Cilo-Sat Dağları’nın içinde bulunduğu Mergan Yaylası’ndan itibaren dağlar, yaylalar yasaklanırken, dağcılar yasaklı olmayan bölgelerde doğa yürüyüşü ve dağ tırmanışı yapmakla yetiniyor. Bölgenin doğal parkur özelliğine ve eşsiz güzelliğine dikkat çeken dağcılar, yasakların bir an önce kalkmasını istiyor. 

Kürdistan’da AKP’nin savaş kararıyla birlikte doğal güzellikler, yeniden “güvenlik” gerekçesiyle yasaklandı. Colemêrg’in (Hakkari) Cilo-Sat Dağları’nın içinde bulunduğu Mergan Yaylası’ndan itibaren dağlar, yaylalar yasaklanırken, yasaklı bölgelerin dışında kalan yerlerde küçükbaş hayvancılık yapılmaya çalışılıyor. ‘Çözüm süreci’ ile birlikte doğa turizmini geliştiği bölgeler yeniden turizme kapatıldı. Doğal parkur olan bölgeye girişin yasaklanması bölge halkını da ekonomik olarak etkiledi. Dağlara çıkamayan dağcılar ve doğa sporseverler, dağlara olan özlemlerini yasaklanmayan vadi boylarında sürdürüyor. 

Yasaklardan önce haftada en az iki defa dağlara çıkan dağcılar, yasaklardan sonra dağlara çıkmamaktan dert yandı. Hakkari dağlarının büyük bir bölümünün yasak olması nedeni ile dağlara gidemeyen dağcılar, yasak olmayan bölgelere dağ tırmanışı ve doğa yürüyüşü düzenledi. Dağcılar, Colemêrg merkezine bağlı Dêzê (Kırıkdağ) Köyünden Gilezo mevkiine kadar doğa yürüyüşü yaptı.


Dağlarda kamplar kurulsun

Zirve Dağcılık İl Temsilcisi ve Cilo Dağcılık Kulübü Başkanı Hacı Tansu, bölgedeki yasakların kaldırılması, Cilo Dağları ve buzullarının yeniden tırmanışa açılmasını talep ederek, yasakların kaldırılmasını istedi. Tansu, ülkenin ve bölgenin kalıcı bir barışa kavuşmasına katkı sunacak ve ülkenin doğusunun ve batısının kaynaşmasını sağlayacak adımlardan bir tanesinin de dağ ve doğa sporlarının önünün açılmasından geçtiğini söyledi. Tansu, “Hakkari dağları ülkemizin en güzel dağlarıdır. Ancak yasak olmasından dolayı Cilo Dağları‘na ve diğer dağlara çıkamıyoruz. Şimdilik yasak olmayan yerlerde doğa yürüyüşleri ve tırmanışlar yapıyoruz. Dağlarımız üzerindeki yasakların kaldırılmasını istiyoruz. Bu bölgeye ülkemizin her yerinde dağcılar, tırmanışçılar gelsinler. Bu dağlarda kamplar kurulsun, insanlarımız buranın güzelliklerinden özelliklerinden faydalansın” dedi. 


‘En büyük buzulları burada’

Tansu, bölgede çok sayıda tırmanış yaptıklarını, ancak yasaklardan dolayı doğal güzelliklerden mahrum kaldıklarını belirterek, “Türkiye’nin en büyük buzulları var. Ancak yasak olduğu için çıkamıyoruz. Oysaki bu bölgede yaz kış buz tırmanışı yapılabilir. Bu noktada yasakların kaldırılmasını, operasyonların ve eylemlerin durdurulmasını, bölgenin sivil yaşama açılmasını talep ediyoruz” dedi. 


‘Kalıcı barışa katkı sunar’ 

İlin ve bölgenin yeniden kalkınması için yasakların kaldırılması gerektiğini ifade eden Tansu, “Bölgeye kalıcı barışın gelmesi bu tür etkinliklerle olur. Kalıcı bir barışın olabilmesi için her alanda kaynaşmanın ve huzurun yaratılması gereklidir. Barış bu adımlarla gelir. Ülke barışı için, bölge barışı için, insanların kaynaşması için bu faaliyetler çok önemlidir. Biz bu tür faaliyetleri önemsiyoruz, barışı destekliyor ve önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.


 DİHA/COLEMÊRG