Kürtlerin Avrupa'daki en büyük örgütlenmesi olan KCD-E'nin Koordinasyon Kurulu, YEK-KOM tarafından 'Öcalan'a Özgürlük-Kürdistan'a Statü' sloganıyla organize edilen ve bu yıl, Paris'te katledilen üç Kürt kadın siyasetçi ile Rojava Devrimi'nde yaşamını yitirenlere adanan Uluslararası Kürt Kültür Festivali'ne katılımın önemine dikkat çekti. KCD-E'nin Koordinasyon Kurulu, tüm Kürdistanlıları ve dostlarını Dortmund'a davet etti.

KCD-E'nin Koordinasyon Kurulu, 21. Uluslararası Kürt Kültür Festivali ile ilgili dün yazılı bir açıklama yaptı. Cumartesi günü Dortmund'da yapılacak festivalin, Kürdistan merkezli Ortadoğu coğrafyasında tarihi değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bir sürece denk geldiğine dikkat çekilen açıklamada, Rojava'da siyasal ve toplumsal bir devrimin gerçekleştiği bugünlerde Kuzey ve Doğu Kürdistan'da da Kürt halkının özgürlüğünü sağlama yönünde önemli bir aşamada bulunduğu hatırlatıldı. Kürtler arası ve birlikte yaşadıkları bölge halkları arasında demokratik birlik çalışmalarının da yoğunlaştığı bu dönemde, Paris'te katledilen Kürt kadın devrimciler ile Rojava Devrimi'nde yaşamını yitirenlere adanan festivalin, bu nedenle ayrıca anlamının arttığına vurgu yapıldı. Açıklamada, "Bu yüzden festivale güçlü katılım; şehitlerimize bağlılık temelinde ulusal birlik ve özgürlükte ısrar, yaratılan özgürlük değerlerine sahiplenme anlamına gelecektir. Özellikle Kürtler ve kurumlarıyla dostlarının, Paris'teki katliamın peşini bırakmayacağını, hesap soracağını, katliamın sorumluları tüm yönleriyle açığa çıkarılıp yargılanana kadar mücadelenin sürdürüleceği mesajı verilmiş olacaktır" denildi.

Rojava Devrimi'ni selamlama
Festivalde Rojava’daki halk direnişi ve siyasal-toplumsal özgürlük ve demokrasi devriminin selamlanacağına işaret edilen KCD-E Koordinasyon Kurulu açıklamasında, “Rojava Kürdistan’ında gerçekleşen direnişte tüm Kürdistan direnmekte, tüm Kürdistan parçaları adına uluslar arası bir planı boşa çıkarma mücadelesi yürütülmektedir. Dolayısıyla Rojava’da Kürt devrimi ve statüsü, bölgesel düzeyde yeni bir dönemi açacaktır. Bu açıdan Avrupa'daki Kürdistanlılar ile dostları olarak da, Rojava’daki halk devrimi ve direnişini selamlayıp sahiplenmek için Festival'de bir araya geleceğiz" mesajı verildi.
AKP Hükümeti'nin politika ve uygulamaları nedeniyle tıkanma noktasına gelen Kuzey Kürdistan ve Türkiye'deki barışçıl demokratik çözüm süreci açısından da, festivale katılımın önemli olduğuna vurgu yapılan açıklamada, "Sürecin gelişmesinde başta Kürt halkı olmak üzere tüm demokratik kesimlerin üzerine büyük rol düşmektedir. Süreç dolayısıyla Brüksel'de gerçekleşen Avrupa Barış ve Demokrasi Konferansı ve burada oluşturulan Meclis'in bileşeni tüm kurum, kuruluş ve kişileri, Avrupa'daki Kürdistanlı, Türkiyeli, Anadolu ve Mezopotamyalıların sürece aktif müdahale için festivale güçlü katılmaya çağırıyoruz" denildi.
Son olarak Avrupa genelinden dört parçada Kürt ve Kürdistanlılar ile Avrupalı dostlarına çağrı yapan KCD-E Koordinasyon Kurulu, 21 Eylül cumartesi günü, Dortmund'da buluşmaya davet etti.

ANF/BRÜKSEL




21 Eylül’de 21’inci buluşma

Kürdistanlılar ve dostları Cumartesi günü Dortmund’da yapılacak olan festivale hazırlanıyor. Görüşlerine başvurduğumuz Kürdistanlılar ve dostları, Paris’te katledilen 3 kadın devrimciye atfedilmesi, çözüm süreci ve Rojava Devrimi’nin bu festivali çok daha anlamlı bir hale getirdiğini vurguluyor.
Aziz Çetin: Ben, 21 Eylül Cumartesi günü Dortmund kentinde gerçekleşecek 21.Kürt Kültür Festivali’ne Kürtlerin ve dostlarının yoğun bir katılım sağlayacağına inanıyorum. Bu festival, dünya ve Ortadoğu’da dengelerin değiştiği bir döneme denk düşüyor. Ortadoğu’da savaşların hakim olduğu, her tarafın kan gölüne döndüğü bir süreçte barışı dayatıp ölümlerin durması için ve iki halk arasında kalıcı, onurlu bir barışın inşaası için attığı adım çok önemlidir. Yine Başkan Apo’nun geçmişte Rojava halkının örgütlenmesi yönündeki çabaları, bugün Rojava’da Devrimi ile meyvelerini veriyor. Festival, Kuzey, Güney, Rojava ve Avrupa’da sürgüne maruz bırakılmış Kürtlerin ortak mücadelesi, birlik, beraberliğe kenetlenme ve hedefe ulaşma festivalidir. Sesimizi bu festevale katılarak duyuralım.
Agnes von Alvensleben: Bu seneki festivali heyecanla bekliyorum, büyük bir buluşma olacaktır. Festivalin Paris’te katledilen kadın yoldaşlarımıza atfedilmesini anlamlı buluyorum. Ayrıca Rojava için yürütülen yardım kampanyasına katılmaya çağrıyorum. Herkes tanıdık doktor, eczane ya da hastanelerden Rojava halkı için ilaç toplayıp festival alanında ilgili kurumlara teslim edebilir.
Nazan Ölgüt: Rojava’da yaşanan devrimi selamlama ve Paris’te katledilen yoldaşlarımızı anmak için bende büyük bir heyecanla festivali bekliyorum. Avrupa’da yaşayan tüm insanlarımız bu devrimci ruh ve Rojava halkıyla dayanışmamızı göstermek için mutlak o gün festivalde olmalılar. Festivale katılma bir bakıma sürece müdahil olmadır. Bizler her zaman Önderimizin söylemlerine bağlı kalacağız.
Rozerin Farqin: Bu sene düzenlenecek olan festivale Kürdistanlı genç bir kız olarak ben de katılacağım. Avrupa’da yaşayan tüm gençlerin büyük bir coşkuyla festivale katılmaları gerekiyor. Her festival öncesi olduğu gibi hepimizi büyük bir sevinç sarıyor. Umarım bu festival yurtdışında kutlayacagımız son festival olur. Bundan sonraki festivaleri ülkemizde ve halkımızla kutlamak istiyoruz. Kürt gençlerine çağrım aldatıcı Avrupa yaşamına kanmasınlar. Ulusal değerlerine bağlı olsunlar.
Mehmet Hezexi: 21 Eylül Cumartesi günü Dortmund’da düzenlenecek olan festivalin amacı ve gerçekleştirildiği süreç çok önemlidir. Bir yandan bütün bu kazanımların mimarı Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın özgürlüğü, bir yandan Rojava’daki halkımızın kahramanca direnişi ve Rojava Devrimi, Avrupa’da yaşayan biz Kürdistanlılara çok önemli görevler yüklüyor. Yine Paris’te katledilen üç kahraman kadın yoldaşımıza nasıl sahiplendiğimizi, Önderimize, ülkemize bağlılığımızı Cumartesi günü Dortmund’da onbinlerce yürek tek ses olarak dünyaya göstereceğiz. Bu duygu ve coşkuyla kadınından, gencine ve her yaştan Kürdistanlı halkımızı ve dostlarımızı Dortmund’da buluşmaya çağırıyorum.
Faik Dağdelen: Avrupa‘daki Kürdistanlılar günlerdir, hata aylardır bu büyük buluşmanın heyecanı ile yaşıyorlar. Heyecanımızın nedeni kuşkusuz Rojava’daki devrimdir. Festivalde binlerce Kürdistanlı toplanıp, Rojava’daki devrimine sahip çıkacak, hep bir ağızdan Rojava’daki halkımızın yalnız olmadığını çok net haykıracaktır. Halkımızın kendini yönetmesine tahammül edemeyen Kürt halkının düşmanları ve bazı işbirlikçiler hergün Kürt köylerine saldırıyor, insanları katlediyor, katliamlar yapıyor. Avrupa‘daki Kürdistanlılara şunu söylemek istiyorum; içinde bulunduğumuz bu günler, tarihi günlerdir. İyi ve kötu ne yapılırsa tarih bunu yazacaktır. Bu vesileyle Avrupa’daki halkımız elinden ne geliyorsa esirgememeli. Bir paket sigara içiyorsak yarım pakete indirelim, bir ekmek yiyorsak yarım yiyelim diğer yarısını Rojava‘daki kardeşlerimize gönderelim. Buradaki sahiplenme, başta Rojava olmak üzere tüm parçalardaki halkımıza moral kaynağı olacaktır. Herkesi festivale katılarak Rojava’daki kardeşlerimiz için halaya durmaya çağırıyorum.

MURAT ALPAVUT/M.ZAHİT EKİNCİ/DÜSSELDORF/HAMBURG