Çoraplarda kızımın mis kokusu var

6 Mayıs 2021 Perşembe - 16:40

.

.

  • Garzan Mezarlığı’ndan kaçırılarak Kilyos’daki kimsesizler mezarlığında kaldırıma gömülen Nadire Elma’nın (Nalin Mêrdin) cenazesi plastik saklama kabı içerisinde annesine teslim edilmiş; kızını ararken hayata gözlerini yuman babasının yanına defnedilmişti. 
  • 27 yıldır aradığı kızının bir çift çorabına kavuşan Mecbure Elma, "Çoraplarında çürüme kokusu yok aksine kızımın mis gibi kokusu var. Yıllarca kızımı bulurum umuduyla çabalarken elimde sadece bir çift çorabı ve birkaç resmi kaldı. Bir de dua edebileceğim bir mezarı var" diyor. 

ERDAL YAŞAR / İSTANBUL 

Mecbure Elma, Kilyos kaldırımında plastik saklama kabı içinde yitirdiği kızının kemiklerine bakıyor. Yıllarca kızını arayan Mecbure Anne, şimdi kızının bir çift çorabına sarılarak özlem gideriyor. Kilyos kaldırımında kızının cenazesini alan anne, gördüğü manzara karşısında görmeyen gözlere, sağır kulaklara ve lal olan dillere inat umudunu öfkeye çeviren annelerden biri.
Friedrich Nietzsche “Umudun bittiği yerde her şey biter” der. Umut Geleceğe dönüktür ve iyi şeylerin olacağı beklentisi içerisinde olmaktır. Bu anlamda birey onu kaybetmedikçe asla yenilmiş ya da tümüyle kaybetmiş olmayacaktır. Çünkü insan umudun sonunun nasıl olacağını çok fazla hesap etmeden, istem dışı da olsa hayata bağlanmasını sağlayan en doğal etkendir. Bazılarımıza göre ise umut beklemektir, sabırdır ve unutmamaktır.
Bazense yılların eskitemediği dinmeyen bir sızının çığlığıdır. Yitirilen babaların, annelerin ve çocukların fotoğraflarını bağrına bastığı yüreğinin matemine aldırış etmeden yıllardır bıkmadan sorduğu sorudur. "Kaybettiğimiz yakınlarımız nerede, akibetlerini açıklayın?" Üstelik aradan nice yıllar geçmesine rağmen. Bu yıllar boyunca, boyun eğmeyişin türküsü avaz avaz kulaklarımızda yankılanır oldu. Buna karşılık adeta yetkililer tarafından bir kayaya bürünen tükenişe tanıklık ettik. Ne ölümüze ne de dirimize yapmadıkları riyakarlık kalmadı. Bir de rutubet kokulu duvarlarda asılı duran bir fotoğrafın çerçevesinde kırılgan bir tohumun filizlenişini seyre dalıp, olur da bir gün çıkagelir diye bekledik. Garzan anneleri gidip ziyaret edebileceği en azından yitirdiği canlarının bir mezarı başında toprağını kucaklayabilmenin arayışı içerisinde oldu yıllarca. Bekleyişin türküsü oldular. Bir dengbejin sesinde dağ dağ yankılanıp siper oluverdiler meydanlarda. Ve sonrasında yılları devirdiler.

Garzan Mezarlığı
Garzan Mezarlığı, yasal statü kazanmış küçük bir mezarlık. Çözüm süreci ile birlikte mezarlık restore edilir ve buraya 1990’lı yıllarda ve Kobanê direnişinde yaşamını yitiren gerillalar defnedilir. Çözüm süreci AKP Genel Başkanı ve Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bitirildikten sonra Garzan Mezarlığı 19 Aralık 2017’de tahrip edilerek cenazeler iş makineleri tarafından çıkarılıp kaçırılır. Uzun süre cenazelerin nereye götürüldüğü öğrenilemezken, ailelerin ısrarlı çabaları sonucu Garzan’dan çıkarılan 282 cenazenin İstanbul Adli Tıp Kurumuna (ATK) gönderildiği ortaya çıkar. Daha sonra ise cenazelerin Kilyos Mezarlığı içinde bulunan kimsesizler mezarlığının yanında bulunan kaldırıma gömüldüğü ortaya çıkar. Bugüne kadar ailelerin çabası ile sadece 21 bir cenaze ailelerine teslim edilir. Kilyos kaldırımında hala 261 gerilla cenazesi ailelerine teslim edilmeyi bekliyor.