
Bilim-Teknik GÜNDEMİ
Bir gün beyninize bir aygıt takarak daha zeki olma imkanınız olsa bunu yapar mıydınız? Günümüzde buna hayır demek kolay. Unutmayalım; büyük ihtimalle birçoğumuz yaşam süremiz içerisinde böyle bir teknolojiyle karşılaşıp bu kararla yüzleşeceğiz.
Kernel adlı yeni kurulan bir şirket zekayı arttıran aygıtların geliştirilmesi için 100 milyon dolarlık bir yatırım yaptı. Tabii sorun sadece sermaye değil, bu projenin arkasında dünyanın en önemli bilim insanlarının desteği var.
2016 yılının başında kurulan şirketin yatırımcısı Bryan Johnson, uzun süre insanlığa hizmet edecek bir projeyi desteklemeyi düşündüğünü ve en sonunda var olan en kıymetli şey olan insan zekasını geliştirmeye yatırım yapmaya karar verdiğini ifade etti.
Hafıza geliştiren protezler
Şirketin hedefi geçtiğimiz seneler içinde yapay zekanın geliştirilmesinde kullanılan yöntemleri insan zekasının kapasitesini arttırmak için uyarlamak. Güney Kaliforniya Üniversitesinden Theodore Berger’in başkanlığında yürütülen ilk çalışmalar hafıza üzerine. Berger ve ekibi insanların hafızalarını daha etkin kullanmalarını sağlayan uyarıcıları harekete geçiren protezler üzerinde çalışıyor.
İlk adım olarak Berger sara hastaları üzerinde bir çalışma yürütüyor. Halihazırda beyinlerinde elektrotlar yüklü olan sara hastalarının beyin faaliyetlerini kaydeden Berger’in ekibi, hafızanın nasıl çalıştığı konusunda araştırmalar yapıyor.
Bryan Johnson, sağlıklı bir beynin hafızasının kaydedilmesi ve daha sonra bir hafıza kaybı durumunda yeniden canlandırılmasının mümkün olabileceğini ve hayvanlar üzerinde bu alanda yapılan deneylerde başarılı sonuçlar alındığını söyledi. Johnson önümüzdeki yıl insanlar üzerinde bu alanda deneylere başlanacağını da ifade etti.
İleride herkes beyin protezleri kullanacak
Bunun ardından Kernel şirketi, hafıza ve beynin diğer fonksiyonlarının daha iyi çalışmasını sağlayacak protez cihazlar üretmeyi hedefliyor. Johnson’a göre gelecekte insanlar daha fazla düşünsel verim alabilmek için böyle protezler kullanacak. Johnson’a göre hafızanın güçlendirilmesi sadece bir başlangıç. Eğer en alt seviyede dahi beynin çalışma prensibi kopyalanabilirse büyük gelişmelerin önü açılabilir.
Projeyi Massachusetts Teknoloji Enstitüsünden Ed Boyden ve Craig Venter gibi dünya çapındaki bilim insanları destekliyor.
Bu çalışmaların en son adımı ise beyne dışarıdan veri yükleme, ya da veri yüklü bir aygıt üzerindeki bilgileri beynin kullanımına açmak. Bir gün insanlar, uzmanlık alanlarındaki tüm bilgileri beyinlerine yükleyip mesleklerinde kullanabilecek. Belki eğitime, okullara hiç gerek kalmayacak…
Birçok bilim insanı günümüzde bu tip uygulamaların organik bir beyinde imkansız olduğunu düşünüyor. Ancak özellikle sanal zeka konusunda atılan adımlar ve yaşanan gelişmeler bilim dünyasının beyin konusundaki teorilerini her geçen gün sarsmaya devam ediyor.
Hawking sanal zekaya karşı uyardı
İngiltere’nin Cambridge şehrinde gerçekleştirilen bir toplantıda konuşan fizikçi Stephen Hawking, sanal zekaya karşı uyarılarda bulundu.
Sık sık uzayda farklı medeniyetlerle ilişkiler kurulması ve yapay zeka gibi teknolojik gelişmeler konusunda değerlendirmelerde bulunan Hawking, geçtiğimiz gün Geleceğin Zekası Merkezi’nin açılışında bir konuşma yaptı.
İnsan zekası ile elde edilebileceklerle yapay zeka ile elde edilebilecekler arasında hiçbir fark bulunmadığını ve yapay zekaya sahip robotların insanlardan çok daha zeki olabileceğini ifade eden Hawking, bunun birçok olumlu gelişmeye neden olabileceğini anlattı. Ancak otonom silahlar ve kendi iradelerini geliştiren makinelerin kararları ile insanların çatışması gibi konuların ciddi tehditler olduğunu belirten Hawking, yapay zekanın yükselişinin insanlığın başına gelen en iyi şey olabileceği gibi kıyameti de olabileceğini belirtti.
Bilim insanlarına göre yapay zekaya sahip robotlar geleceğimizi şekillendirmekte önemli rol oynayacak. Bilim insanlarının çok büyük bir kısmı yapay zekanın insanlık için olağanüstü gelişmelere neden olacağını düşünürken Hawking gibi bazı isimler ise tehlikelerine dikkat çekiyor.
Dokuzuncu gezegen saklanamayacak

Bilim insanlarına göre Güneş Sistemimizin en büyük gizemlerinden biri önümüzdeki 16 ay içinde çözülecek. Astronom Mike Brown, dokuzuncu gezegenin artık daha fazla saklanamayacağını söyledi.
Plüton’dan alınan dokuzuncu gezegen tahtının gizemli adayının yakın bir süreçte keşfedilmesi bekleniyor. Astronom Mike Brown, Avrupa Gezegen Bilimleri Kongresinde yaptığı açıklamada şu anda 8-10 grubun sürekli olarak dokuzuncu gezegen için gözlem yaptığını ifade etti. Brown teorik olarak gezegenin önümüzdeki 16 ay içinde gözlemlenebilir alana gireceğini düşündüklerini belirterek araştırmacı gruplarındaki artışın da keşif için yararlı olacağını belirtti.
Bilim insanları Güneş Sistemini çevreleyen Kuiper Kemerindeki gökcisimlerinin yörüngelerindeki tuhaflıkların dokuzuncu bir gezegenin varlığına işaret ettiğini belirtiyor.
Dokuzuncu gezegenin dünyanın kütlesinden 10 kat daha büyük olduğu ve çok uzun eliptik bir yörünge izlediği düşünülüyor. Uzayın neredeyse tamamen karanlık bölgelerindeki bu gezegenin keşfi için bilim insanları yeni ekipmanlar geliştirme uğraşındayken astronomlar ise gökyüzünü taramakla meşguller.
HAZIRLAYAN: Doğan Barış ABBASOÐLU / abbasogludogan@hotmail.com