“Direnme gücü, dünya ‘evet’ sözcüğünü duymak istediğinde “hayır” diyebilme yetisidir.”
Erich Fromm
Beklenen gün geldi çattı. Aylardır devam eden tartışmaların, çekişmelerin sonuna geliniyor. İki gün sonraki oylamada dananın kuyruğu kopacak.
Kıssadan hisse: Bir bilgeye nasıl bu kadar doğru kararlar alabildiğini sormuşlar, “Deneyim” demiş. O deneyimi nasıl kazandın, diye sormuşlar “Hatalarımla” demiş.
Geçmişteki yanlışlardan, yanlış tercihlerden ve hatalardan yeterince dersler çıkarabildiğimiz oranda doğru kararlar alır, doğru seçimler yapabiliriz. Olan biteni doğru bir şekilde değerlendirmek için hafızamızda hatırlamamız gereken yeterince veri var. Böylesi bir referanduma evet demek ya da boykot edip sandığa gitmemek için elle tutulur bir gerekçe bulmak zor. Ama en hafif tabiriyle otoriter bir yönetimin getireceği yıkımın ne kadar büyük olacağını kestirmek zor olmasa gerek.
Bu konuda kavramlara takılıp kalmamak gerek. Totaliter, otoriter ya da diktatörlük yapı itibarıyla geçirgen kavramlardır. Öyle ya da böyle hepsi de kimi ortak donelere sahiptir
Devletin vatandaşa hizmet için varolduğu demokrasinin aksine vatandaş devlet için vardır. Belirgin slogan “herşey vatan içindir” Medya söz konusu devletin dolayısıyla iktidarın tekelinde ve emrindedir. Bireysel oluş yerine belli kişilere odaklanmış bireycilik ön plandadır ve toplum güçlü bir gelecek vaadi ile manipüle edilmiştir.
***
“Hayır” demenin gerekçeleri saymakla bitmez: Düşünce farklılığının ve hak aramanın düşmanlığa dönüştürülmediği bir ülke için; “hayır.”
Birarada yaşama bilinci yerine, yalan yanlış bilgilerle düşmanlıkların aşılanmadığı bir dünya adına, ırkçılık ve ötekileştirmenin sıradan ve olağan karşılanmadığı bir hayat için; “hayır.”
Her türlü ezberin bozulduğu, aklın ve dimağın güzellikler ürettiği bir ortam için, adaletin, hak ve hukukun tüm halkın güvencesinin olduğu bir düzeni oluşturmak için; “hayır.”
Kışkırtıcı ve düşmanca yaklaşımların, bağnazca hayranlıkların insana dair edimler olmadığını anlamak için; “hayır.”
Savaş politikalarına karşı durmak, savaşın her türden kayıplarına karşı olmak için, ne darbe, otoriterlik, ne vesayet demek için; barış, eşitlik ve özgürlük talep ettiğimizde hainlikle suçlanmamak için, şehirlerimizin köylerimizin tanklarla toplarla yerle bir edilmemesi için, barış içinde bir arada yaşamanın koşullarını yaratmak için; “hayır.”
Hakkı ve hakkaniyeti dağarcığımıza ikame edeceğimiz bir yapı için.yüreğinin zenginliğini kavrukluğa ve hırçınlığa dönüştürmüş, taşlık ve çorak yüreklerin selamet bulması için; “hayır.”
Tüm yetkileri bir kişinin keyfiyetine terk eden tek adam yönetiminin önünü geçmek ve ortak aklı egemen kılmak için; “hayır”
***
Bu referanduma “evet” demek ne bugün yaşanan sorunların üstesinden gelecek ne de bizi demokrasi konusunda sağlıklı bir yere taşıyacak.
İnsanlık bin yıllar boyunca elde ettiği değerler bakımından kat ettiği bütün mesafeyi yeri geldiğinde ‘hayır’ diyebilen, direnebilen, değiştiren insanlara borçludur.
Hakkedenin müstahakını, hakkedenin selamet bulması için iki gün sonra karar bizde, mühür elimizde olacak.
Maksadı “hayır”lı olanın, sonu da hayırlı olurmuş… Haydi “hayır”lısı.