Konuya dair JINHA'nın görüştüğü Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcisi Gülsüm Kav, Türkiye'nin fetvalarla değil hukuk kurallarıyla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de sadece müslümanların değil, farklı inançlara sahip insanların yaşadığını hatırlatan Kav, "Devletin her şeyden önce bütün inançlara karşı eşit mesafede olması gerekir" dedi. 

Diyanet'in yaptığı açıklamayı da Tayyip Erdoğan'ın Hitler için söyledikleri gibi gelişigüzel veya ağızdan kaçan sözler olarak değerlendirmediğini ifade eden Kav, devletin ve diyanet kurumunun kadına bakış tarzını DAİŞ anlayışının bir gerisi olarak nitelendirdi. 


Tecavüzleri meşrulaştırıyorlar

Esenyalı Kadın Derneği üyelerinden Adile Doğan ise, Diyanet'in tamamen siyasallaşmış bir kurum olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: ""Bugün hükümet ne diyorsa Diyanet de aynı şeyleri söylüyor. Siyasal konularda politikacılar bir açıklama yapar, çuvalladığında ise sözlerini inkar eder. Diyanet de artan tepki karşısında söylediklerini yalanladı."

Diyanet'in açıklamalarını rezillik olarak tanımlayan Doğan, bu beyanları verenlerin yargılanması gerektiğini belirtti. 

Kadın kurumlarına başvuran birçok mağdurun babası, amcası veya diğer akrabalarından birinin tecavüzüne uğradığını ifade eden Doğan, böylesi fetvaların bu tarz vakaları meşrulaştırdığını söyledi. 


Tepkiler eyleme dönüşmeli

Gülsuyu Kadın Derneği Yöneticisi Ebru Ünal da Diyanet'in açıklamalarıyla AKP iktidarını tasdiklediğini belirtti. Yalanlama girişimlerini samimi bulmadıklarını da kaydeden Ünal, konunun sosyal medya üzerinde dolaşmasından ziyade kitlesel eylemlere dönüşmesi gerektiğini söyledi. 


  HABER MERKEZİ