
Adımlar ele alındı
Konuyla ilgili atılması gereken adımların yapılan son toplantıda ele alındığını ve planlandığını vurgulayan Davutoğlu, “Çözüm süreci şu anda etnik ve mezhebi çatışmaların, gerilimlerin olduğu Ortadoğu bölgesindeki tek başarı hikayesidir” değerlendirmesini yaptı.
Başka ülkelerin etnik ve mezhebi temelde ayrışırken, Türkiye’nin kendilerinin öncülüğünde bu meseleyi ebediyen çözmek için büyük bir çaba içinde olduğunu dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti: “Bütün taraflara buradan sesleniyorum; çözüm süreci ile kamu düzeni bir birine alternatif değildir. İlk çözüm süreci toplantısında İçişleri Bakanımıza ve güvenlik birimlerimize de bu talimatı verdim. Kim çözüm sürecini bahane ederek, ya da istismar ederek Türkiye’de kamu düzeni ile ilgili olarak bir şüphe uyandırmaya kalkarsa devlet, güçleriyle onun üzerinde olur. Hiçbir şekilde şehirlerimizde, çevrelerinde çözüm süreci istismar edilerek farklı yapılanmalara gidilmesine izin vermeyiz. Eğer iyi niyet varsa ki olduğuna inanıyoruz, bu şekilde yürümeye kararlıyız. Çözüm süreci herkesin katkılarıyla başarıya ulaşacaktır. Ama istismar ve provoke edenler olursa onlara da kamu düzenini korumak adına gerekli cevaplar verilecektir.”
Geriye dönmenin maliyeti
Hızla akan ve yarısına gelinmiş bir nehirde, geri dönmenin maliyetinin, karşıya ulaşmanın maliyetinden daha fazla olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, “Onun için inşallah, bu meseleyi en kısa sürede çözmek için kararlı şekilde adımlarımızı sürdüreceğiz” dedi.
Başbakan yardımcısı Kurtulmuş: Adımlar atılacak
Türk Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, sonuçta 30 yıllık, hatta 90 yıllık bir meselenin çözümüyle ilgilenildiğini; bununla ilgili temel adımların atıldığını ileri sürerek, “Geri kalan adımlar da kendi programı içerisinde, sürecin kendi hassasiyetleri içerisinde atılacak ve inşallah süreç büyük oranda tamamlanacaktır’’ dedi.
Türk Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türk Dil Kurumu’nca düzenlenen Dil Bayramı etkinliğinin ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, ‘’IŞİD ile ilgili olarak çözüm sürecinin erteleneceği” ile ilgili bir soru üzerine çözüm sürecinin fantazi bir mesele olmadığını söyledi. Çözüm sürecinin laf olsun, siyaset olsun diye ortaya konan bir mesele olmadığını belirten Kurtulmuş, ‘’Çözüm süreci; Türkiye’nin en hayati, en riskli ve en kanatıcı sorunu olan, Türkiye’deki sorunun, terör sorununun, doğu sorununun, Kürt sorununun adına ne derseniz deyin bu sorunun ortadan kaldırılması için, Türkiye’nin 30 yılına mal olmuş, yaklaşık 35 bin insanının ölmesine, 1.2 trilyon dolar iktisadi kaybına neden olmuş Türkiye’nin bu en temel sorunun ortadan kaldırılması için başlatılmış olan bir süreçtir’’ diye konuştu.
Bu süreçte an itibariyle atılması gereken önemli adımların bir kısmın atıldığını ifade eden Kurtulmuş, çözümün ortaya konulması için geriye az bir kısım kaldığını söyledi. Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Daha riskli, daha zor kısımlar kalmıştır. Bunu kabul ederim ama sonuçta Türkiye, bu çözüm iradesinden vazgeçemez; çözüm iradesinden vazgeçmek, siyasi taraf olarak bizim açımızdan, diğer ilgili taraflar bakımından da Allah korusun Türkiye’nin eski dönemlere geri dönmesi demektir. Dolayısıyla hiçbir şart bizim çözüm iradesinden vazgeçmemizi gerektirmez. Şartlar efendim, birtakım yeni ilave zorluklar ortaya çıkarabilir özellikle güney sınırımızdaki gelişmeler ilave zorluklar ortaya çıkarabilir ama zaten çözüm sürecinin bizatihi kendisi zor bir süreçtir.’’
Bu zor sürece kararlılıkla, iyi niyetle, samimiyetle başlandığını ve çok mesafe alındığını belirten Kurtulmuş, ‘’Ümit ediyorum ki en kısa zamanda Türkiye kamuoyunun ‘Evet, bu mesele bitti’ diyebileceği bir noktaya gelecektir. Tabii bütün meselelerin tamamıyla bitirilmesi mümkün değil ama sonuçta 30 yıllık, hatta 90 yıllık bir meselenin çözümüyle ilgileniyorsunuz; bununla ilgili temel adımlar atılmıştır. Geri kalan adımlar da kendi programı içerisinde, sürecin kendi hassasiyetleri içerisinde atılacak ve inşallah süreç büyük oranda tamamlanacaktır’’ diye konuştu.
Bakan Yıldız: Kırgınlık yok
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, DAİŞ’i desteklemediklerini, petrol almadıklarını iddia ederek, Federe Kürdistan ile aralarında bir kırgınlık bulunmadığını söyledi.
Anadolu Ajansı’nın (AA) kurduğu “AA Enerji Masası”nın açılışını gerçekleştiren ve ilk konuğu olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.
Yıldız, DAİŞ’in enerji kaynakları üzerindeki kontrolüne ilişkin sorular üzerine, “Türkiye’ye yönelik olarak özellikle son 1 aydır enerji sektöründe hak edilmeyen 3 başlık oluşturuldu. Bunlar DAİŞ petrolü, İsrail’e jet yakıtı satılması iddiası ve Türkiye’nin atom bombası yapacağıyla ilgili iddiadır. Bu 3 iddia da karşılıksızdır ve külliyen yalandır” dedi. Taner Yıldız, şöyle konuştu: “DAİŞ petrolü Türkiye üzerinden kesin olarak satılmaz, satılamaz. Kaldı ki Kerkük-Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattı‘ndan aldığımız petrolün menşeilerine de bakıyoruz...”
Bakan Taner Yıldız, “Türkiye ile Kuzey Irak yönetimi arasında başlayan işbirliği süreci nasıl gidiyor, Türkiye ile Kuzey Irak arasında bir kırgınlık var mı?” sorusuna da “Herhangi bir kırgınlık söz konusu değil” yanıtını verdi.
Gerek özel gerekse kamu şirketlerinin yaptığı sözleşmelerin, Irak’ın normalleşmesinin önünü açacağını belirten Yıldız, şöyle devam etti: “DAİŞ tehdidiyle tabii ki oradaki siyasi istikrar bozulmuştur. Bu yadsınamaz ve çok açık bir gerçek ancak Türkiye’nin, Kuzey Irak’a da Bağdat’a da olan destekleri devam edecek. Çünkü her iki tarafın da ortak geliştireceği projelerle beraber bu süreci hızlandıracağı ve gelirlerini artıracağı çok aşikar. Bugün Bağdat’tan, kamu bütçesinden yeterli payı alamadığı gerekçesiyle Erbil’in bazı çıkışlarını görüyoruz, kendine ayrılan payı alamadığı da çok açık ve net. O yüzden, bu Beyji Rafinerisi’nin de DAİŞ‘in eline geçmesinden sonra petrol ürünleriyle alakalı Sayın Neçirvan Barzani’nin bizden yapmış olduğu talebi biz karşılamaya hazır olduğumuzu söyledik. Bununla alakalı da sevkiyatlar yapılıyor. Tabii ki Erbil, zor günlerden geçiyor.”
“Türkiye’nin, rehineler nedeniyle DAİŞ’le bazı konularda anlaşmak zorunda kaldığı, DAİŞ’le Kürtlerin çatışmasında, DAİŞ’den yana tavır aldığı, onlara silah desteği sağladığı” yönündeki iddiaların sorulması üzerine de Yıldız, DAİŞ’e silahlı destek vermenin kesinlikle söz konusu olmadığını ileri sürdü.