Türk devletinin Rojava'yı işgal planı çerçevesinde Cerablus, Çobanbey ve Ezaz sınırındaki 110 km'lik hatta askeri sevkıyat sürüyor. Türk devleti uluslararası alanda "Hazırlık DAİŞ'e karşı" argümanını kullansa da sevkıyatın (ya da olası bir müdahalenin) çetelere destek amaçlı olduğu bölgeden gelen anlatımlarla doğrulanıyor. 

Askeri hareketliliğin en yoğun yaşandığı nokta, Kilis'in Elbeyli ilçesi. İlçeye son 5 gündür onlarca tank, zırhlı araç ve yüzlerce asker sevkedildi. 


Çete üssü Bablimon

İlçe, Halep'e bağlı olan Çobanbey beldesinin karşısında. 

Türkmenlerin yaşadığı Çobanbey ilçesine bağlı Bablimon köyü, Türkiye üzerinden geçerek DAİŞ'e katılanların ilk durağı ayrıca çete emirlerinin üssü konumunda. DAİŞ'in Hayat Reyhanlı nüfusuna kayıtlı olduğu ifade edilen Ebu Bekir ve Ebu Ali adındaki iki önemli komutanın da burada ikamet ettiği söyleniyor. Buradaki çete emirlerinin Elbeyli halkını tehdit ettiği ifade ediliyor. 


Türkiye tarafına tünel

İlçe halkı iki yıldır DAİŞ üyelerinin buradan Bab, Minbiç ve Cerablus'a ayrıca Türkiye tarafına da tünel kazdığını belirtiyor. 

MİT aracı oldu ilçe bırakıldı

Çetelerin bölgedeki etkinliği ve güvenlik kaygıları nedeniyle isimlerinin geçmesinden kaygı duyan ilçe halkı, "Çobanbey Türkiye'nin aracılığı ile ÖSO'dan alınarak DAİŞ'e verildi. Türkmenler adına hareket eden Selçuklu Tugayı MİT aracılığıyla DAİŞ'le anlaştı" diyor. 

Bu anlaşma doğrultusunda da ilçenin DAİŞ'e bırakıldığını belirten yurttaşlar, Selçuklu Tugayı'nın başında Talal Ali Silo ve Ebu Eyyüp adlı komutanların MİT ile çalıştığını belirtiyor. 


Çetelere silah takviyesi mi? 

Türkiye'nin daha önce de buradan Selçuklu Tugayı'na silah gönderdiğini dile getiren yöre halkı, o silahların DAİŞ'e bırakıldığı gibi şimdi de askeri sevkiyat ile aynısının yapıldığını düşünüyor. 


DAİŞ'in kuryesi konuştu

Elbeyli ilçesinde ikamet eden ve DAİŞ çetelerine kuryelik yaptığını gizlemeyen Yusuf Özkan da sınır hattındaki DAİŞ-Türkiye ortaklığına ilişkin çarpıcı bilgiler verdi. 


Geçiş ağı oluşturuldu

Çete üyelerinin sınırı rahatlıkla geçtiğini ifade eden Özkan, DAİŞ'e katılmak için gelen çete üyelerini DAİŞ'in hakim olduğu alanlara götürebilmek için sınır hattında bir geçiş ağı oluşturduklarını belirterek, bunun yok olmaması için çalıştıklarını söyledi. 


Vahşet örgütünü savundu

DAİŞ çetesinin Çobanbey'i işgal ettiği dönemde kafalarını keserek katlettiği 23 Türkmen'in örgüt tarafından öldürülmediğini ileri süren Özkan, Türkmen katliamını o dönemde bölgede hiçbir gücü bulunmayan Esad rejimine mal etti. Esad'ın bölgenin hepsini bombaladığını ifade eden Özkan, "Eğer Esad 'Ben çekildim halkım, siz kimi istiyorsanız onu seçin' deseydi, halk ölçer, tartar eğer istese Esad yine başa geçebilirdi. Fakat öyle yapmadı" dedi. "Bir gün gelecek dünyanın sorumlusu IŞİD olacak" diyerek, insanlık düşmanı bir örgüte sevdasını açık açık dile getiren Özkan, "IŞİD belli kişilerin kafasını kesiyor. Kürtlerin bazıları yerinde durmuyor. Ben içlerine girdim, gezdim. Onlarla arkadaşlık yaptım. IŞİD'in olduğu yeri kimse bombalayamaz, çünkü oraların hepsi halk ile doludur" diyerek, DAİŞ'in sivilleri kalkan olarak kullandığını da doğrulamış oldu.


Komutanları Türk'tü

DAİŞ'in Türkiye için bir tehdit olmadığını ileri süren Özkan, DAİŞ komutanları ile mülakatlarını ise şöyle anlattı: "Bizim akrabalarımızın Elbeyli'de 45 köyü var. Ben gidip IŞİD'in bölge sorumlusu ile görüştüm. 'Senin ve akrabalarının hepsinin başımın üstünde yeri vardır' dedi. Komutanların hepsi Türk'tü. 'Sakın asker ile karşı karşıya gelmeyin' dedim. Bana 'Biz o kadar cahil değiliz. Asker ile nasıl karşı karşıya gelebiliriz. Onlar bizim vatani görevimiz için bekliyorlar. Aramızda güvenli bir bölge oluşturmuşlar. Ne kimsenin o tarafa, ne de bu tarafa geçmesine izin vermiyorlar' cevabını verdi. Onlar ile Türkiye arasında farklı kimseyi göremezsiniz."


NAZIM DAŞTAN/DİHA/ANTEP