
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, “Siyasi irade Kürt sorununu çözmüyor, çözüm önündeki en büyük engeldir. Sayın Öcalan’ın barış için misyonunu oynamasının koşulları sağlanmalıdır“ dedi.
Yaklaşık 11 aydır avukatları görüştürülmeyen Öcalan’a yönelik tecridin Kürt sorununu çözümsüzlüğe ittiğine dikkat çeken Buldan, Türkiye’de siyasi iradenin Kürt sorununun çözümü konusunda rolünü oynamadığını belirtti. Gazetemize konuşan BDP Iğdır Milletvekili Buldan, AKP-CHP arasında Kürt sorununda çözüm için müzakerelerin yapıldığı bir süreçte hükümet kararıyla tecritte ısrara devam edilmesinin kaygı verici olduğunu kaydetti.
Engel siyasi iradedir
Mayıs ayı sonunda insan hakları kurumları ve Asrın Hukuk Bürosu avukatlarıyla birlikte Öcalan’a yönelik tecride son verilmesi talebiyle Adalet Bakanlığı ile yapmak istedikleri görüşmenin reddedildiğini hatırlatan Buldan şöyle konuştu: „Sayın Öcalan aylardır avukatlarıyla, ailesiyle görüştürülmüyor. Bundan kaynaklı olarak da çatışmalı süreç, askeri ve siyasi operasyonlar devam ediyor. Türkiye’de siyasi iradenin rolünü oynayabilmesi için, Kürt sorununun çözümü noktasında Sayın Öcalan üzerindeki tecrit politikasına bir an son verilmesi gerekiyor.“
Kürt sorununun Türkiye sorunu olduğunun altını çizen Buldan, „Yaşanan çatışmalı ortamdan Türkiye halkları zarar görüyor. Çözümün önündeki engel siyasi iradedir. Hem Adalet Bakanlığının hem Hükümetin hem de Meclis’teki tüm siyasi partilerin artık bu sorunun çözümü noktasında samimi olarak rolünü oynaması, elini taşın altına koyması gerekiyor“ dedi.
Öcalan’ın rolü görülmeli
CHP-AKP’nin Kürt sorununun çözümü konusunda biraraya gelmesini olumlu bulduklarını ifade eden Buldan, „Ancak Kürtleri, kürtlerin temsilcilerini dışında bırakarak çözüm mümkün olamaz. İmralı‘daki tecrit politikası kalkmalı ve Sayın Öcalan’ın barışın tesis için rolünü oynaması sağlanmalı. Çözümün Sayın Öcalan ile gerçekleşeceğini de biliyoruz. Meclis, hükümet, devlet herkes bu realiteyi görmeli. Sayın Öcalan’a bir kez daha barış rolü, misyonu verilmeli“ açıklamasında bulundu.
Sorunun adı belli
CHP’den henüz kendileri ile görüşme için resmi bir randevu talebi gelmediğini aktaran Buldan, „Bizim bu konudaki tavrımız belli. Kürt sorununun çözümü konusunda her türlü katkıyı sunmaya hazırız. Meclis’te 4 partinin içinde yer alacağı bir komisyonun kurulması önemli. Ancak sorunun ismini doğru koymak gerekiyor. Kürt sorunu doğru tanımlanır ve içselleştirilirse kısa vadede daha fazla yol katedilebilir“ diye konuştu.
TTB’ye henüz yanıt yok
BDP, İHD, TİHV, Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından oluşan geniş bir heyet 25 Mayıs’ta Türk Tabipler Birliği’ne (TTB) ziyaret ederek, bağımsız doktorlardan oluşan bir heyetin İmralı’ya gitmesini istedi. Doktorların İmralı’ya gitmesi Adalet Bakanlığı iznine bağlı. TTB’nin bu konuda bakanlığa yaptığı başvuruya henüz verilmiş bir yanıt.
Aynı zamanda BDP ve DTK Eşbaşkanlarının Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşebilmek için Adalet Bakanlığı’na yaptıkları başvuruya da şimdiye kadar herhangi bir cevap verilmedi.
Tecrit 325. gününde
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatları dün İmralı’ya gidebilmek için Bursa Cumhuriyet Savcılığı’na başvuru yaptı. 27 Temmuz 2011 tarihinden itibaren (325 gündür) müvekkilleriyle görüşemeyen avukatların İmralı‘ya gidişi en son „gemi onarımdan döndü, ancak geminin liman başkanlığından alınması gereken evrakları eksik olduğu için faaliyet yapamıyor“ gerekçesiyle reddedilmişti.
HABER MERKEZİ
AB’ye Öcalan için çağrı
İsveç Kürt Konseyi, İsveç hükümeti ve AB’yi PKK lideri Abdullah Öcalan ve cezaevindeki siyasi tutsaklar için harekete geçmeye çağırdı.
İsveç Kürt Konseyi, son dönemlerde Kürt siyasetçilere ve belediye yöneticilerine yönelik tırmanışa geçen siyasi soykırım operasyonlarına tepki gösterdi. İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt ve AB yetkililerine, tutuklamalara karşı tavır almaları ve Öcalan ile cezaevindeki 9 bini aşkın tutsağın serbest bırakılması için harekete geçmesi çağrısında bulundu.
Kürt Konseyi açıklamasında, ‘’Milletvekilleri, belediye başkanları ve Kürt politikacıları Kürt halkının dilini, kültürünü ve kimliğini savundukları ve Kürtlere karşı sürdürülen soykırıma karşı çıktıkları için cezalandırılıyor“ dedi. Açıklamada, Kürt siyasetçi ve insan hakları savunucularının cezaevlerinde ağır baskı koşulları altında tutuldukları ve anadillerinde savunma yapmalarının engellendiği kaydedildi.
Konsey, Öcalan’a yönelik 27 Temmuz 2011 gününden bu yana sürdürülen kanunsuz tecrite de dikkat çekti. Öcalan’ın ikinci Guantanamo olarak nitelendirilen İmralı Adası’nda 11 aydır avukatları ile görüştürülmemesinin ağır insan hakları ihlali, psikolojik ve fiziki işkence olduğu görüşlerine yer verildi. Kürt Konseyi, Öcalan başta olmak üzere tüm siyasi tutsakların serbest bırakılmaları için İsveç hükümeti ve Avrupa Birliği’ne girişimde bulunmaları çağrısı yaptı.
ANF/STOCKHOLM
Avrupa’da tecride protesto
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecrit ve siyasi soykırım operasyonları, İsveç’in Upsala ve İsviçre’nin Bern kentinde yapılan eylemlerle protesto edildi.
Uppsala Kürt Dayanışma Derneği’nin çağrısı üzerine Storatorget Meydanı‘nda toplanan Kürtler, Öcalan’a yönelik tecrit ve tutuklamaların durdurulması ve Roboskî Katliamı’nın sorumlularının açığa çıkarılıp yargılanması talebiyle eylem düzenledi. KCK bayrakları ve Öcalan’ın posterlerinin taşındığı gösteride, Roboskî’de katledilen 34 Kürt gencinin adlarının yazılı bulunduğu bir tabut da taşındı. Eylemde konuşan Sol Parti’nin Uppsala İli Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Yekbun Alp, Roboskî Katliamı’nın üzerinden 6 ay geçmesine rağmen Erdoğan’ın katliamın üzerini örtmek amacıyla sorunun tartışılmasını engellemeye çalıştığına dikkat çekti.Tutuklanan BDP yöneticisi Cüneyt Canik’in bundan iki ay önce Palme Merkez’in davetlisi olarak İsveç’e geldiğini hatırlatan Alp, İsveç hükümetine tutuklamalara karşı tavır alma çağrısında bulundu. Sol Parti Uppsala İl Başkanı Jeanette Escanillo ise Roboskî Katliamı’nı kınayarak, sorumluların yargı karşısına çıkarılmasını istedi. Escanillo, Türkiye cezaevlerinde 2 bin 500 civarındaki Kürt çocuğunun işkence ve tecavüze uğramasına hiç kimsenin sessiz kalamayacağını söyledi.
Tecride son verin
Politikacı Kani Miran Türk devletine verdiği istihbaratla Roboskî’de 34 Kürt gencinin ve onlarca gerillanın katledilmesine neden olan ABD’yi, Türk devletiyle suç ortaklığı yapmakla eleştirdi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı tecrit ederek Kürtlerin iradesini kırmaya çalıştığına dikkat çeken Miran, Türk devletine Öcalan’a yönelik izalasyona son vermesi çağrısında bulundu.
Bern’de kadın eylemi
Öte yandan İsviçre’de yaşayan Kürtler ise Zürich Beritan Kadın Meclisi’nin çağrısıyla Bern’de ABD konsolosluğu önünde bir eylem düzenledi. Kürtler, Roboskî katliamının yanı sıra Kürt siyasetçilere soykırım operasyonları ve tecridi de kınadı. 34 sivilin fotoğraflarının taşıdığı eylemde, konsolosluğun önüne katliamı sembolize eden bir tabut bırakıldı. Eyleme, Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) üyeleri de destek verdi.
Bu arada 21-23 Haziran tarihleri arasında da Zürich’te tecrit ve Roboskî konulu etkinlikler düzenlenecek. Zürich’in 3 önemli merkezinde sabahtan akşama kadar sürecek oturma eylemleri yine 23 Haziran’da Zürich Helvetiaplatz’ta yapılacak merkezi yürüyüş ve mitingle sona erdirilecek.
MURAT KUSEYRİ/Y.ÖZGÜR POLİTİKA / UPSALA/BERN