
Kürt kadınları Kuzey Suriye'de DAİŞ'ı askeri olarak tümden bitirdi. Bu tarihi zafere öncülük eden Kürt kadın komutanlar ve savaşçıları kutluyorum.
DAİŞ bugün Kürt kadınları karşısında diz çökerken, Kürt kadını ve bölge halkları insanlığın başına musallat edilmiş bu en büyük belayı defetmekle kalmadı, Êzîdîlere ve Asuri-Süryanilere soykırım saldırılarında bulunan, kadınları köle pazarlarında satan ve kadın şahsında yaşamı yok etmeyi hedefleyen zihniyetten de tarihi intikamını almış oldu.
Kadın öncülüğünde kollektif toplumsal yaşama dayalı demokratik sistem şimdi Kuzey Suriye'nin her alanında daha güçlü örgütlendirilmek zorunda. Yoksa DAİŞ'ı ortaya çıkaran koşullar ve zihniyetle mücadele edilmeden, sadece askeri zaferle DAİŞ'ı ortadan kaldırmak mümkün olmayacaktır.
Kuşkusuz verili sistemin bin yıllardır oynadığı toplumsal zeminde DAİŞ zihniyetinin beslenip güçlendiği birçok sorun daha orta yerde duruyor. Bundan da başta kadınlar olmak üzere toplumun her kesimi büyük zarar görüyor.
Ortadoğu'da kadını dıştalayan zihniyet durmadan faşizm üretttiği gibi bunun da toplumun bugününü ve geleceğini en üst düzeyde tehdit etmesi kaçınılmazdır.
Toplumsal yozlaşma, ahlakî değerlerin dejenere edilmesi, maddi çıkar savaşları, ekonomik kaynakların talan edilip ranta dönüştürülmesi, yaşamın kaynağı olan doğanın para ve iktidar için acımasızca sömürülüp tahrip edilmesi, her yıl istatistikleri düzenli olarak artan kadın cinayetleri ve bunu meşrulaştıran zihniyet başta TC olmak üzere Ortadoğu'nun her ülkesinde zulüm saltanatını sürdürmektedir. Ve tüm bu gerçeklik göz önündeyken DAİŞ'ın bittiğini söylemek, bir daha dirilmeyeceğini düşünmek eşyanın tabiatına aykırıdır.
Evet; 40 yılı aşkın mücadele deneyimi ve birikimiyle Kürt kadını bugün gerek siyasal, toplumsal, kültürel, ekonomik ve gerek askeri olarak Ortadoğu'nun ve belki de dünyanın en örgütlü gücüne dönüşmüştür. Tüm dünya insanlığı adına DAİŞ ve türevlerine karşı büyük bedeller pahasına askeri zafer kazanmış, dünya çapında Kürt kadınlarına hayranlık ve minnet duyguları geliştirmiştir. Ancak bu durum aynı zamanda Kürt kadınlarının omuzlarına bir o kadar da ağır ve onurlu görev ve sorumluluklar yüklemektedir.
Bu açıdan Önder Öcalan'ın "21. Yüzyılın kadın yüzyılı olacağı" yönündeki büyük öngörüsü bugün daha anlaşılır hale gelmiştir.
Bu gerçeklik temelinde belki de askeri mücadeleden daha çetin ve karmaşık yeni bir mücadele sürecine girilirken Kürt kadınlarının demokrasi, adalet ve özgürlük çıtasını yükseltmekten başka seçeneği yoktur.
Dünyanın en geri halkını ayağa kaldırmakla yetinmeyen Kürt Özgürlük Hareketi, en geri halkın en ezilmiş kesimi olan Kürt kadınını da dünya insanlık değerlerinin en büyük savunucusu haline getirerek, insanlık tarihini doğru rotasına sokmuştur.
Kadının yaşamın her alanında örgütlenip eş temsiliyete kavuştuğu Kürdistan Özgürlük Hareketi dışında ne herhangi bir Kürt siyasi oluşumunda ne de demokrasi havarisi kesilen hiç bir Avrupa ülkesinde kadının kendi emeği, iradesi ve öz örgütlülüğüyle varolduğu bir başka yapı bulunmuyor.
Dolayısıyla kadın öncülüğünde yaşanılabilir bir dünya ve demokratik değerlerle donanmış bir topluma dayalı alternatif sistem geliştiren Öcalan'ın uluslararası güçlerce rehin tutulması, DAİŞ'ın fikir babası Erdoğan/AKP'nin kimi işbirlikçi hain Kürtlerle iş tutup İmralı'da sistemin jandarmalığına devam etmesi anlaşılırdır.
Ancak kendisini DAİŞ'ın arkasında saklayan, bu çete güruhunun gerçek yüzü ve koruyup kollayanı olan AKP/Erdoğan faşizmi ve işbirlikçilerinin de tıpkı DAİŞ gibi Kürt kadınının demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelesi karşısında diz çökeceği o günler de yakındır.
Leyla Güven'in büyük kararlılıkla sürdürdüğü tarihi direniş, bunun müjdecisidir.
Bu gerçeklik ışığında Kuzey Suriye'de Kürt kadın komutan ve savaşçılarının askeri olarak DAİŞ'ı bitirmesi ile Kuzey Kurdistan'da AKP/Erdoğan faşizmine karşı Leyla Güven'in sergilediği onur direnişi, bu yılki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne ve dünya kadınlarının özgürlük ve demokrasi mücadelesine çok derin anlamlar katıyor, büyük kazanımlar bahşediyor.
Bu 8 Mart'ta da özelde Kuzey Suriye ve genelde Kuzey Kürdistan'da Kürtler ve bölge halklarının kaderi üzerinde birçok güç perde arkasında gizli kapaklı hesaplar ve planlar yapmaya devam ediyor.
Kimin ne tür gizli planları ve kirli hesapları olursa olsun, tüm hesaplar ve planlar özgür Kürdün ve mücadelesine öncülük eden Kürt kadınlarının iradesine çarpıp geri tepecektir.