Toplantıda kadınlar adına açıklama yapan Kent Konseyi Kadın Meclisi Üyesi Gurbet Nas, son üç ayda Êlîh'te intihar, cinayet, belki de intihar süsü verilmiş cinayet ve akıl almaz şiddet vakalarıyla karşılaştıklarını belirterek, "Türkiye'nin toplumsal ölçekte temel sorunlarının başında kadına yönelik şiddet, cinayetler, eşitsizlikler, cinsel istismar ve emek sömürüsü gelmektedir. Tecavüz eden, şiddet uygulayan, cinayet işleyen erkeklerin 'indirimler' ile cezalandırılmaktan çok ödüllendirilirken, hukukun dibe vurduğu bu emsaller karşısında da kadına yönelik şiddet son bulmak yerine katlanarak artıyor" diye konuştu.

Êlîh'te son dönemde öldürülen kadınların isimlerini paylaşan Nas, son olarak kadın cinayetlerini sert bir şekilde kınayarak, davaların takipçisi olacaklarını belirtti.

Ne olmuştu?
5 Ekim Cumartesi günü İ.T. adındaki şahıs, evde yalnız kalan 59 yaşındaki Gülşen Oran'ın evine elektrik arızası bahanesiyle eve girmiş, kadının paralarını çalmak istemiş, kısa bir süre boğuştuktan sonra,  yaşlı kadını birçok yerinden tornavidayla öldürmüştü. Olaya kaza süsü vermek için de kadına elektrik vermişti.

DİHA/ÊLÎH




İktidarını şiddetle koruyan devlet

İHD İstanbul Şubesi Kadın Komisyonu üyeleri, 2013 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül aylarında kadına yönelik cinayet, şiddet, taciz ve tecavüzlere ilişkin İstanbul TRT binası önünde hazırladıkları raporu açıkladı.
Açıklamayı okuyan İHD Kadın Komisyonu üyesi Seza Mis Harus, son 3 aylık zaman diliminde 35 kadının öldürüldüğünü, 24 kadının yaralandığını, 20 kadınının tacize uğradığını, 38 kadına tecavüz edildiğini ve 24 kadının ise şiddete maruz kaldığını belirtti. Kadın yaşamını cehenneme çeviren şiddet sarmalının devlet zihniyetinden ve uygulamalarından bağımsız olmadığını ifade eden Harus, "Kişi, devletten aldığı feyizle her geçen gün uğraşıyor. Bir devlet düşünün ki, iktidarını şiddetle koruyor. İnsanca yaşam talep eden herkesin üstüne şiddet yağdırıyor. Karakollarda, cezaevlerinde taciz, tecavüz ve şiddete maruz kalan kadınlara her gün yenisi ekleniyor" dedi.
Harus, devletin kadının bedenine, yaşamına hükmetme hakkını kendinde bulabildiğini söyleyerek, "Kürtajı yasaklıyor, şu kadar çocuk doğurun diyor, kadınları işsizliğe mahkum ediyor. Cezasızlık zırhına bürünen erkekler, kadınlara şiddet uygulamayı günlük yaşamın bir parçası haline getirdi" diye konuştu. Kadının insan hakları savunucuları olarak bu durumu kabul etmediklerini ifade eden Harus, kadına yönelik cinayet, şiddet, taciz ve tecavüz son bulana kadar mücadele edeceklerini söyledi.

DİHA/İSTANBUL