
ABD Kongresi'nde Türkiye’nin El Kaide’nin Suriye’deki kolu olan El Nusra’ya yıllarca yardım ettiği, silahlandırdığı kayda geçti. Haberdar internet sitesinin dünkü haberine göre, Cumhuriyetçi Milletvekili Dana Rohrabacher'in başkanlık ettiği ''Türkiye'de gerileyen Demokrasi'' başlıklı toplantıda Türkiye'deki son gelişmelerin tartışıldı. Oturumda siyasi bir kuruluş olan Woodrow Wilson Center'dan Henri Barkey, Center for American Progress'den Alan Makovsky'den de görüşler alındı.
Toplantıda Türkiye'nin El Kaide'ye bağlı El Nusra cephesine eleman devşirdiği ve bu gruba lojistik destek verdiğinin altı çizildi. Bu gelişme ile beraber Türkiye'nin El Nusra desteği, belki de ilk kez, ABD'de bu derece açıklıkla ifade edildi. Woodrow Wilson Center'dan Henri Barkey, Türkiye'nin Esad'ın altı ay içerisinde iktidardan düşeceği şeklinde planlar yaptığına değinerek, ‘’İlk dönemde Türkiye ile ABD, Suriye politikalarında yakın pozisyonlarda idi. Muhalefet başarısız kalınca Türkiye'nin El Nusra'ya (El Kaide) destek verdiğini gördük’’ dedi. Barkey, ayrıca 2013 Mayıs ayında ABD Başkanı Barack Obama'nın Erdoğan'dan El Nusra'ya desteği kesmesini istediğini de anımsattı.
El Nusra'yı silahlandırdı
Toplantıda Cumhuriyetçi Parti Kongre üyesi Randy Weber ile Barkey arasında ise şu diyalog yaşandı:
Weber: Siz Türkiye'nin El Nusra'yı silahlandırdığını mı söylediniz.
Barkey: Evet, silahlandırıyordu.
Weber: Ne zaman (Türkiye'nin El Nusra'yı silahlandırması) durdu?
Barkey: Tam olarak belli değil. 2013 yılında biz Türkiye'den silahlandırmayı durdurmalarını istedik ama bunun durması zaman aldı. Bununla birlikte hükümetten bağımsız olarak birçok gayri resmi ağlar bulunmakta ve bunlar hem DAİŞ hem de El Nusra yı desteklemeyi devam etmekte.
İncirlik ABD'nin elini kolunu bağlıyor
Kongre’nin Dışilişkiler Komitesinin en kıdemli profesyonel danışmanı olarak görev almış Alan Makovsky ise "ABD, İncirlik gibi imkanlardan mahrum kalacağından korktuğu için Türkiye’yi eleştirmiyor" dedi ve ekledi: "Ancak bu korkuya yenilmemeliyiz."
Alternatif üs bulunmalı
Makovsky, ABD yönetiminin Türkiye’ye olan bağlılığın azaltılmasının yollarını araması gerektiğini belirterek, "İncirlik’in yerine başka alternatifler bulunmalı" dedi.
Türkiye Kürtlere savaş açtı
Son yıllarda Türkiye’nin demokasisinin her yönüyle hızla kötüleştiğine dikkat çeken Makovsky, Türk devletinin Kürtlere yönelik saldırılarına da tepki gösterdi. Alan Makovsky, Türkiye'nin Kürtlere savaş açtığını ve bunun büyük bir yıkım getirdiğini belirtti.
Cizre de gündeme geldi
"Kürtlere karşı güneydoğudaki saldırı büyük bir hataydı" diyen Amerikalı uzman şöyle devam etti: "Türk ordusunun PKK'ye cevabı büyük bir yıkımı getirdi, yüzbinlerce insan yerlerini terketti ve bu çok az ilgi gördü. Cizre’deki fotoğraflar Kobanê’yi anımsattı. Türkiye’nin yaptıkları Kürt toplumunun ötekileştirdi. Diyalogu da daha zorlaştırdı."
En büyük ayrılık YPG konusunda
Makovsky, ABD ile Türkiye arasındaki bir numaralı sorunun ise şu an PYD ile YPG'ye yaklaşım konusunda olduğuna dikkat çekti. Zira ABD, Türkiye'nin aksi yöndeki çabasına rağmen her fırsatta PYD ile YPG'yi 'terörist' olarak görmediklerini ve DAİŞ'le karşı aktif mücadelede en önemli müttefik olarak nitelendirdikleri Kürtler ile işbirliğini sürdüreceklerini belirtiyor.
AKP müttefiğimiz Kürtleri bombalıyor
ABD Kongresi'nden Tulsi Gabbard da Erdoğan'ın politikalarını eleştirirek, "Esad'ı düşürmek isteyen Erdoğan'ın Suriye’de tam karşımızda olduğumuzu görüyoruz. Sahada şüphesiz DAİŞ'e karşı en istikrarlı, sadık müttefikimiz olan Kürtleri bombaladığını görüyoruz. Türkiye'nin yaptıkları DAİŞ, El Kaide ve El Nusra gibi grupları doğrudan güçlendirdi " dedi.
AKP suçlarını örtbas ediyor
Komitenin üyelerinden Michigan eyaleti temsilcisi David Trott, da yakın zamanda İnsan Hakları İhlalleri İzleme Örgütü'nün (HRW) Türkiye'nin bağımsız heyetlerin Kürt kentlerinde inceleme yapma talebini reddettiğini rapor ettiğini hatırlattı.
Erdoğan Türkiye'yi izole etti
Alt Komite Başkanı California Eyaletinden Cumhuriyetçi Parti Milletvekili Dana Rohrabacher de konuşmasında Türkiye’ye ağır eleştiriler getirdi.
Erdoğan’ın politikalarının Türkiye’yi bölgede yakın tarihte hiç görülmemiş şekilde izole hale getirdiğini kaydeden Rohrabacher, ayrıca ülkedeki basın, ifade özgürlükleri başta olmak üzere genel olarak özgürlüklerin çok üzücü bir gerileme yaşadığını vurguladı.
Her kesim baskı altında
Henri Barkey de Türkiye’deki basının olağanüstü bir baskı altında olduğunu söyledi ve ekledi: "Gazeteciler işten atılıyor, gazetelere el konuyor, diğer tarafta ise hükümete ve cumhurbaşkanına hizmet eden bir propaganda medyası oluşturuluyor. Freedom House’ın Türkiye medyasını ‘özgür değil’ demesi önemli. Sivil toplumdaki her kurum baskı altında. İş dünyası, akademi ve akademiden atılan öğretmenler. Yargı. Hatta özel kişiler dahi büyük baskı altında. İki bine yakın kişi cumhurbaşkanına hakaretten mahkemeye verildi."
Demokrat Parti Milletvekili olan Gregory Meeks de Kongre'nin Türkiye'deki demokrasi gelişiminden endişeli olduğunu söyledi.
HABER MERKEZİ