
Beytüşşebap’a bağlı Setkar köyüne atılan havan topunun evlerine isabet etmesi sonucu babasını ve kardeşini kaybeden Berivan Temel, “Babam kanlar içerisinde balkonda yere yığılmıştı. Beni görünce ‘Ellerimden tut kızım’ dedi. Babamı yerden kaldırdım kulağından kanlar aktı. Odaya koştum bir kardeşim yerdeydi. Diğer odaya baktım diğer kardeşim de yerdeydi. Her iki ayağı kopmuştu” sözleriyle tanıklık ettiği anları anlattı.
Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Setkar (Hisarkapı) köyünde 25 Eylül’de Beytüşebap Alay Komutanlığı‘ndan yapılan top atışları sonucu Temel ailesinin evine isabet eden 4 havanla Ahmet Temel ve oğlu Behçet Temel ile bayram ziyareti için Adana’dan gelen akrabaları Alya Temel yaşamını yitirirken, Fevzi Temel ve Ahmet Temel’in oğlu Hasan Temel ise ağır yaralandı. Saldırıda ağır yaralanan yurttaşların Beytüşşebap ve Şırnak hastanelerindeki tedavisi devam ederken, süren operasyon ve top atışları nedeniyle köyde taziye kurulamadı. Beytüşşebap’a yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta bulunan köye ilçe tarafından girişler operasyona çıkan askerlerce engellenirken, Ayvalık Jandarma Karakolu önünde yolu kapatan askerler Uludere ve Şırnak’tan gelen yurttaşların katliamın üzerinden 4 gün geçmesine rağmen köye ulaşmasına izin vermiyor.
Ayvalık Karakolu’ndan çıkan ve Setkar köyüne yakın konumlanan paletli tankların Setkar köyünün hemen ilerisini top atışı yapmasına devam etmesi nedeniyle köy içerisinde duramayan köylüler, yola yakın yerde kurdukları çadırda köye ulaşabilenlerin taziye dileklerini kabul ederken, olası bir havan saldırısına karşı girmeye korktukları evleri yerine geceyi de burada geçiriyor.
HDP’li vekiller köye gitti
HDP Şırnak Milletvekilleri Faysal Sarıyıldız ve Ferhat Encü ile beraberindeki heyet, önceki gün köye doğru hareket etti. Ayvalık (Çeman) ile Beytüşşebap arasındaki 30 kilometrelik yol askerler tarafından kapatıldığı için heyet Bate denilen Kato Dağı’nın doruklarından geçen tali yolu kullanarak Çeman’a ulaştı. Çeman’da önleri askerler tarafından kesilen HDP’li vekillerin geçişine, “Yol temizliği yapıyoruz, geçişinize izin vermeyiz” denilerek engel olundu.
Vekilim bu savaşı bitirin
HDP heyeti ile askerler arasında kısa bir tartışma yaşandığı esnada, vekiller ile Ayvalık Jandarma Karakolu’nda bir görevli arasında ilginç diyalog gelişti. Görevli, vekillere “Vekilim, ne olur bu savaşı bitirin. Daha fazla acı yaşanmaması için bu savaş bitsin” dedi.
Heyet yürüyerek gitti
Çeman ile Setkar köyü arasındaki yol askerler tarafından kapatıldığı için heyet araçlarından inerek köye doğru yürümeye başladı. Çok sayıda tankın konuşlandığı yoldan, dağlık alana doğru sık sık top atışları yapılırken, HDP’li vekiller ile bir tank arasında 50 metre gibi yakın bir mesafenin olduğu anda vadiye doğru tank atışının yapılması dikkat çekti.
Beytüşşebap ile Setkar köyü arasındaki yol 12 kilometre gibi kısa bir mesafe olduğu halde tali yolun zorunlu olarak kullanılmasından ve asker engeli nedeniyle 7 buçuk saat sürdü. Saatlerce süren yolun ardından HDP heyeti, asker kuşatmasının olduğu Setkar Köyü’ne giriş yaptı. Köydeki taziye evini ziyaret eden heyet üyeleri, köylüleri dinledi.
Bedeli ne olursa olsun direneceğiz
Günlerdir asker ablukası altında olan köylüler dünya ile bağlantılarının kesildiğini belirtirken köylülerden Hasan Temel, tepkisini şu sözler ile anlattı: “Saray’a irademizi teslim etmediğimiz için cezalandırılıyoruz. Şu karşınızda gördüğünüz dağlar bu halkın nice acılarına şahitlik etti. Ancak bu dağlar bu halkın nasıl direndiğine de şahitlik etmiştir. Dün nasıl direndiysek bugün de zalimlere karşı bedeli ne olursa olsun direneceğiz. Günlerdir, dışarıdan taziyeye gelmek isteyen yakınlarımıza dostlarımıza izin verilmiyor. Acımızı paylaşmamıza dahi mani olan bu zihniyet elbet bir gün bu zulmün altında kalacak.”
Heyet köyde yaptıkları incelemenin ardından Beytüşşebap’ta yaşanan çatışmada hayatını kaybeden Setkar nüfusuna kayıtlı HPG’li Fikret Temel’in otopsi işlemlerinin yapıldığı Şırnak Devlet Hastanesi’ne hareket etti.
Ellerimden tut kızım
Yapılan havan ve top atışları nedeniyle annesi ve çocuklarla beraber hayvanların bulunduğu evin arkasındaki ahırda durduklarını belirten katledilen Ahmet Temel’in kızı Berivan Temel, “Son havan sesi çok yakından geldi ve bizde eve doğru koştuk. Bir bölümü yıkılmış evimizle karşılaştık. Babam kanlar içerisinde balkonda yere yığılmıştı. Beni görünce ‘Ellerimden tut kızım’ dedi. Babamı yerden kaldırdım kulağından kanlar aktı. Odaya koştum bir kardeşim yerdeydi. Diğer odaya baktım diğer kardeşim de yerdeydi. Her iki ayağı kesilmişti” sözleriyle tanıklık ettiği anları anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Kana doymuyor musun sen?” sözleriyle tepi gösteren Temel, “Devletin topu geldi ailemin içine düştü. Kürtler ayağa kalkın artık. Bugün benim ailemin içine top attılar yarın da sizinkine atacaklar. Gün oturma günü değildir” dedi.
Köyde bulunmadığı için olaydan haberi olmadığını ve köye geldiğinde ise yıkılmış ev ve kan gördüğünü belirten Ahmet Temel’in oğlu Murat Temel ise, “Yaşananları köylülerden öğrendim. Hiç değilse cenazelere yetişebileyim diye Beytüşşebap’a gitmek istedim ama askerlerce geri çevrildim. Cenazelerinde 10-15 kilometre ötedeki ilçeye götürülmesine izin vermemişler. Cenazeler Uludere üzerinden Beytüşşebap’a götürülmüş” dedi.
‘Çocuklarımızı öldürerek bitiremezsiniz’
Bu arada dün HPG’lilerin cenazesinin olduğu iddia edilen alana giren HDP’li vekile ve halka polisler silah doğrultup hakaret etti. Beytüşşebap’ta halk ile HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü daha önce çatışma yaşanan alana HPG’lilere ait olduğu belirtilen cenazeleri almak için kent merkezinden kitlesel bir şekilde yürüyüşe geçti. Kent çıkışında asker engelliyle karşılaşan kitle, asker engellini aşarak çatışmanın yaşandığı alana girdi.
“Şehîd namirin” ve “PKK halktır halk burada” sloganları atan halk, saatlerce çatışma bölgesinde HPG’lilere ait cenaze aradı. Arama esnasında F-16’ların attığı kazan bombalarının parçaları, yanmış bazı elbise parçaları da bulundu. Arama yapan halk çevrede bulunan askerlere sürekli olarak tepki gösterdi. Halk, askerlere “Erdoğan sizin canınızla siyaset yapıyor. Sarayı için sizi kullanıyor” dedi. Askerler tepki gösteren bir kadın, “Siz çocuklarımızı öldürerek bitiremezsiniz. O çocuklar bizim kahramanlarımızdır. Onların yaşamadığı bir dünyayı ne yapalım” dedi.
Halk ne tehdit ne engel dinledi
Yer yer askerlerle tartışan halk, Kato Dağı’na yakın Guanıs alanında arama çalışmasını bitirdikten sonra tekrar kent merkezine dönmek istedi. Kentin giriş noktasını tutan polis ve askerler bazı araçları durdurunca HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü bilgi almak üzere arama noktasına gitti. Polislerden arama gerekçeleri hakkında bilgi almak isteyen Encü’ye polis, “Kes sessini” diyerek üzerine yürümeye çalıştı. Diğer polisler de silahlarını halka doğrultarak, “Kimse hareket etmesin” dedi. Polisin tehditlerine rağmen halk arama noktasında kimlik göstermeyerek geçti.
Herekol’deki şehitlikte nöbet
Başbakan Davutoğlu’nun “Talimatını ben verdim” dediği HPG’lilerin mezarlıklarına yönelik saldırılar devam ederken SiirtliLER, Herekol’deki Şehît Resul ve Azîme Şehitliği’ne giderek canlı kalkan nöbeti başlattı. 3 gün sürecek nöbet eylemine aralarında HDP Siirt Milletvekili Hatice Seviptekin ve HDP’nin vekil adayları, kurum temsilcilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.
HDP Siirt Milletvekili Adayı Besime Konca, “Bizlere ne kadar saldırılarsa saldırsınlar, şehitlerimize, mezarlıklarımıza ve yoldaşlarımıza sahip çıkacağız. Bugün bizlere saldırıyorlarsa, gün gelecek AKP’nin başlattığı faşizmin altında Türk halkı da ezilecektir. Bizim Türk halkından beklentimizin onların da sokaklara çıkıp artık AKP faşizmine dur demeleridir” dedi.
Açıklamanın ardından nöbet başladı.
Yine savaş naraları attı
Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, Saray’ında 11. kez muhtarlarla yaptığı toplantıda konuştu.
“Güvenlik güçlerimiz operasyonlarına ara vermeksizin devam ediyor. Durmayacağız, devam edeceğiz” diyen Erdoğan, taziye evlerini yerleyeksan ettiklerini söyledi. “Oralar bir taraftan bombalanıyor, bir taraftan oralar da temizleniyor” diyen Erdoğan, “Terör örgütü, bu ülkenin ve bu milletin bir parçası asla değildir. Ülkemizin kazanımlarına saldıranlar, birliğine bütünlüğüne kastedenler bu vatana ait değildir, isterse parlamentonun içinde olsun” dedi.
HDP’nin bayrakla ve devletle de sorunu olduğunu belirten Erdoğan, aynen şunları söyledi: “İkinci bir bayrak tanımıyoruz. Dedim ya adamların afedersiniz o teröristlerin cesetlerine sardıkları paçavra belli. O işte özlemini duydukları kendilerine ait bayraklarıdır. Bir de diyor ki utanmadan, sıkılmadan ‘bizim bayrakla sorunumuz yok.’ Peki yaptığınız bu ne? Siz bu milleti aldatırız diye birkaç tane Türk bayrağı sallamakla bu milleti aldatamayacaksınız. 7 Haziran’da bunu başardınız ama 1 Kasım’da inanıyorum ki benim milletim buna prim vermeyecek.”
2 binin üzerinde PKK’li öldürdüklerini, askeri güvenlik bölgesi ilan edilen yerlerde bulunanların pişman edileceklerini söyleyen Erdoğan, Türk medyasını da daha fazla devletin yanında hizalanmaya çağırdı.