Erdoğan darbesi adım adım ilerlerken demokrasi güçleri ne alemde?

"HDP ile aynı karede görünmeyelim", "Anayasaya aykırı ama evet" diyerek Erdoğan darbesine yol açan Kılıçdaroğlu ve CHP uyanacak mı? Yoksa böyle gide gide darbecilerin elinde oyuncak ve şamar oğlanı mı olacaklar?

Kılıçdaroğlu ve CHP darbecilerle danışıklı dövüş içindeyse kötü ama hala darbenin farkında değillerse daha da kötü...

AKP tetikçileri, Kılıçdaroğlu'na geçmişte mecliste saldırmışlardı. Anlaşılan hala uyanmamış. Şimdi de cenaze töreninde mermi atarak tehdit etmişler. Dilerim ki, Kılıçdaroğlu ve CHP'liler artık uyanır. Yoksa daha sert darbelerle uyandırılacak gibi. Çünkü, olayı değerlendiren bir AKP milletvekili "Halkın doğal tepkisi" demiş. Yani "Kılıçdaroğlu hakketti, icap ederse daha da yaparız" demeye getirmiş. Bu durum sadece CHP'lileri değil, demokrasiden yana olan herkesi uyandırmalı, onları HDP'ye karşı değil darbeye karşı harekete geçirmelidir.

Erdoğan darbesi adım adım ilerliyor:

Önce seçimler geçersiz sayıldı, sonra TBMM devre dışı bırakıldı. Erdoğan, kendi atadığı Davutoğlu'nu bile görevden alıp yerine Binali Yıldırım'ı getirdi. Erdoğan bu durumu "Kim ne derse desin, fiilen başkanlık sistemine geçilmiştir" diyerek özetledi.

Bir başka AKP'li ise "Yasama, yargı, yürütme hepsi bizde, oğlan bizim kız bizim" diye onayladı. Yani istediğimiz gibi çalar oynarız dedi.

Basın her yolla susturuluyor. Artık muhabirler tutuklanarak olay yerine sokulmuyor bile. Darbeci saray dalkavukları dışındaki yazarlar bir iki gazeteye ve internet medyasına sıkışıp kaldı. Bütün katliamlara anında yayın yasağı konuyor.

HDP'liler hala meclisteydi ve direniyordu. Onlardan kurtulmak için de, hukuka aykırı bir anayasa değişikliğiyle, bir kalemde dokunulmazlıkları toptan kaldırıldı. Anayasa mahkemesi de bu suça ortak oldu. HDP'lilerin tutuklanması ya da katledilmesi artık Erdoğan'ın bir işaretine bağlıdır.

HDP'lilerin dokunulmazlıkları kaldırılırken; halka saldıran, katleden güvenlik güçleri için soruşturma açılması izne bağlandı. Yani bir çeşit dokunulmazlık getirildi. Güvenlik güçlerine ve devletin her türlü gizli çetelerine hücum emri verildi.

Darbeciler, yaptıkları hırsızlıkların, soygunların, katliamların hesabını vermemek için savaşı büyütürken; kanlı darbe yönetimini de tahkim etmeye çalışıyorlar. AKP'liler halkın tepkisini haklı ve normal görüyorlarsa, darbeye karşı daha değişik doğal tepkilere de hazır olmalılar.

Gezi direnişinde, Roboskî'de, Suruç'ta, Ankara'da katliama maruz kalan halkın doğal tepkisine ne diyecekler?

Aylardır gözümüzün önünde yakılıp yıkılan şehirlerin, bodrumlarda yaralı olarak ölüme terk edilen Cizre-Sur-Nusaybin-Gever'de katledilen halkın doğal tepkisini hiç düşünmüyorlar mı?

Terolar’da meraları işgal edilip DAİŞ'e kamp yapılan halkın doğal tepkisi olmayacak mı?

Cenazeleri bile kaçırılan, parçalanan ve bir mezar yeri bile çok görülen halkın tepkiye hakkı yok mu?

Gelişmeler gösteriyor ki, Erdoğan darbesi halka baş eğdirmek için her melanete başvuracak, her türlü zorbalığı yapacak ve baştan söyledikleri gibi oluk oluk kan dökmeye devam edecektir.

Halkın bu zorbalığa karşı sadece tepkisi değil, meşru direnişi de doğal hakkıdır.

Bu darbeye dur demenin tek yolu, halklarımızın her alanda birleşmesi ve direnmesidir.

CHP'nin tepesi olmasa da tabanı bu direnişin içinde olacaktır.

CHP'nin tepesi, direnişin değil de darbenin yanında olursa daha çok yumruk, tekme ve kurşuna hedef olur,  darbecilerin şamar oğlanı olmaktan kurtulamaz.

Darbecilere baştan teslim olanların yaşama hakkı da olmayacaktır.