Paris’te 2015’te yaşanan Tayyip Erdoğan destekli DAİŞ saldırısında yaralı olarak kurtulan 44 kişi kaleme aldıkları ortak bir mektupla, dünya liderlerine “DAİŞ’e karşı savaşan Kürtlere sahip çıkalım” çağrısı yaptı.
SELMA AKKAYA / PARİS
Fransa’nın başkenti Paris’te 13 Kasım 2015 yılında gerçekleşen DAİŞ çetelerinin saldırılarılarında yaralı olarak hayatta kalan 44 kişinin oluşturduğu kolektif, Le Parisien gazetesi aracılığıyla Rojava için dünya haklarına ve devlet başkanlarına seslendi. Saldırıların yıldönümü yaklaşırken, Fransız Le Parisien gazetesinde yayınlanan mektupla Rojava halkıyla dayanışma içerisinde olduklarını belirten DAİŞ terörünün mağdurları, aynı zamanda Avrupa devlet başkanlarına da seslendi, Kürt halkını ve direnişçilerini terk etmeme çağrısı yaptı.
“Terörden kurtulan bizler, Erdoğan’ın Türk ordusu ve cihatçı yardımcıları tarafından saldırıya uğrayan Suriye’nin kuzeyindeki halklara olan desteğimizi ve dayanışmamızı ilan ediyoruz” ifadeleriyle başlayan mektupta şöyle denildi: “2015’te saldırıya uğradığımızda, şehirlerimizde ve sokaklarımızda ölülerimizi saydığımızda; Kürtler, Araplar, Êzîdîler, Türkmenler, Asuriler insanlığın düşmanı DAİŞ’e karşı birlikte savaştılar. Bizim müttefiklerimiz; insanlığın ilk adresi oldular. Ön cephede, Paris saldırılarının organize edildiği Reqa’da, Kobanê’de ve bu kangren bölgesi boyunca katillerimiz olan DAİŞ’e karşı savaştılar. Binlerce kişi öldü. Mücadelelerinde, Cumhuriyetimizin ortak olan özgürlük, eşitlik ve dayanışma evrensel değerlerini gururla savundular. 9 Ekim’den bu yana, topraklarında uluslararası hukuka aykırı olarak saldırıya uğradılar ve toprakları işgal edildi. Herkes tarafından sessiz bir şekilde terk edildiler, katliamlara, tecavüzlere, savaş suçlarına ve göçlere maruz kalıyorlar.
Terörle mücadele risk altında
Terörizmden kurtulanlar olarak, tahmin edilemeyecek kadar borcumuzun olduğu bu halka yönelik saldırılara sessiz ve kayıtsız kalmamız imkansız. Paris’teki saldırılardan sonra katillerimize karşı müdahale etmekte tereddüt etmeyen Kürtlere karşı, başta Fransa’nın ve uluslararası toplumun pasifliğine kızgınız. Bugün yüzlerce teröristin kaçmasına izin veren pasiflik ve aralarındaki en tehlikeli Fransız cihatçılarından korkuyoruz. Onların tekrar vurmaları ne kadar sürer? Bütün bu yıllar süren mücadele ve teröre karşı amansız çabalar şimdi risk altında. Bir diktatörlük okyanusunun ortasında sosyal demokrasiye yönelik tek girişim olan Rojava’nın ortadan kalkma riski bulunuyor. Öyle olamaz.
Tarih karşısında sorumlusunuz
Bütün terörizm mağdurlarını bize katılmaya ve uluslararası dayanışma mesajımızı paylaşmaya çağırıyoruz. İstisnasız, sadece barış içinde yaşama ilgi duyan tüm dünya nüfusunu, Paris saldırılarının ardından barbarlığa karşı birleşmiş olan arkadaşlarımızı Rojava halkını desteklemeye çağırıyoruz. Mesajımızı bugün sınırlar ötesine taşımak için özellikle 2015 yılında dehşete kapılan tüm gazetecileri bunu yayınlamaya çağırıyoruz. 2015’te Paris’te birlikte yürüyen ve daha sonra tekrar bir araya gelemeyen Avrupa devlet başkanları ve dünyaya çağrıda bulunuyoruz; tarih karşısında sorumlusunuz.
Böylesi zamanlarda, tüm düşüncelerimiz ve eylemlerimiz nerede olursa olsun, kavga eden, barbarlıktan kaçan veya onun baskısının kurbanı olanların yanında olmalıdır. Arkadaşlarımıza, dağların ötesine dayanışma masajımızı iletiyoruz.”