
Bir milyonluk ordusu, yarım milyonu bulan polis gücü ve paramiliter yapılarıyla birlikte dev bir savaş makinesine dönen Türk devleti, Kürtlere yeniden savaş açtığı 24 Temmuz'dan itibaren kesenin ağzını da tutamaz oldu. Asgari ücretin 290 Euro civarında olduğu ve işsizliğin çift haneli rakamlara ulaştığı Türkiye, savaşı sürdüreceğini deklare etmekten de geri kalmıyor.
Maliye Bakanlığı’nın her ay içi genel bütçe giderleri rakamlarına göre, silah ve mühimmat alımlarına ocak ve mayıs ayları arasında toplamda 766 milyon 100 bin liralık harcama yapıldı. 7 Haziran seçimlerinden sonraki 5 aylık süreçte ise 1 milyar 837 milyon lira harcandı.
Kürdistan gerillasına karşı imha operasyonlarını sürdürürken Kürt kentlerini de günlerce ablukaya alarak yeniden talan eden Türk devleti, askeri harcamalarda tavan yaptı. Maliye Bakanlığı’nın genel bütçe giderleri ay içi gerçekleşme rakamlarına göre, Güvenlik ve Savunmaya Yönelik Mal, Malzeme ve Hizmet Alımları için Ekim ayında yılın en yüksek rakamına ulaşıldı. Eylül ayına göre silah ve mühimmat alımında 325 milyon 185 bin liralık artışla, 519 milyon 229 bin lira harcama yapıldı. 7 Haziran seçimlerinin ardından geçen 5 aylık süreçte silah ve mühimmat alımına harcanan para 1 milyar 837 milyor 267 bin lira olurken 2015 yılının ilk 10 ayındaki toplam harcama 2 milyar 603 milyon 367 bin lira oldu.
Savaş teçhizatında artış
BirGün'den Hüseyin Şimşek'in haberine göre silah ve mühimmat alımlarında her kalemde milyonlarca liralık alım yapıldığı dikkati çekerken, en büyük harcama savaş teçhizatına yapıldı. Ekim ayında sadece savaş teçhizatı alımına 277 milyon lira harcandı. Mühimmat alımına ise 8 milyon lira harcama yapılırken, güvenlik ve savunmaya yönelik teçhizat alımları için 44 milyon lira harcandı.
Zırhlı araçlara 123 milyon
AKP’nin 1 Kasım seçimleri sonrası ise en çok para harcadığı kalemlerden biri de savaş teçhizatı ve zırhlı araçlar oldu. Şırnak’ta Hacı Birlik’in özel harekat polisleri tarafından arkasına bağlanarak sürüklenmesi ile gündeme gelen zırhlı araçlara milyonlarca liralık harcama yapıldı. AKP, 7 Haziran seçimine kadar zırhlı araç alımlarına 71 milyon lira harcama yaparken, Haziran seçimlerinin ardından bu rakam, 402 milyon 961 bin liraya yükseldi. Bu alanda da yılın en yüksek harcaması 123 milyon 691 bin lira ile yine Ekim ayında yapıldı.
Bir ayda rekor harcama
Eylül ayında 194 milyon 44 bin lira olan savunma ve güvenlik harcamaları, Ekim ayında 519 milyon 229 bin liraya çıktı. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığın kullanımında bulunan “örtülü ödenekten” de Ekim ayında 59 milyon 914 bin lira harcama yapıldı. Cumhuriyet'ten Mustafa Çakır'ın haberine göre ; Ekim ayında güvenlik ve savunmaya yönelik harcamalar yılın 10 ayındaki en yüksek seviyeye çıktı. Yılın 10 ayında güvenlik ve savunma için yapılan harcamaların toplamı ise 2 milyar 603 milyon 367 bin liraya yükseldi. Geçen Ekim’de bu yılın aynı ayında yapılan harcamaların yaklaşık yarısı kadar, 250 milyon 143 bin liralık savunma ve güvenlik harcaması yapılmıştı.
İşsizlik de tırmanıyor
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran- temmuz-ağustos aylarını kapsayan ağustos dönemi verilerine göre, mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki döneme göre değişim göstermeyerek yüzde 10.4 olurken, tarımdışı işsizlik ise geçen yıl aynı döneme göre 0.1 puan artarak yüzde 12.4 olarak gerçekleşti.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), TÜİK tarafından açıklanan İşgücü Anketi Ağustos 2015 dönem sonuçlarını değerlendirdi:
* Resmi işsiz sayısı 3 milyon 58 bine ulaştı. Ağustos 2015 dönemi için işsiz sayısı Ağustos 2012 dönemine göre yüzde 44 artmış durumunda. Söz konusu dönemde işsiz sayısı 2 milyon 123 bindi. Türkiye ekonomisi 3 yılda 935 bin yeni işsiz yarattı. Ağustos 2015 dönemindeki işsiz sayısı 2009 krizindeki Ağustos döneminden sonra en yüksek işsizliğin olduğu Ağustos dönemi oldu. Ağustos 2009 için işsiz sayısı 3 milyon 87 bindi.
* Ağustos 2015 döneminde resmi işsizlere, umutsuzlar ve diğerleri dahil edildiğinde işsizlik oranı yüzde 16.8, işsiz sayısı da 5 milyon 488 bin kişi olarak gerçekleşti. Eksik ve yetersiz istihdam edilenler ilave edildiğinde işsizler, gizli işsizler ve çaresizlerin toplam sayısı 6 milyon 496 bin kişi oldu. Bunların geniş işgücü içindeki payı ise yüzde 19.9 olarak gerçekleşti.
Yeniş işsizler kadınlar
* Kadınlar için resmi işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0.4 puan artarak yüzde 13.1 olarak gerçekleşti. Kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 24.7 oldu. Yeni işsizlerin yüzde 89’unu kadınlar oluşturdu.
* Geçtiğimiz yılın Ağustos döneminden bu yana toplam 951 bin kişilik istihdam yaratılırken bunun yüzde 89’u hizmet sektöründeki istihdam artışından kaynaklandı. Buna karşın mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam verilerine göre ise geçtiğimiz aya göre istihdam sanayide 84 bin kişi azaldı.
* Toplam işsizlerin yüzde 33’ü yani 1 milyon 19 bini geçici işlerde çalışıp iş bittiği için işsiz kalanlardır.
* Yükseköğretim mezunları arasında işsiz sayısı bir önceki senenin aynı dönemine göre 31 bin kişi arttı. Yükseköğretim mezunu resmi işsiz sayısı 724 bin kişidir.
* Gençler için (15-24 yaş) geniş tanımlı işsizlik oranı resmi genç işsizlik oranı olan yüzde 18.3 rakamının 8.7 puan üzerinde yüzde 27 seviyesinde gerçekleşti. Genç kadınlar işsizlik sorununu en ağır bir biçimde yaşayan kesimi oluşturdu. Genç kadınlarda işsiz sayısı 57 bin kişi arttı. Genç kadınlar için geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 35 oldu.
Tehlikeli sinyaller
DİSK'e göre işsizlik hem görünen hem görünmeyen boyutlarıyla tehlike sinyalleri vermeye devam ediyor. Bu tehlike gençler, kadınlar, geçici çalışanlar açısından ciddi boyutlarda. Gelecek dönem açısından uzun çalışma süreleri, düşük ücret dayatması, taşeronluk, güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılması temelinde şekillenen istihdam politikaları terk edilmezse güvencesiz-geçici çalışanların, eğitimli işgücünün ve kadınların istihdamda yaşadığı problemlerin ve istihdam alanındaki krizin süreceği görülüyor.
5 kişinin işini 4 kişi
Türkiye haftalık çalışma sürelerinin emsallerine göre çok daha yüksek olduğu bir ülkedir. Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında haftalık çalışma sürelerindeki fark 12 saati buluyor. Buna göre Türkiye’de 5 kişinin yapacağı işi 4 kişi yapıyor. Haftalık çalışma sürelerini azaltılmasını öneren DİSK, toplumsal baskı sonucunda asgari ücrete yapılması gündeme gelen ücret artışının henüz uygulama yokken adeta rövanşının alınmak istendiğini belirtiyor.
Kritik tedbirler
DİSK, AKP hükümetinin önümüzdeki dönem açısından şu stratejik hedefinin son derece kritik olacağına işaret ediyor:
* Kıdem tazminatının fona devri ile gaspı,
* dayıbaşılık sisteminin kurumsallaşması anlamına gelecek olan özel istihdam bürolarının yetkilerini genişletmek için yapılması düşünülen değişiklikler,
* işverenlerin işçi üzerindeki keyfiyeti anlamına gelen esnekliğin yaygınlaştırılması talebi ve kamu emekçilerinin iş güvencesinin ortadan kaldırılması.
DİSK'in önerileri
DİSK, işsizlikle gerçek mücadele için şunları öneriyor:
* Haftalık çalışma süresi gelir kaybı yaşanmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
* Herkese en az 1 ay ücretli izin hakkı tanınmalıdır.
* Herkes için iş güvencesi ayrımsız bir biçimde uygulanmalıdır.
* Sendikal hak ve özgürlükler güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
* Taşeronlaşma ve kayıt dışı istihdam engellenmelidir.
* Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalıdır.
* Kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
* Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.
Türk militarizminin yıldızları
* BMC’yi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ndan (TMSF) değerinin çok altında alan, Akşam ve Star gazeteleri ile SKY ve 24 televizonlarının sahibi, Es Mali Yatırım ve Danışmanlık AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak. Sancak, kendisinin Erdoğan'a aşkını Şems'in Mevlana'ya aşkına benzetiyor. Bu aşk başladığından beri bir ilaç dağıtım firmasından hem bir medya devine hem de başta Kirpi olmak üzere devlete zırhlı araç tedarik eden bir askeri yatırımcıya dönüştü. Sancak, hayvancılıktan turizme kadar geniş bir yelpazede yatırımlarını artırıyor. Sancak, Kirpi, Çok Amaçlı Zırhlı, TTA, Akaryakıt İkmal Tankerleri, Çekiciler ve TOMA satıyor.
* Nurol: Tarihi Hasankeyf'i sullar altından birakacak Ilısu Barajı ve HES projesinin yanı sıra Bingöl'deki Yukarı Karaköy ve Kiğı baraj ve HES'leri yapan Nurol, Emniyet ve orduya TOMA, EJDER TOMA, EJDER 6X6, EJDER II ve AKINCI ZMA satıyor. Ayrıca Nurol, Çankaya Köşkü'ne “Kompozit Zırh” uygulaması, T.C. Başbakanlık zırhlandırma ihtiyaçlarının karşılanması, Genel Kurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın balistik korumalı personel koruyucu yelek ihtiyaçlarının sağlanması, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün balistik koruyucu kalkan ve kalkan takımı ihtiyaçlarının sağlanması, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Sikorsky helikopteri pilot kabini taban zırhlandırılması, Jandarma Genel Komutanlığı’nın, zırhlı personel taşıyıcılarının zırhlandırılması, Jandarma Genel Komutanlığı zırhlı nöbetçi kulübesi/ kabin projesi hizmetlerini de verdi/veriyor.
* Volkan İtfaiye: İtfaiye aracı üretmek amacıyla 1974 yılında İsa Tecim tarafından kurulan Volkan İtfaiye, TOMA üretiminde ortaklık yapıyor.
* AKP eski Milletvekili İsmail Katmerci’nin şirketi Katmerciler Araç Üstü Ekipman Sanayi ve Ticaret AŞ. 1985 yılında kurulan şirket, araç üstü ekipman sektöründe faaliyet gösteriyor. Şirketin ürettiği 30’a yakın araç arasında TOMA’nın yanı sıra itfaiye araçları, kanal açma araçları, kurtarma araçları, su ve yakıt tankerleri de bulunuyor. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde, 31 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde 12 bin metrekare kapalı alanda üretim yapan şirket, 40’ı aşkın ülkeye ihracat yapıyor. Türk ordusu ve Emniyeti'ne TOMA, KANGAL zırhlı personel taşıyıcı. KHAN.D personel taşıyıcı, Koruma Kalkanı ve son zamanlarda ablukaya alınıp mahallelerine girilmeye çalışılan Kürt kentlerinde karşımıza çıkan ve zaman zaman enkazıyla karşılaştığımız Zırhlı Kazıcı ve Yükleyici araçları.
* Otokar: Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, 3/4 tondan 60 tona kadar uzanan; 4x4’ten 8x8’e, paletli zırhlı araçlara kadar farklı tip ve versiyonlarda araçlar ve Otokar tasarımı kule sistemleriyle Türkiye’nin kara sistemleri üreticisi konumunda. Tekerlikli zırhlı araçlardan ARMA, KOBRA, KALE, URAL, KAYA ve ZPT; paletli zırhlılardan TULPAR, TULPAR S ve ALTAY ile çoğu zırhı aracın kulelerini üretip satıyor.
* Dorse üreticisi Öztreyler Demir Çelik AŞ: 1983 yılında kamyon üzerine ağaç kasa üretimi yaparak faaliyete başlayan firma, treyler ve römork deneyimini, küçük bir hisseyle dahil olduğu Ethem Sancak'ın BMC ile birlikte TOMA üretiyor.
16 bin firma iflas ediyor
Uluslararası kuruluşlar Türkiye’yi yüksek enflasyon ve işsizlik konusunda uyarırken Euler Hermes’e göre TL’nin değer kaybıyla 2016’da 16 bin şirket iflas edecek.
IMF, yayımladığı raporda Türkiye’yi enflasyon konusunda uyarırken Bank of America istihdamda problemli bir noktaya gelindiğine dikkat çekti. Alacak sigortası şirketi Euler Hermes’e göre ise iki yıldır düşüş trendine giren şirket iflasları, gelecek yıl yeniden artacak. Geçen yıl 15 bin 822, bu yıl ise 15 bin 100 şirket iflas ederken rakamın 2016’da 16 bine çıkması bekleniyor. Euler Hermes Baş Ekonomisti Ludovic Subran, iflaslarla ilgili riskli olan sektörlerden birincisinin inşaat sektörü; özellikle de altyapı projelerinde iş yapan küçük şirketler olacağını söyledi. Ludovic Subran, "Hükümet geç ödeme yapıyor, ödeme vadeleri ortalamada 80 güne uzadı. Küçük bir şirketseniz 120 günde ödeme alabiliyorsunuz. Tekstil ve tarım gıdada risk profilinde artış yüksek. Bu iki sektör TL’nin değer yitirmesinden çok etkilendi.”
Subran, 2015’in tamamında dolara karşı yüzde 24 değer kaybının beklenmesiyle TL’nin, en sert darbeyi alan para birimlerinden olduğunu aktardı.
FED'in kararına bağlı
Euler Hermes Group Üst Yöneticisi (CEO) Wilfried Verstraete ise "Eğer ABD Merkez Bankası (FED) faiz artışına devam ederse bu Türkiye’nin büyümesini yüzde 0.5 negatife çekecek. Kamu borcunun dış finansmanından dolayı” dedi.
Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye’deki enflasyon ve enflasyon beklentilerinin yüksek seyrettiğine işaret ederek, FED'in beklenen faiz artışının da Türk Lirası ve sermaye akışları için bazı riskler teşkil ettiğini belirtti. Türkiye’nin gelecek yıl yüzde 2.9 büyüyeceğini tahmin eden IMF, işsizlik oranının yüzde 11.6’ya yükseleceğini öngörüyor.
Bank of America (BofA) da Türkiye konusunda yayımladığı raporda, asgari ücrete yüzde 30 zam ve ekonomide verimlilik artışı eksikliğinin firmaları olumsuz etkileyeceği, enflasyonu yükselteceği ve kamu maliyesini bozacağını iddia etti. Raporda, hükümetin özel sektörün sırtına binecek olan yükü paylaşmaması durumunda işçilik maliyetlerindeki ani artışın kayıtlı istihdam üzerinde ciddi baskı yaratacağı görüşüne yer verildi. Rapor, genç işsizlik oranını yüzde 19 olarak verdi.
HABER MERKEZİ