ERKAN GÜLBAHÇE / STRASBOURG


Avrupa’daki Kürt kurum temsilcilerinin de aralarında bulunduğu onlarca kişi Türk cezaevlerindeki açlık grevine dikkat çekmek için Avrupa Konseyi (AK), Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) binalarının bulunduğu alanda süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde.

KCDK-E bünyesinde faaliyet yürüten Avrupa’daki Kürt kurumlarının temsilcilerinden oluşan süresiz dönüşümsüz açlık grevine giren 36 kişilik bir grup ile dönüşümlü olarak destek veren 15 kişi açlık grevlerine 13 Nisan Perşembe günü CPT önünde yaptıkları basın açıklamasıyla başladı. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı basın açıklamasıyla açlık grevi eylemcileri taleplerini de kamuoyuna duyurdu. 

Uluslararası kurumlar göreve

Üçüncü güne giren eylemin talepleri şöyle: 

* Türkiye devletinin uygulamaları karşısında açlık grevcilerinin başlattıkları eylem ve taleplerini Türk devletiyle müzakere etmek CPT’nin görevidir. Bunun için CPT derhal harekete geçmeli ve cezaevlerini ziyaret etmeli. 

*Avrupa Konseyi acil bir şekilde hareket ederek Türkiye cezaevlerinde gittikçe büyüyen bu açlık grevleri karşısında Türk devleti ile görüşerek bir çözüm yolu sağlamalıdır. 

* Uluslararası kurumlar, insan hakları örgütleri ve kamuoyu açlık grevcilerinin taleplerinin kabul edilmesi için derhal harekete geçmeli. 

Eylemciler CPT’yle görüştü

Süresiz dönüşümsüz açlık grevinde yer alan KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, ve HDP Van Milletvekili Tuğba Hezel’den oluşan bir heyet CPT yetkilileriyle görüşme gerçekleştirdi. Görüşmeye Türkiye Masası yetkilileri izinli oldukları için katılamadı. Heyet CPT yetkililerine Türkiye’deki tutsakların durumuna ilişkin bir dosya sundu. Ayrıca Strasbourg’da başlattıkları açlık grevine ilişkin bilgi sundu.

CPT: Kaygılarınızı anlıyoruz

CPT yetkilileri açlık grevi heyetine yaptıkları açıklamada, geçen sene cezaevlerindeki durumlara ilişkin iki defa Türkiye’yi ziyaret ettiklerini bunun CPT tarihinde bir ilk olduğu belirterek, “Türkiye’deki koşullarını iyi biliyoruz. Heyetin endişelerini anlıyoruz” mesajı verildi. Açlık grevi heyeti ise “Taleplerimiz kabul edilmediği eylemimizi sonlandırmayacağız” açıklamasında bulundu. 

Haftaya görüşmeler başlayacak

Açlık grevcileri Paskalya Bayramı nedeni ile Salı gününe kadar tüm kurumlar kapalı olduğu için kamuoyunu bilgilendirme çalışmaları yürütecek. Gazetemize konuşan Yüksel Koç, “Tatil zarfında Fransız ulusal ve yerel televizyonları ziyaret edilerek açlık grevi konusunda dosyalar sunulacak ve bilgilendirmeler yapılacak. Salı gününden itibaren CPT, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu yetkilileri ile görüşme taleplerimiz olacak. Özellikle Avrupa Konseyi ülkelerinin daimi temsilcileri ile tek tek görüşerek dosyalar sunulup bilgilendirme yapacağız” diye belirtti. 

Cezaevleri bitene kadar

Süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olan Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) Eşbaşkanı Fatoş Göksungur, açlık grevine Kürdistanlıların ve dostlarının ilgisinin yoğun olduğunu belirterek, “Amacımız Türkiye cezaevlerinde süren açlık grevlerine dikkat çekmektir. Paskalya Bayramı nedeniyle kurumlar kapalı, haftaya ziyaretler geliştirerek açlık grevi hakkında bir dizi görüşmeler yapacağız. Başta CPT ve diğer Avrupa kurumların bir sorumlulukları var. Cezaevlerinde ölümlerin olmaması için bir an önce Türkiye’ye baskı uygulamalarını talep ediyoruz” dedi. Türkiye’deki açlık grevleri sonuçlanmadan eylemlerini bitirmeyeceklerinin altını çizen Göksungur, “Bu konuda çok kararlıyız” dedi. 

Biat etmeyenler cezaevinde direniyor

Êzîdî Dernekleri Federasyonu (NAV-YÊK) Temsilcisi Hasan Dutar da süresiz dönüşümsüz açlık grevinde. Cezaevlerinde büyük bir vahşet uygulandığını belirten Dutar, “Teslim olmayan, biat etmeyenler zindanlarda direniyor. Biz de bu direnişi desteklemek için Avrupa’da böylesi bir eyleme gittik ve arkadaşlarımızın sonuna kadar arkasındayız. Bu direniş devlet ve tutsaklar arasındaki bir irade savaşıdır. Geçmişte olduğu gibi bu direnişten de tutsaklar ve direnenler kazanarak çıkacaktır” diye konuştu. 

Sessiz kalmak kabul edilemez

Süresiz dönüşümsüz açlık grevine katılan Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Veli Kaya ise AKP’nin 7 Haziran’dan sonra halklar üzerinde geliştirmeye çalıştığı sindirme ve yok etme politikasını zindanlarda da hayata geçirmeye çalıştığını belirtti. “Bizim de cezaevlerindeki gelen çığlıklara sessiz kalmamız mümkün değildi” diyen Kaya şöyle konuştu: “Alevi olarak felsefemize uymazdı sessiz kalmak. Bu yüzden kurum olarak böylesi bir eyleme katılma ihtiyacı duyduk. Bizlere yaşatılmak istenen bu faşizme insanım diyen herkesin karşı durması gerekiyor. Tutsaklar bizim vicdanımızdır dolayısıyla vicdanımızın ölmemesi için direnlerin yanında olmayı seçtik.”

Güçlü sahiplenmeliyiz

HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız da süresiz dönüşümsüz açlık grevinde. Cezaevlerindeki açlık grevinde kritik eşiğe gelindiği uyarısında bulunan Sarıyıldız şöyle konuştu:: “Tutsakların talebi kendine insanı diyen herkesi ilgilendiren talepler. Açlık grevindeki arkadaşların büyük bir kısmı özellikle son bir yılda fiili faşizmin ve diktatörlüğün uygulanması sonucu tutuklananlardan oluşuyor. Dışarıda kıramadıkları iradelerini zindanlara baskı ve zor yoluyla kırmaya çalışıyorlar. Bir tarafta faşizm kendini kurumsallaştırmaya çalışıyor diğer yandan halklar fedai bir ruhla buna direniyor. Bu kaotik ortamda eğer dışarıda çok güçlü bir sahiplenme halkası oluşmaz ise ordaki arkadaşlarımızı ölüme kadar götürecek bu süreç devam edecektir. Arkadaşlarımızın şahsında yaşamlarına sahip çıkmak kendi değerlerimize sahip çıkmaktır. O arkadaşlar sadece kendileri için değil hepimiz için direniyorlar.”

Cezaevlerine heyetler gitmeli

Süresiz dönüşümsüz açlık grevine katılan HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer ise cezaevlerindeki açlık grevlerinin “kritik aşamada” olduğunun altını çizerek, “Hayati anlamda kaygılarımızın olduğu ve ordan ölümlerin olabileceği ihtimali yaşadığımız günlerdeyiz. Tutsakların insani ve yasal hakları karşılanıp eylemleri sonlandırılmayana kadar burda olmaya devam edeceğiz. Bizler tutsakların talepleri karşılanıncaya kadar, CPT gidip insan hakları kurumlarıyla, tutsaklarla ve aileleriyle görüşme yapıncaya kadar ve Avrupa Konseyi AKP’nin bu zulmüne dur demeyene kadar eylemimiz büyük bir kararlılıkla sürecek” diye konuştu.