
İHD, İmralı F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Kürt Halk Önderi Öcalan ile Bayram Kaymaz, Hasbi Aydemir, Cumali Karsu, Şeyhmus Poyraz ile Hakkı Alpan’a yönelik ağır tecrit uygulamasına ilişkin CPT’ye başvuru yaptı. Başvuru, 169 gündür avukat görüşü engellenen Öcalan’ın avukatlarından Ömer Güneş ve İbrahim Bilmez’in İHD’ye yaptıkları başvuru üzerine gerçekleşti. Avukatlar, „görüşmelerinin ‘hava muhalefeti’ ve ‘koster bozuk’ gerekçeleriyle sürekli engellendiği ve müvekkillerinin sağlık durumlarından duydukları endişe“yi dile getirmişti. Öcalan 27 Temmuz’dan itibaren avukatlarıyla, 12 Ekim’den itibaren ise ailesiyle görüştürülmüyor.
Avukat ve aileye kasıtlı engel
Ekim ayından itibaren yaptıkları gözlem ve takiplerde avukatların görüş hakkının „kasıtlı olarak engellendiği“ tespitine ulaştığını kaydeden İHD, İmralı Adası’nda görev yapan personelin çeşitli ulaşım araçlarıyla adaya gidip gelmelerinde sorun yaşamadıklarına da dikkat çekerek, „Dolayısıyla avukatların ve ailelerin kasıtlı olarak İmralı Adası’ndaki F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne gidişinin engellendiği sabittir“ dedi.
Avukatları tutuklandı
Öcalan’ın avukatlarına yönelik baskılara da işaret eden İHD, Kasım 2011’de Öcalan’ın 36 avukatının tutuklandığını hatırlatarak, avukatlara yönelik operasyonun Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Asrın Hukuk Bürosu ve Abdullah Öcalan’ı hedef alan açıklamaları ve Başbakanlıkta gerçekleşen „güvenlik zirvesi“ ardından geldiğine de dikkat çekti.
Yasal hakka keyfi engel
İmralı Cezaevi’nde ulusal ve uluslararası hukuk kurallarının açıkça çiğnendiğinin altını çizen İHD, tecrit uygulamasının 5275 sayılı Ceza İnfaz Kurumu Kanunu ve Ceza İnfaz Tüzüğü’nün 47 ve 84’üncü maddelerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini de kaydetti. „İmralı Cezaevi’nde bulunan hükümlülerin avukatlarıyla her hafta, aileleriyle 15 günde bir, 1 saat görüşme hakları olduğu“nu belirterek, bu hakkın „keyfi“ olarak engellendiğine vurgu yaptı.
Milyonlar sağlığından endişeli
Öcalan’ın Kürt halkı nezdindeki yeri ve önemine de işaret edilen başvuru dilekçesinde şunlar belirtildi: „Öcalan’ın Kürt Siyasal Hareketi içindeki özel durumu ve Türkiye’de 2003 yılında 3 buçuk milyon kişinin ‘Benim adıma konuşmaya yetkilidir’ şeklindeki irade beyanları nedeniyle gerek Türkiye’de gerekse de dünyada milyonlarca insan tarafından sağlığından endişe edilmekte ve sağlığı konusunda bilgi sahibi olmak istemektedirler.“göstermektedir.“
Bir heyet İmralı’ya gitsin
İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan hükümlülerin tecrit altında tek kişilik odalarda tutulduğunu, kendilerinden 5 aydan fazla süredir haber alınamamasının „tecridin ağırlaştırıldığı ve yaşam riskinin olduğunu göstermektedir“ uyarısında bulunan İHD, hükümetin bugüne kadar Türkiye’deki sivil toplum örgütlerinin, meslek örgütlerinin siyasal partilerin ve milletvekillerinin İmralı Cezaevi’ni ziyaret taleplerine izin vermediğine vurgu yaparak CPT’yi göreve çağırdı: „Komitenizin bu hassas ve acil durumu göz önüne alarak bir an önce gerekli incelemeyi yapması için ziyaret gerçekleştirmesi gerektiği kanaatindeyiz. Yukarıda belirtilen hususlar ve Komitenizin önceki raporları göz önüne alınarak bir an önce İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne ziyaret gerçekleştirmesini talep etmekteyiz.“
İmralı kapalı kutu
Başvuruyla ilgili konuşan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, tecrit uygulaması ve avukatların tutuklanmasının bir skandal olduğunu belirterek, „Öcalan’ı yalnızlaştırmak için yasalar açıkça ve keyfi şekilde ihlal edilmiştir“ dedi. İHD, MAZLUMDER, TİHV, meslek örgütleri ve siyasi partilerin İmralı Adası’na giderek Öcalan ve diğer tutuklularla görüşme taleplerine olumsuz yanıt verildiğini ifade eden Türkdoğan, „İmralı Cezaevi bizim için kapalı kutudur“ dedi. Milyonlarca insanın Öcalan’ın sağlık durumundan endişe duyduğunu ve hükümetin bu konuda kamuoyunu aydınlatacak bilgiler vermesini gerektiğini söyleyen Türkdoğan, „Bunu ne hükümet yapıyor ne de kendisi dışındaki sivil toplum örgütlerinin yapmasına izin veriyor. Dolayısıyla geriye tek bir seçenek kalıyor, CPT’nin ziyaretinin sağlanması. Hükümetin bunu engelleme durumu yok; çünkü uluslararası sözleşmeler bu komitenin ziyaretine imkan veriyor. Bu komite daha önce de İmralı Cezaevi’ni ziyaret etmişti. İşte bundan dolayı yeniden bu komiteye başvurduk“ dedi.
DENİZ TEKİN - DİHA/ANKARA
Kürtler de CPT’ye yürüyecek
Uluslararası kurumların tecrit karşısındaki sessizliğine tepki gösteren Avrupa’daki Kürtler, „Öcalan’a özgürlük-Kürt halkına siyasal statü” sloganıyla uzun yürüyüş düzenleyecek. 31 Ocak’ta Birleşmiş Milletler (BM) temsilciliğinin bulunduğu İsviçre’nin Cenevre kentinde başlayacak yürüyüş, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve İşkenceyi İzleme Komitesi’nin (CPT) bulunduğu Fransa’nın Strasbourg kentinde son bulacak. 18 gün sürecek yürüyüş Avrupa Kürt Dernekleri Federasyonu (KON-KURD) tarafından organize ediliyor.