Demokratik bir Suriye için Kürtler dışında hiç kimsenin ciddi ya da esaslı bir projesinin olmadığını belirten KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok, hem tarihsel hem de toplumsal/sosyolojik olarak Suriye’nin gerçekliğinin üç federe yapılı bir federasyonu zorunlu kıldığını söyledi.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok, ANF’den Bişar Brûsk’un sorlarını yanıtladı. Fransız halkının acısının ortağı olduklarını ve bu barbar yapıya karşı amansız savaşı kararlılıkla sürdüreceklerini belirten Sabri Ok, AKP devletinin başta DAİŞ olmak üzere El Nusra vb. çeteleri barındırdığı, beslediği önce Kürtlere şimdi ise tüm insanlığın üzerine saldığının tescilli olduğunu söyledi. “AKP’nin DAİŞ’le olan büyük suç ortaklığını defalarca belgelerle birlikte ortaya koymamıza rağmen maalesef dünya gereken tepkiyi göstermedi” diyen Ok, şimdi Erdoğan’ın insan aklıyla dalga geçer şekilde dünyaya yalan söyleyip suç ortaklığını gizlemeye çalıştığını vurguladı. OK, şunun altını çizdi: “Dünya, artık Erdoğan’ın DAİŞ’le ideolojik ortak da olduğu ve Kürt düşmanlığı üzerinden insanlığa zarar verdiğini görmeli. Fransa halkı da bilmelidir ki; Kürtler, DAİŞ çetesine karşı kararlı mücadelesini sürdürecek.”


Tek engel AKP devletidir

QSD’nin tüm bileşenlerinin Hol’deki DAİŞ işgaline son vererek önemli bir zafer kazandığının belirten Sabri Ok, bu merkezinin önemini hatırlattı: “DAİŞ’in üslendiği stratejik bir yerdi. Rojava-Şengal, Rojava-Irak yine Irak ile Rakka bağlantısı açısından çok önemliydi. DAİŞ bundan sonra toparlanma ve güçleri arasında bağlantı sağlamada büyük zorluk çekecektir.”

Hamlenin devamının önemine işaret eden Ok, DAİŞ tamamen yok edilmeden tehlike ve tehdidin bitmeyeceğini, Suriye tümden özgürleşmeden; bu temelde Demokratik Suriye yapılanmadan Suriye’deki hiçbir halk güvence altında olmayacağını söyledi. Ok, şöyle devam etti: “Bu nedenle 

şimdi tam da Cerablus ve Rakka’da yeni bir hamle gerçekleştirmenin zamanıdır. Gelişmelere bakıldığında Rusya ve Uluslararası Koalisyon’un böyle bir hamleye açık oldukları görülüyor. Tek engel, AKP devletidir. AKP halen Kürt düşmanlığı üzerinde geliştirdiği politikasında ısrar etmekte ve bu politika maalesef Ankara, Amed, Suruç ve Paris gibi büyük acılara neden olmaktadır.”


Federal Suriye’ye doğru

Viyana Toplantısı’ndaki uzlaşmayı anımsatan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok, demokratik bir Suriye için Kürtler dışında hiç kimsenin ciddi ya da esaslı bir projesinin olmadığını ifade etti. Üç federasyonlu demokratik federal bir Suriye’nin en gerçekçi ve doğru çözüm olduğunu savunan Sabri Ok, hem tarihsel hem de toplumsal/sosyolojik olarak Suriye’nin gerçekliğinin bunu zorunlu kıldığını söyledi. Sabri Ok, şöyle izah etti:

*  Lazkiye ve İdlib bölgesinde Alevi topluluğu daha homojendir ve yeni Suriye’de özgür, demokratik ve güvenceli bir yaşama kavuşmalıdır. Buna bir federasyon bölgesi demek yanlış değildir.

* Sünni Araplar da Şam, Halep arasında ağırlıklı homojen bir topluluktur. Bu bölgenin de bir federasyon biçiminde örgütlenmesi doğrudur. 

* Rojava’nın da içinde olduğu Suriye’nin kuzeyi de bir bölgedir. Buranın da üçüncü bir federasyon bölgesi olarak görülmesi gerekir.

Bu perspektifle gerçekleşmeyen bir proje ve anlaşmanın ne kadar kalıcı ve esaslı bir çözüm olacağına yönelik kuşkularını dile getiren Sabri Ok, “Sanıyorum anlaşma maddelerinden bir tanesi de yeni bir anayasanın yapılmasıdır. Yeni anayasa belirttiğim kapsamda oluşursa Suriye gerçekten tüm halklar ve inanç toplulukları için özgür ve demokratik bir Suriye olur. Böyle bir Suriye’nin tüm Ortadoğu için örnek bir Suriye olacağı kesindir” dedi.                    


 HABER MERKEZİ




Şengal tartışması gereksiz


Şu saatten sonra Şengal’ı kim kurtardı ya da ben kurtardım, demenin bir anlamı olmadığını belirten KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok, “Anlamlı olan ve bilinmesi gereken gerillanın ilk günkü direnişinden bugüne kadar ki sürdürdüğü direniş olmasaydı Şengal’in durumu bugün çok farklı olacaktı. Gerilla, YBŞ, Pêşmerge hepsinin ortak çabası ile Şengal özgürleştirmiştir” dedi. Bunun büyük sevincini tüm Kürt halkına ve insanlığa yaşatmak ve bu tarihsel zaferi Kürtlerin birlik ve dayanışmasının güçlendirilmesi vesilesi yapmak yerine başka tür tartışmaların doğru olmadığını kaydeden Ok, şunun altını çizdi: “Şengal özgürleştirilmiştir; Êzîdî halkımız tekrar ana toprağı kutsal Şengal’e dönmelidir. Şengal artık savunmasız değildir.”

Şengal-Êzîdîxan’ın kendi içinde Güney Kürdistan’ın bir parçası olarak özgün ve özerk bir idari ve savunma biçimine kavuşmasının doğru olacağını belirten Sabri Ok, bundan ne Kürtlere ne Güney Kürdistan’a ne de herhangi bir Kürt partisine zarar gelmeyeceğini söyledi. “Gerilla zaten bir Kürdistani güçtür, Şendal’dedir; Şengal de Kürdistan’dır” diyen Sabri Ok, şunları vurguladı: “Êzîdîler ne zaman ki Güney Kürdistan’ın bir parçası olarak kendi özgür iradelerini ve savunmalarını güçlendirir, buna ihtiyaç kalmazsa gerillanın durumu tartışılabilinir. Bunun dışında gerillanın varlığı tamamen bir destek güç olarak görülmeli ve kimse de bundan rahatsızlık duymamalıdır. HPG, YJA STAR, YBŞ ve diğer güçler, bayrak ve flamalarıyla orada bulunacaklar. Bu bağlamda bazı tartışmalar anlamsız ve yersizdir.”


Sömürgecilik kaybediyor


Şengal ve Hol zaferi ile birlikte üçüncü bir zaferin de hiç tartışmasız direnişçi Farqîn halkına ait olduğunu söyleyen Sabri Ok, bir kez daha direnişin zafere götürdüğünün Farqîn somutunda görüldüğünü belirtti. “Farqîn direnişi mücadele tarihimizde bir ilktir” diye hatırlatan Sabir Ok, kesintisiz 12 gün direnildiğinin altını çizerek, şöyle devam etti: “AKP devleti tank, top, havan ve helikopter saldırıları ve tüm gücüyle insafsızca saldırmasına rağmen hiçbir sonuç elde edememiştir. Sadece Kürtlerin düşmanlığını kazanmıştır. İşgalci Türk ordusunun, polis ve özel timlerin Farqîn’de ayrılışını televizyonlarda izledik. Vaktiyle İspanyol ve Portekiz sömürgecilerin deniz aşırı ülkelere girişlerini, oradaki halklara yaklaşımlarını hatırlatıyordu. Kaybeden sömürgecilik, kazanan Farqîn şahsında Kürdistan halkıdır.”

Erdoğan ve Davutoğlu’nun hiç öncesi yokmuş gibi klişeleşmiş sözlerle “bir tek terörist kalmayıncaya kadar operasyonlar devam edecektir” dediğine işaret eden Sabri Ok, şöyle konuştu: “Eh! Biz de AKP faşizmi yerle bir edilip Kürdistan halkı ve Rêber Apo özgürleşinceye kadar bu isyan devam edecektir, diyoruz. Biz her zaman sorunun siyasi ve demokratik yöntemle çözülmesi için gayret gösterdik. Bugün de aynı noktadayız. Ama Sri Lanka örneği politikalarla üzerimize gelirlerse daha güçlü direneceğimiz kesindir. Dersim’e, Zîlan’a baksınlar. Kürtler boyun eğmez.”