
IŞİD saldırıları nedeniyle yaşadıkları mülteci kampını terketmek zorunda kalan Mexmûrlular, 7 Ağustos’tan bu yana Ranya yakınlarındaki Heciawa nahiyesinde kalıyor. Çocuk, yaşlı, kadın, hastalarla birlikte, şu anda 5 bine yakın Mexmûrlu mülteci, Heciawa’da bulunan 26 camide barınıyor.
Komünal yaşam devam ediyor
Birkaç gündür bizler de camilere yerleştirilen Mexmûrlu mültecilerle birlikteyiz. Yıllarca zor koşullar ve imkansızlıklarda yaşamı öğrenen Mexmûrlu mülteciler, kendilerine yetmeyi herkesten iyi biliyor. Çok çabuk organize oluyor, işleri göz açıp kapayana kadar bitiriyorlar.
Dağınık bir görüntüden çok derli toplu ve disiplinli bir toplulukla karşılaşıyoruz. Toplumsal örgütlülüklerini buralarda koruyorlar. Nöbetlerini tutuyorlar, dönüşümlü aşçılarını çıkarıyorlar. Geldikleri Heciawa’da da birlikte, komünal bir yaşam örgütlemişler. Ayakları üzerinde durabilmek için Mexmûr’da oluşturdukları kurumlaşmalarını aynen koruyorlar. Her işin muhatabı belli. Karışıklığa bu sayede mahal vermiyorlar.
Yaşamı kolaylaştırıyorlar
Analar caminin avlusunda ekmek pişiriyor. Halk meclisi ve kadın meclisi hiç durmadan yaşamı kolaylaştırma arayışında. Sağlık görevlileri, kasaba hastanesinin sunduğu sınırlı imkanları da azami derecede kullanarak ama daha çok kendi öz gücüne dayanarak toplum sağlığını korumaya çalışıyorlar. Yani canla başla, zorlu hayatla bir mücadele söz konusu.
Şengal’in acısı
Henüz kendi yakın geleceklerine dair belirsizlik sürerken, onlar Şengal’deki Êzîdîleri düşünüyorlar. TV’den Şengal görüntülerini izlerken gözleri doluyor, kimi zaman kendi geçmişlerini anımsayıp göç yollarındaki anılarını anlatmaya başlıyorlar.
Suyun kıymeti
Heciawa’daki Serdem camisinde beni en çok şaşırtan şey, yeterli su olmamasına rağmen, bütün çocukların üstünün başının tertemiz oluşu. Yüzü aşkın mültecinin yaşadığı Serdem camisinde bir anneye sormamız üzerine, nasıl başardıklarını anlatıyor. Mexmûr’a ilk geldikleri dönemde, leğende elbise yıkadığı suları kerpiç yapımında nasıl kullandıklarını hatırlatarak “Hiçbir toplum Mexmûrlu anneler kadar suyu ekonomik kullanamaz” diyor.
Yeni bir kamp mı?
Gelecekte ne yapacaklarını, nerede yaşayacaklarını soruyoruz. Mexmûr’dan bir bütünen umutlarını kesmiş değiller. Şimdi güvenlik sorunundan kaynaklı Mexmûr’a gitmediklerini ancak milis güçlerinin Mexmûr’da kaldığını söylüyorlar. Kendileri de camilerde bu şekilde uzun süre kalamayacaklarının farkında. Onun için birlikte kalacakları yeni bir yerin arayışına başlamışlar. 16 yıl önce geldikleri Mexmûr’un ilk ve geride bıraktıkları halini hatırlatıyorlar; “Çölü vahaya çevirdik, yine yaparız” diyorlar.
Ancak Federal Kürdistan Hükümeti’nin işi ağırdan aldığı eleştirisinde bulunuyorlar. Kendilerini ziyaret eden yetkililerinin temennilerinin somut adımlara dönüşmediğini belirtiyorlar.
3 bin öğrenciye ne olacak?
Ayrıca aralarında yaklaşık dört yüzü üniveristede okuyan 3 bin öğrencinin yeni eğitim öğretim dönemi yaklaşırken, bu belirsizlikler içinde eğitimlerine devam edip etmeyecekleri de meçhul… Önümüzdeki günlerde bu da bir sorun olarak karşılarına çıkacak gibi görünüyor.
BM yardımı kabul etmiyor
Mexmûrlular kendi imkanlarıyla ve yöre halkının desteğiyle ihtiyaçlarını karşılıyorlar.
Heciawa’daki Mexmûrlu mültecilere şimdiye kadar sadece bir kez, 12 Ağustos’ta Uluslararası Kızıl Haç (ICRC) öncülüğünde gıda ve diğer ihtiyaçlardan oluşan 12 TIR yardım yapıldı.
Mexmûr kampının sorumluluğunu alan BM ise mültecilerin durumuna kayıtsız.
Mexmûr Halk Meclisi ve Mexmûr Dışilişkiler Komitesi üyeleri, Birleşmiş Milletler Mültecilik Kurumu yetkilileriyle yaptıkları görüşmede, BM’nin “Siz artık mülteci değilsiniz, zaten dağılmışsınız” diyerek yardımda bulunmayı reddettiğini belirtiyor.
CİHAN ÖZGÜR/ANF/RANYA