Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Irak ve Suriye'de savaşan cihatçı örgütlere diğer ülkelerden katılımı engellemek üzere sunulan tasarıya onay verdi. Obama’nın sunduğu bir taslaktı. Amaç kendi topraklarından yabancı topraklara savaşmak için giden vatandaşların önünü kesmek. Irak ve Suriye'de savaşan radikal örgütlere, yabancı ülkelerden katılan savaşçı sayısının 12 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
İngiliz Independent gazetesi, Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) yönelik başlatılan operasyonla ilgili olarak "Türkiye, sana ihtiyacımız var” başlıklı bir başyazı yayınladı. Yazı bence yeteri bir araştırmadan nasibini almadan kaleme alınmış bir yazı. Türkiye’ye Suriye’den gelenler arasında IŞİD (DAİŞ) üyelerinin olduğunu söylüyor, örgüt üyelerini tedavi ettiğinden bahsetmiyor bile. Yazı Türkiye'nin 2011’den beri Esad’a karşı savaşan muhalif grupları desteklediğini söylüyor. Ancak desteklediği bu sözde muhalif grupların Rojavalı Kürtlere karşı politikalarına değinmiyor bile.
Cumhurbaşkanı Erdoğan BM toplantısında DAİŞ’e karşı en çok kendilerinin savaştığını söyledi yaptığı konuşmada. Binlerce kişinin DAİŞ’e katılımlarını engellenmişler sözde. Bunun gözlem altına alınmaması çok yanlış. Halbuki sınırlarda BM görevlileri yer alabilir. Sınırlar onların kontrolünde olmalı, Türk sınır polislerinin değil. Elbette Batı Türkiye’ye güvenmeyi tercih ediyor. İşte tüm hataları da burada başlıyor. Batı, Türkiye ve Arap ülkelerinden askeri destek bekliyoruz demek yerine, DAİŞ’i beslemeyin yeter demeleri kafi olurdu. Türkiye, binlerce mülteciye ev sahipliği yaptığı görüntüsüyle dünya kamuoyuna masumu oynuyor. Mecbur kalmasaydı açar mıydı sınırları acaba? Binlerce Arap’ı ve Kürt’ü kaderine bırakırdı. Gerektiğinde de askeri destek sunarız diyor. Türkiye, Batı müttefikliğinin formülünü iyi biliyor artık.
Bu arada, İngiltere Avam Kamarası'nda yaklaşık yedi saat süren oturum sonunda yapılan oylamada, İngiltere'nin de DAİŞ'e karşı hava harekatına katılması yönünde oy kullanıldı. 524 'Evet' oyuna karşı 43 'Hayır' oyuyla kabul edilen tezkere, sadece Irak'ı kapsıyor ve Suriye'deki DAİŞ hedeflerini içermiyor. Hayır oyu kullanıp kararın çıkması durumunda istifa eden İşçi Partili Bangladeş asıllı Rushanara Ali vekilin istifa açıklaması epey yankı uyandırdı. Kendisi ilk Müslüman kadın milletvekilleri arasındaydı. Diğer hayır oyu kullananlar gibi o da hava saldırılarının 2003’deki Irak müdahalesi gibi sivillerin ölümü anlamına geleceğine inanıyor. Halk arasında da farklı görüşler hakim. Hava saldırısı kararı karşıtı protestolar da oldu. Askeri hareket ise hemen başlayacak.
Başbakan David Cameron, örgütü imha etmenin yıllar alacağını belirtirken, asker gönderilmemesine karar verildi. Koalisyonun yanı sıra ana muhalefet İşçi Partisi de Irak’a hava saldırısını destekliyor. DAİŞ'e yönelik olarak Suriye'de de hava saldırıları düzenlemesi konusunda ise partiler arasında uzlaşma yok. Suriye’yi farklı değerlendiriyorlar. Suriye’ye BM güvenlik konseyinin bir çözüm bulması gerektiğinin altı belirtildi. Hava saldırılarının, Irak hükümetinin talebi olduğunun da altı çiziliyor. Yani Esad’ın Batı’dan yardım dilenmesini mi beklemek gerekiyor? Çünkü böyle bir şey olmayacak. Suriye’ye saldırı karşısında ayrıca yasal bariyerler olduğu söyleniyor. Suriye’nin daha karışık olduğunu, Suriye’de bir sivil savaşın olduğu ve Esad’ın hala hükümet olması yine diğer bir neden olarak gösteriliyor. Rusya ve Çin gibi engeller olduğunu unutmamak gerekiyor. Ancak Cameron Suriye’ye müdahale yanlısı. Aslında Suriye’de gündemde ama partiler arası bir uzlaşma olmadığı için meclise taşınmadı. Yakında ise taşınabilir.
Şimdi korku, tehdittin AB ülkelerine sıçraması. DAİŞ intikam almak başlıca politikaları arasında yer alıyor. Öyle ya da böyle DAİŞ daha şimdiden dünyanın en zengin militan grupların başına geçti. Tüm parasal kaynakları petrol rezervlerinden mi peki, sanmıyorum. Öyle olsa Amerika tüm petrol rezervlerini vurur, DAİŞ’i finansal açıdan baltalardı. Amerikan ve İngiliz istihbaratı ya işini titizlikle yapmıyor, ya da ülke çıkarları için gerçekleri örtbas ediyor. Peki ABD, Türkiye ve Suudi Arabistan ile bozuşmak ister mi? İstemez elbette.
DAİŞ’i beslemeyin yeter!
İngiltere Gündemi