
Önceki gün gözaltına alınan eski Cumhurbaşkanı, 15 saat boyunca sorgulanmasının ardından hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Sarkozy hakkında resmi soruşturma başlatılmasına karar verdi.
2007'de seçim kampanyasında yolsuzluk yaptığı yönündeki iddialar, Sarkozy'nin görev yaptığı sıralarda da sık sık gündeme gelmişti.
Kaddafi tartışması bitmeyecek gibi
Sarkozy ülkenin en büyük kozmetik firması L’Oreal firmasının sahibi ve Fransa'nın en zengin kadını Liliane Bettencourt'tan mali destek aldığı belirtiliyor. Hakkındaki suçlamalara göre Sarkozy'nin yasa dışı şekilde zimmetine geçirdiği paralar bununla da sınırlı değil.
Sarkozy, 2011'de devrilmesinde önemli rol oynadığı Muammer Kaddafi'den de 50 milyon Euro yardım almış. Bu olay, Libya'ya yönelik NATO saldırısından sonra Euronews televizyonuna konuşan Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi tarafından gündeme getirilmişti. Bu olayın kamuoyuna yansıması üzerine Sarkozy ise Kanal Plus televizyonunda yaptığı konuşmada "Gizli servis elemanları ve Kaddafi'nin oğlunun iddialarını ciddiye almak alçaklıktır" ifadesini kullanmıştı.
Kaddafi’nin 2011’de devrilmesinde öncü rol oynadığını iddia eden Sarkozy yardım iddialarını reddetse de, 2012’de görev süresi dolar dolmaz hakkında hem Bettencourt hem de Kaddafi iddiaları için gizli soruşturma başlatıldı.
Yargı bağlantıları sayesinde hakkındaki gizli soruşturmayı öğrenen Sarkozy’nin, duruşmanın gidişatını etkilemek için Gilbert Azibert isimli bir yargıca rüşvet olarak Monaco’da yargıçlık teklif ettiği de iddia ediliyor.
Kürtler onu iyi tanıyor
Sarkozy'nin cumhurbaşkanlığı döneminde göçmenler, Fransız kamuoyuna bütün kötülüklerin kaynağı olarak yansıtılırken, Kürtler ise büyük operasyonlara maruz kalmıştı. Kürt siyasetçilerinin ve Kürdistani kurumların, Türkiye ile olan ekonomik, siyasi çıkarlar karşılığında kriminalize edilmesi, Sarkozy döneminde doruk noktasına çıktı. Kürtler sık sık Türkiye'yle yapılan pazarlıklar ve görüşmelere kurban edilmişti. Fransa ile Türkiye arasında 7 Ekim 2011’de güvenlik işbirliği anlaşması imzalandı. Sadece 2007 ila 2013 arasında 250’ye yakın Kürt siyasi gerekçelerle gözaltına alındı. 6 Ekim 2012’de KNK Yürütme Konseyi üyesi Adem Uzun, bir komplo sonucu gözaltına alınarak 10 ay boyunca tutuklu kaldı. Mahkeme, bu tutuklamanın komplo olduğunu doğruladı. 2 Kasım 2012’de Paris’teki Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi, yine Sarkozy döneminde mahkeme kararıyla kapatıldı.
Chirac'tan devraldı
Fransa'nın eski cumhurbaşkanlarından Jacques Chirac da 2011 yılında, aleyhindeki yolsuzluk davasında suçlu bulunmuş ve cezası iki yıl ertelenerek hapis cezasına çarptırılmıştı. Chirac hapse girmemiş ancak cezası sabıkasına işlenmişti.
'Bu bir cadı avı'
Şu anda muhalefette olan Sarkozy'nin Ulusal Birlik Partisi (UMP) yöneticileri ise olayı 'cadı avı' olarak niteliyor. UMP yetkililerine bu ifadeyi söyleten, şu anki karnesi hiç de iyi gözükmeyen iktidardaki Sosyalist Hükümet karşısında 2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sarkozy'nin tekrar güçlü bir aday olarak çıkması.
Sarkozy, Sosyalistler karşısında muhafazakarların en popüler adayı olarak görünüyor. Nicolas Sarkozy, 2017 seçimlerinde adaylığını yeniden koyacağının sinyallerini vermişti.
Görevi bıraktığı 2012 yılından beri hakkında açılan davalarla mücadele eden Sarkozy’nin destekçileri, eski cumhurbaşkanının siyasi bir 'cadı avına' maruz kaldığını düşünüyor.
Nice Valisi ve UMP Partisi vekili Christian Estrosi, "Tarihte ilk kez bir cumhurbaşkanı böylesine bir nefret ve muameleye maruz kalıyor"dedi.
Bu davada Sarkozy’nin avukatı Thierry Herzog’un avukatlığını yapan Albert Iweins ise sonuçtan oldukça umutlu. Iweins, "Bu suçlamalar yargı temeli oldukça zayıf olan telefon dinlemelerine dayanıyor. Görebildiğim kadarıyla dosyada suçlamaları destekleyen fazla bir şey yok" açıklamasını yaptı.
Sosyalist hükümetin sözcüsü Stephane Le Foll ise yargının kararının bağımsız olduğunuda belirtti ve sözlerine şu şunları söyledi: "Nicolas Sarkozy, diğer herkes gibi adalet ile yüzleşecektir."
HABER MERKEZİ