulamaları ve istihbari çalışmalara yerel halkın katılmasını sağlamada gereken azami özenin gösterilmesine, terör örgütünün lojistik destek almaması için yapılan planlamalarda yerleşkelerin kuşatılması ve denetlenmesi, ilçe yollarının tümünün belli aralıklarla kapatılması ve geçişlerin kontrollü yapılmasına, yapılan alış ve verişlerin aile fertlerinin sayıları ve kaç günlük olduklarıyla uyumlu olmalarına dikkat edilmesi.

Öncelikli korunacak alanlar

* Enerji dağıtım merkezleri, petrol ve doğalgaz boru hatları öncelikli olarak korunacak. 

Öne sürülecek koruculara ödül

* Korucu ve gönüllü koruculardan azami şekilde faydalanılacak ve onların alan tanıma kabiliyetlerinden yararlanılacak. Korucularımız bu operasyonlar boyunca ek bir tazminat alacaklar. Harcırah konusunda korucular da jandarma ve polisle aynı şekilde ek tazminat alacaklar. Korucuların artık silah için harç ödemeyeceklerini ve kesintilerin de bir kararname ile kaldırıldığını, alacakları ek ödemelerle operasyonlarda daha yüksek başarı gösterecekleri ve operasyonlara bunun yansıyacağını beklemekteyiz.

İşbirlikçi korucubaşları

* Teröristlerin tümden yok edilmesini hedefleyen bu operasyonlar kapsamında yerel kanaat önderleri ve aşiret liderlerinin sunacakları olanak ve desteklerin de en iyi şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. 

Gösteri ve toplantı yok

* Siyasi parti binaları, belediye binaları, umumi meydanlarda vatandaşların toplu olarak bulunmasına, güvenlik personelini engelleme, zorluk çıkartma durumlarına kesinlikle izin verilmeyecek.

Türk güçleri merhametsiz olacak

* Operasyonlara katılacak tüm personelin hiç kimseye merhamet duygusu ile yaklaşmaması, gereken şeyin anında yapılması gerektiği bilinciyle hareket etmeleri zaruri bir meseledir.

Gerekirse 5 bin kayıp

* Bilinmeli ki terör örgütünün bertaraf edilmesi artık ülke için hayati bir meseledir ve bu uğurda 5 bin güvenlik gücümüzü feda etmek gerekirse edeceğiz ve terörü söküp atacağız.

Devlet, güçlerinin yanında

* Sığınakları, ilişkileri, yardım ve yataklık edenleri bu operasyonlarla söküp atmak siz kahraman evlatlarımızın üstün moral gücü ile yapacağınızı, ülkenin bekası için bunun bu kez başarılması gerektiğini sizlerde biliyorsunuz. Devletiniz her konuda tereddütsüz yanınızda ve arkanızda olduğunun bilinci ve kararlılığıyla tüm personelin harekat edeceğine olan güvenimiz tamdır.

Başbakan Yıldırım’a soruldu

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, tam bir sömürgeci keyfiyetle Kürt soykırımını tamamlamayı hedefleyen Türk devlet politikasının yansıması olan bu genelgeyi dün Türk Başbakan Binali Yıldırım’a sordu. Yıldırım’ın cevaplaması isten sorular şu şekilde: 

* Bu genelge gerçek midir? Bu genelgenin yayınlanması bilginiz dâhilinde midir? 

* Türkiye’nin altından kalkamayacağı ve ülkeyi tarihe utanç abidesi olarak geçireceği açık olan bu genelge ile ilgili herhangi bir açıklama yapacak mısınız?

* Genelgede yer alan “5 bin güvenlik gücümüzü feda etmek gerekirse edeceğiz” ifadesi ne anlama gelmektedir? 5 bin güvenlik gücü kimlerden oluşacaktır? Bu 5 bin güvenlik gücü kimlerin çocuklarıdır? 

* 9 Şubat 2017 tarihinde Nusaybin ve köylerinde başlayan ve günlerce devam eden ablukanın ardından 5 Mart 2017 tarihinde de Lice’ye bağlı 18 köyde ilan edilen ablukanın yukarıda sözü edilen genelge ile bir ilişkisi var mıdır? 

* Genelgede geçtiği iddia edilen “Operasyonlara katılacak tüm personelin hiç kimseye merhamet duygusu ile yaklaşmaması” ne anlama gelmektedir? Örneğin askeri personel “merhamet duygusu ile” yaklaşmazsa ne olacaktır? 

* ‘Yardım yataklık yapanların gözaltına alınması ve mallarına el konulması’ hukuki gerekçesi, dayanağı nedir? Hiçbir hukuki gerekçe ve yargılama olmadan kişilerin mallarına el konulması gasp anlamına gelmemekte midir? 

* Son olarak Bileşmiş Milletler İnsan Hakları Komiseri’nin de belirttiği üzere hükümetinizin savaş suçu işlediğiyle ilgili iddiaları güçlendirecek bu genelgenin iptali ile ilgili herhangi bir işlemde bulunmayı düşünüyor musunuz? 

* Genelgenin Anayasa ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmış hak ve özgürlüklere darbe indirdiğini, bu yönüyle Anayasal suç işlendiğinin farkında mısınız? 

* Söz konusu genelge gerçek ise bu genelgeyi yayınlayalar hakkında herhangi bir soruşturma açılacak mıdır?  


 HABER MERKEZİ