
Çubukçu, duvar denilince akla ilk olarak bir zamanların Berlin duvarının geldiğini ifade etti. Çubukçu, Berlin duvarı yıkıldıktan sonra artık duvarların örülmeyeceği bir dünya umut edildiğini, ama ne yazık ki öyle olmadığını, bunun da en önemli örneğinin İsrail ve Filistin’de görüldüğünü söyledi. İsrail devletinin yaklaşık 700 kilometre boyunca, çoğu Filistin topraklarından geçen, çok uzun ve kalın duvarlar ördüğünü hatırlatan Çubukçu, Amerika finansmanıyla örülen bu duvara, güvenlik duvarı denilse de, tam anlamıyla bir utanç duvarının söz konusu olduğunu vurguladı.
‘Er ya da geç yıkılacak’
Çubukçu, ”Dünyanın neresinde örülürse örülsün, ister Türkiye-Suriye ister Rojava-Türkiye arasında örülsün, her duvar, hep Filistin’i çağrıştıracaktır. Şu unutulmasın ki duvarlar yıkılmak için yapılır ve her duvar er ya da geç yıkılacaktır” diye konuştu.
Türkiye’nin Suriye tarafında, özellikle Kürtlerin yoğun olduğu bölgelere duvar örmesinin düşündürücü olduğunu belirten Çubukçu, duvarın 900 kilometrelik Suriye sınırının neden diğer bölgelerine değil de özellikle bu bölgelere yapıldığının açıkça sorgulanması gerektiğinin altını çizdi. “PKK ile sorunları olduğu dönemde bile duvar örmeyen Türkiye‘nin bugün neden bu işe giriştiğinin büyük bir soru işareti olduğunu” vurgulayan Çubukçu, özellikle barış sürecinin devam ettiği bir dönemde bu duvarın örülmesinin iyi sonuçlar doğurmayacağını ifade etti.
Dış politikada büyük çelişki
Örülen bu duvarın Türkiye’nin tezleriyle de çatıştığına dikkat çeken Çubukçu, şöyle devam etti: “Türkiye kontrolsüz mülteci geçişlerini engellemek için yaptığını iddia etse de, Suriye’deki Kürt tarafına bu duvarın örülmesi farklı şeyler düşündürmektedir. Türkiye, İsrail’deki utanç duvarını çok yoğun bir şekilde eleştirirken, Suriye’deki Kürt bölgelerine yönelik çeşitli duvarlar örmeye çalışması hem ahlaki açıdan hem de dış politika vizyonu açısından büyük bir çelişki oluşturuyor” dedi.
PYD ile bağlantı kurmuş olsa da, Türkiye’nin Kürtlerle ilgili kafasının net olmadığını, yaşanan bu durumun da henüz bir politika oluşturulamadığını gösterdiğine işaret eden Çubukçu, Türkiye’nin hala eski tarz güvenlik politikalarını sürdürdüğünü vurguladı.
Türkiye’ye güvensizlik artacak
Türkiye’deki barış süreciyle Suriye’deki Kürtlerin geleceğinin paralel olduğunu belirten Çubukçu, güvenlik bahanesiyle örülen duvarların halkları, toplumları birbirinden ayırmak ve kopartmaktan başka bir işe yaramadığını hatırlattı. Bunun en önemli örneğinin Filistin’de yaşandığını vurgulayan Çubukçu, “Örülmeye çalışılan bu duvarlar hem Suriyeli Kürtlerin, hem de Türkiye’deki Kürtlerin Türkiye politikası ile ilgili şüphelerini daha da artıracaktır” dedi.
Böl, parçala, yönet zihniyeti
Ortadou uzmanı Faik Bulut ise, bu duvarların mevcut iktidarın kafasındaki çelişkiyi ve ikilemi gözler önüne serdiğini söyledi. Aynı zamanda Kürt meselesinin çözümü konusunda hükümetin samimiyetinin göstergesi olduğuna dikkat çekti. Duvarların yıkıldığı ve Kürt halkının birbiriyle kucaklaştığı bir dönemde, bu yapılanın Kürt meselesinin çözümünün önüne duvar örmekten başka bir anlam taşımadığını vurgulayan Bulut, “Bu da Kürtleri ne kadar bölebilirsem, birbirlerinden ayırabilirsem o kadar kolay yönetirim zihniyetinin hala iktidarda olduğunu gösteriyor. Kürdün önüne de artık zihinsel değil, somut duvarlar örülüyor. Bu mantıkla, bu zihniyetle Kürt meselesinde başarılı olunamaz” diye konuştu.
Çeteler politikası iflas etti
Örülen bu duvarların aynı zamanda AKP iktidarının ideolojik zihniyetini ortaya koyduğuna dikkat çeken Bulut, şöyle devam etti: “İktidar müdahale edemediği Rojava’ya lojistik ve siyasi destek verdiği birtakım silahlı çeteleri salarak Kürt ve Arapların ya da Kürt ve İslamcıların çatışmasına zemin hazırlamak istiyordu. Ancak bunu başaramadığı için bugün duvarlar örüyor. Bu da iktidarın Rojava’ya yönelik tehditlerinin, kuşatma girişimlerinin iflas ettiği anlamına geliyor.”
İktidarın bu zihniyetinin ve uygulamalarının sonunda dönüp kendisini vuracağı uyarısında bulunan Bulut, ”Bugün destek verdiği silahlı çeteler tarihte pek çok örneği olduğu gibi maalesef kendisine dönecektir” dedi.
ZEYNEP KURAY/ANF/İSTANBUL