İsviçre Gündemi

Bundan bir süre önce İsviçre’nin DAİŞ terör örgütünü yasaklamayı gündemine aldığını yazmıştık. Geçen hafta Federal Parlamento DAİŞ’i terör örgütü ilan etti. Bu kanlı örgüte yardım eden, propagandasını yapan bütün şahıslar ve kurumların ise cezalandırılacağını açıkladı. Türkiye yıllardır İsviçre’nin PKK’yi yasaklamasını istiyor, bunu asla başaramadı. İsviçre şimdi Türkiye’nin desteklediği bir terör örgütünü yasakladı. Yani Ermeni Soykırımı'nı İsviçre’de övemeyen Türkiye’nin listesine şimdi de DAİŞ terör örgütü eklendi. Zira ülkede DAİŞ denince Türkiye geliyor.
İsviçre kamuoyunda Türkiye'nin imajı bu kadar kirlenmemişti. Türkiye’nin İsviçre asıllı bir DAİŞ teröristini Türk rehineler karşılığında serbest bırakması da bardağı taşıran son damla oldu. Hergün İsviçre televiziyonları ve gazetelerinde Kürtlere karşı DAİŞ-Türkiye işbirliğini yansıtan yazılar, fotoğraflar görmek mümkün. İsviçre’nin tutumu Kürtlere bir özeleştiriye de dönüşmüş durumda.
DAİŞ terör örgütüne karşı kendi imkanlarıyla mücadele eden ve şimdiden kamuoyunda büyük bir onur ve sempati duyulan Kürtlere yaklaşımda belirgin biçimde pozitiflik göze çarpıyor. İsviçre’nin bütün kantonlarında, izinli ya da izinsiz yapılan bütün eylemlerine polisin büyük bir hoşgörü göstermesi, üstelik güvenlik önlemleri alarak eylemlerin provoke edilmesini önlemeye çalışması da dikkat çekiyor.
Özetle DAİŞ terör örgütünün yasaklanması, Türkiye’nin İsviçreli bir teröristi serbest bırakması, Kobanê direnişi, Kürtlerin büyük bir sempati kazanması her alanda yeni imkanlar ve olanaklar sunmaktadır. Kamuoyunun yükselen desteği, Kürterin büyük kalabalıklarla gerçekleştirdiği olgun ve nitelikli eylemleri, İsviçreli siyasi parti ve kurumlarının Kürt sorununa artan ilgisi, Kürtlerin bütün insanlığa düşman bir terör örgütüne karşı kendi öz gücüyle geliştirdiği savunma her alanda kazanımları güçlendirmiş durumda. Bu kazanımların kalıcı ilişkilere dönüştürülmesi, İsviçre’deki Kürt siyasetine büyük imkanlar sunmaktadır.