Tarihi direnenler yazıyor. Şengal’de KDP güçleri Êzîdîleri savunmasız bırakmıştı. DAİŞ çetelerinin Êzîdî toplumunun soykırımını 2014 Ağustos’unda küçük bir grup HPG gerillasının direnişi önlemişti. Daha sonra Rojava’dan giden YPG ve YPJ savaşçıları ile dağlardan gelen HPG-YJA Star gerilla taburlarının direnişi büyütmüştü. Mexmûr, Kerkük, Germiyan hattındaki DAİŞ tehlikesini de yine gerillalar bertaraf etmişti. Kerkük ve Hewlêr’in DAİŞ’in eline geçmesini de yine PKK’nin gerillaları büyük bir direniş ile engelledi.
DAİŞ çeteleri, Türkiye-Katar-Suudi Arabistan ve başka bölgesel devletlerin desteğini arkasına alarak bu kez Kobanê’ye saldırdı. Kobanê’de aylar süren tarihi bir direniş yaşandı. Ve Kobanê’de PKK’lilerin direnişe öncülük etmesi ile DAİŞ çeteleri yenildi. Çeteler Kobanê’den çıkartıldı. Kobanê direnişi bütün insanlığın ortak değeri haline geldi.
DAİŞ çeteleri ve destekçileri rahat durmadı. Bu kez Cizîrê Kantonu’na, Hesekê’ye saldırdı. Görkemli direniş burada da devam etti. Arîn Mirkan’ın direniş ruhu bütün Rojava’ya yayılmış ve DAİŞ çeteleri büyük bir yenilgi daha aldılar. Komutan Rûbar Qamişlo Hamlesi ile Cizîrê Kantonu çevresinin güvenliği sağlanıyordu. Ardından Cizîrê Kantonu ile Kobanê Kantonu arasındaki stratejik bölgeler DAİŞ çetelerinden kurtarıldı. Kobanê ile Cizîrê kantonları birleşirken, Kürtler, Araplar ve Rojava’da yaşayan diğer halklar direniş hattını derinleştirdi. YPG ve YPJ’nin direnişi, Burkan El Fırat ve enternasyonalist devrimci direniş taburları ile ortaklaştı. AKP destekli DAİŞ çeteleri Cizîrê ve Kobanê arasındaki topraklardan sökülüp atıldı.
Rojava, Güney Kürdistan hattındaki direniş büyük bir askeri zaferi içeriyordu. Kürt Özgürlük Hareketi’nin öncülüğünde gelişen direniş bütün halkların ortak değeri olmuştu. Askeri kazanımlar siyasete, diplomasiye, kültür sanata kadar her alana etki yapıyordu.
Türkiye’deki genel seçimlerde Halkların Demokrasi Partisi’nin büyük seçim zaferi de Kobanê direnişinin zaferi ile ilgiliydi. HDP, DAİŞ’in destekçisi AKP’nin iktidarını siyasal olarak alt üst etmişti. Askeri alanda DAİŞ, siyasi alanda aynı zihniyetin sürdürücüsü AKP yenildi. Bu yenilgiyi yaşayan sadece DAİŞ ve AKP değil kuşkusuz. Bu siyasetin farklı halkaları da var. Örneğin DAİŞ-AKP ittifakının Kürt işbirlikçi siyaseti de büyük bir yenilgi yaşadı.
Şengal’de Êzîdî Kürtleri kurbanlık koyun gibi DAİŞ cellatlarının eline bırakan, neredeyse Hewlêr’i çete işgaline açan işbirlikçi siyaset de hem 7 Haziran seçimlerinde hem de en son Girê Sipî’de DAİŞ ve AKP ile birlikte yenilmiştir. Kürt işbirlikçi siyasetin medyası da bu yenilginin altında kalmıştır. DAİŞ yanlısı, AKP sempatizanı, Tayyip Erdoğan hayranı Rudaw televizyonu ve onun temsil ettiği zihniyette bu yenilgiden payına düşeni almıştır.
Yani Kürdistan ve Ortadoğu’da devrimci Apocu çizgi ile işbirlikçi siyaset çizgisinin direnme savaşında DAİŞ-AKP-Rudaw zihniyetinde olanlar askeri-siyasi-toplumsal olarak yenilmiştir. Apocu devrimci direniş ruhu ise kazanmıştır. Çünkü direniş ruhunda özgürlük tutkusu, halk sevgisi var. Ama işbirlikçi siyasetin içinde çete zihniyeti, rant ve kişiliksizlik sözkonusu.
İşte tam da bu nedenle tarih boyunca dünyanın her yerinde olduğu gibi Amed Zindanı’nda, Kürdistan dağlarında, kentlerinde “Tarihi direnenler yazıyor” ve bu nedenle Apocu devrimci direniş ruhu kazandırıyor.