
Almanya’da en büyük Kürt kurumlarından olan Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) 2. Kongresi’ni yaparak, 35 kişiden oluşan yürütme, denetleme ve disiplin kurullarını seçti. Eşbaşkanlığa Yüksel Koç ile Fatoş Göksungur getirildi.
Kongrenin siyasal gündemi daha çok Ortadoğu’da yeni gelişmeler, buna bağlı olarak ortaya çıkan dengeler ve NAV-DEM’in bütün bu gelişmeler karşısında son bir yıllık faaliyetleri biçiminde ele alındı ve tartışıldı. Kongrede konuşan tüm delegeler, YPG ve HDP’nin başarısını selamladı. Delegeler, son yıllarda elde edilen kazanımların kalıcılaşmasının sistem inşa çalışmalarının başarıyla ilerletilmesine bağlı olduğunun altını çizdi.
Kongrede bir yıllık çalışma raporları da okundu ve üzerinde tartışmalar yürütüldü.
Gelişmelere bağlı olarak Avrupa’da kadın, gençlik başta olmak üzere toplumsal kesimlerin sürekli hareket halinde olduğu dile getirildi. Raporlarda özellikle yaşanan katliam ve direniş karşısında Avrupa’daki halkın sürekli bir eylem çizgisinde hareket ettiği, tüm toplum merkezlerinin duyarlı, sorumlu ve dost güçlerle ittifak halinde olduğu ve bunun bir çalışma tarzı olarak ortaya çıktığına vurgu yapıldı.
Sorunlar ve çözüm yolları da tartışıldı. Yerel iradelerin daha güçlü bir şekilde kendisini yansıtabilmesi için yerellerde güçlü örgütlü bir sisteme kavuşmanın önemine dikkat çekildi.
Öncülük sorunları kapsamında bileşenlerin daha güçlü kolektif irade göstererek, sürece katılması gerektiğinin altı çizildi.
Eşbaşkanlık konusunda eleştiriler
Kongrede yapılan önemli değerlendirme konularından biri de geçen dönem içerisinde geliştirilmeye çalışılan eşbaşkanlık sistemi oldu. Eşbaşkanlık sistemine yaklaşımda ortaya çıkan zihinsel sorunlar ele alındı, kadını güç olarak görmeyen egemenlikçi anlayışların varlığı tespit edildi ve eleştirildi.
Eşbaşkanlığın kadın şahsında toplumsal özgürlük düzeyi olması itibarıyla önümüzdeki dönem daha güçlü bir uygulama tarzının ortaya çıkması gerekliliğine vurgu yapıldı.
Etki alanının genişletilmesi, daha fazla kitlelerle buluşulması için oluşturulan Demokratik Kürt Toplum Merkezleri’nin (DKTM) halen gereken kapsayıcılıktan uzak olduğu, toplumun tüm kesimlerinin içinde kendini ifade edebilmesinin koşullarının oluşturulması istendi.
Öz irade ve kendi kendine yeterliliğin ifadesi olan DKTM’lerin bu özelliğinini istenen düzeyde açığa çıkartamadığı tespit edilerek, her DKTM üyesinin misyonuna denk bir sorumlulukla hareket etmesinin önemi dile getirildi.
Aynı şekilde tüm çalışmaların bir bütünlük içinde ele alınmasında yaşanan sıkıntılar dile getirilirken, tüm çalışma ve komisyonların aynı derecede önemli olduğu ve aynı derecede ağrılık verimesi gerektiği ifade edildi.
Daha etkili diplomasi
NAV-DEM kongresinde, diplomasi konusu da önemli bir yer tuttu. Avrupa’da yaşayan Kürt kitlesinin diplomatik misyonu olduğu ancak bu misyonu yetkin bir tarzda işletemediği vurgulandı. Diplomasi alanında siyasi gelişmelere bağlı olarak yaşanan eksikliklerin bir an önce aşılmasının önemine işaret edildi. Okunan raporlar, eleştiri ve değerlendirmelere tabi tutularak delegelerin oy çokluğu ile kabul edildi. Ardından kararlar gündemine geçildi.
Demokratik sistemi yaratmak için Demokratik Kürt Toplum Merkezleri’nin mutlaka gereken işlevlerine kavuşması gerektiğinin altı çizildi. Kürt sorununun demokratik çözümü için Öcalan’ın özgürlüğü başta olmak üzere tahkim edilmiş ateşkes ve demokratik bir anayasa için mücadele kararı alındı.
Buna paralel olarak Almanya’da çözüm önünde hala ciddi bir engel teşkil eden PKK yasağın kalkması, Kürt kimliğinin tanınması içinde karar maddeleri oybirliğiyle alındı.
Karar tasarılarının ardından seçim gündemine geçildi. Önümüzdeki bir yıllık çalışmalara eşbaşkanlık yapması için Yüksel Koç ile Fatoş Göksungur ile birlikte, 35 kişiden oluşan NAV-DEM yürütmesi, denetleme ve disiplin kurulları da seçildi.
HABER MERKEZİ