Federal Kürdistan Bölgesi’ndeki akademisyenlerden Prof. Dr. Qasim Ömer de BDP’li seçilmişler ve partililere yönelik tutuklamalara tepki gösterdi. Türkiye’de Kürt siyasetçilere yönelik başlatılan tutuklama ve gözaltı furyalarını „siyasi soykırım“ olarak gören Prof. Ömer, Türkiye’nin BDP’yi demokratikleşme yönünde bir nimet olarak görmesi gerekirken, tam tersine bir tutum içerisinde olduğunu dile getirdi. Kürt siyasetçilerin PKK ya da KCK’li olarak suçlanmasını eleştiren Prof. Ömer, „PKK nedir? PKK niçin oluşmuştur? Bu soruları kendisine soran herkes, PKK’nin Kürt halkının yaşadığı zulme karşı çıkışın bir ifadesi olduğunu, hakların savunulması için oluştuğunu görür“ değerlendirmesinde bulundu. Kürtlerin temel haklarını PKK’nin savunduğunu belirten Ömer, „Erdoğan niçin gidiyor Gazze, Filistin, Kıbrıs’ta barış havarisi kesiliyor da Kürtlere geldiğinde farklı davranıyor. Biraz dürüst olmalı ve her halka karşı dürüst yaklaşmalıdır“ diye konuştu.
Sorunun çözümü için gerekli adımları sıralayan Prof. Ömer, şunları söyledi: „Başta Başkan Abdullah Öcalan olmak üzere tüm siyasi Kürt tutsaklarının serbest bırakılması lazım. Çünkü çözümün temel yolu Başkan Apo’dur. Onunla bir an önce diyalog kurmalılar. İkincisi hükümetin ve devletin tüm kanallarının yönetimi AKP’nin elinde. İsterlerse çözümü geliştirir ve bütün kanalları açarlar. Sorunu böylelikle çözüm yoluna sokarlar. Güney Kürdistan Hükümeti de Kürtlerin birliği konusunda çaba içinde olmalıdır. Hem kendi iç sorunları konusunda hem de genel sorunlar konusunda tüm kesimlerle ortak bir tutum geliştirmelidir. Bu temelde ortak bir deklarasyon ile Türkiye’nin saldırılarını kınamalı, bu saldırıların durdurulması için çaba içinde olmalıdır. Din adamları da bu konuda kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir.“
Başarının ve hakkın Kürtlerden yana olacağını dile getiren Prof. Ömer, „Biz haklıyız. Bizim davamız hakkımızın davasıdır. Biz kimseye haksızlık yapmıyoruz. O yüzden başaracağız ve kazanacağız“ dedi.


 DİHA/HEWLÊR